ABD ile İran arasında ateşkes anlaşmasına varılması küresel kamuoyunda memnuniyetle karşılandı. Avrupa Birliği ülkeleri ve birçok küresel lider, anlaşmaya ilişkin açıklama yaparak, ateşkesin kalıcı hale gelmesi, Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer güvenliğinin sağlanması ve İran'ın nükleer programına ilişkin müzakerelerin hızla ilerletilmesi çağrısı yaptı.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron yaptığı açıklamada, "Birkaç ortağın katkıda bulunduğu diplomatik çabanın sonucu olarak ABD ile İran arasında varılan anlaşmayı memnuniyetle karşılıyorum. Tüm tarafları, bunun hızlı ve tam olarak uygulanması çağrısında bulunuyorum" dedi.
"İRAN'IN NÜKLEER SİLAHA SAHİP OLMAMASI BİRLEŞİK KRALLIK'IN UZUN SÜREDİR DEVAM EDEN KARARLILIĞIDIR"
İngiltere Başbakanı Keir Starmer da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Bugünkü ABD ile İran arasında varılan anlaşmayı içtenlikle memnuniyetle karşılıyorum. Bu, savaşın sona erdirilmesi, bölgesel istikrarın sağlanması ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması açısından son derece önemli bir adımdır. Bu gelişme nedeniyle Başkan Trump'ı ve Pakistan, Katar ve başka yerlerden bu ilerlemeye katkı sağlayan arabulucuları tebrik ediyorum. Uzun süredir gerilimin azaltılması çağrısında bulunuyorduk ve görmek istediğimiz ilerleme bu. Artık dikkat, mutabakat zaptının tam olarak uygulanmasına verilmelidir; Boğaz'ın yeniden açılmasını ve tamamen ile kalıcı biçimde açık kalmasını sağlamak ve nükleer anlaşmanın ayrıntılı unsurlarını sonuçlandırmak için. Başlamak üzere olan teknik görüşmeleri desteklemeye hazırız. Önceliğimiz bunun kalıcı ve sürdürülebilir bir barışa dönüşmesidir ve bunu desteklemek için uluslararası ortaklarla çalışacağız" ifadelerini kullandı.
Starmer, Hürmüz Boğazı'nda ücretsiz seyrüsefer özgürlüğünün yeniden sağlanmasının dünyanın dört bir yanındaki aileler üzerinde aylardır hissedilen ciddi ekonomik etkilerin azaltılmasını sağlayacağını vurguladı. İngiliz Başbakan, "Bunu desteklemek için ortaklarımızla çalışmaya devam edeceğiz. Herhangi bir barışın kalıcı olabilmesi için, özellikle İran'ın nükleer programına ilişkin verilen taahhütlerin sağlam, doğrulanabilir ve tam olarak uygulanması hayati önem taşımaktadır. İran'ın nükleer silaha sahip olmaması Birleşik Krallık'ın değişmez ve uzun süredir devam eden kararlılığıdır" açıklamasını yaptı.
"ÖNCELİK, TÜM TARAFLARCA HIZLI VE TAM UYGULANMASIDIR"
Alman Başbakan Friedrich Merz ise "ABD ile İran arasında varılan anlaşmayı memnuniyetle karşılıyorum ve Başkan Trump ile İran tarafını bu diplomatik ilerleme için tebrik ediyorum. Bu, küresel ekonominin yeniden canlanmasına ve Orta Doğu'nun daha güvenli hale gelmesine giden yolu açabilir. Bunun kararlılıkla uygulanması kritik önem taşımaktadır" diye konuştu.
İngiltere, Fransa, Almanya ve İtalya tarafından yapılan ortak açıklamada da "İran asla nükleer silah edinmemelidir. Bu amaçla ABD, İran ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ile çalışmaya hazırız" vurgusu yapıldı.
Avusturya Başbakanı Christian Stocker, "Tüm tarafları, Hürmüz Boğazı'nın uluslararası hukuka uygun şekilde kalıcı olarak açık tutulması da dahil olmak üzere mutabakatın hızlı ve tam uygulanmasını sağlamaya çağırıyorum. Bu anlaşma, Orta Doğu'da daha istikrarlı ve güvenli bir bölgeye yönelik müzakereler için bir pencere açmaktadır. İran'ın nükleer ve balistik füze programları da dahil olmak üzere tüm tarafların yapıcı şekilde katılım göstermesi gereklidir" açıklamasını yaptı.
AB liderlerinden anlaşma açıklaması
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, "Öncelik, tüm taraflarca hızlı ve tam uygulanmasıdır. Seyrüsefer özgürlüğü ücret olmaksızın yeniden sağlanmalıdır. Bu, bölgesel istikrar ve küresel ekonomi için hayati önemdedir. Orta Doğu'da barış ve güvenlik için daha geniş müzakerelerin önünü açmaktadır" ifadelerini kullandı.
Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Antonio Costa, "Washington ile Tahran arasında az önce duyurulan anlaşmayı memnuniyetle karşılıyorum. Bu maliyetli savaşın sona ermesini ve Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğünün tamamen yeniden sağlanmasını sabırsızlıkla bekliyorum. Bu anlaşmayı mümkün kılan tüm tarafların yorulmak bilmeyen diplomatik çabalarını takdir ediyorum. Silahlar artık susmalı ve mevcut anlaşmazlıklar uluslararası hukuk çerçevesinde barışçıl yollarla çözülmelidir. Avrupa Birliği, Orta Doğu genelinde kalıcı barışa yönelik kapsamlı bir stratejinin ilerletilmesine katkıda bulunmaya hazırdır" değerlendirmesini yaptı.
Japonya, Avustralya ve Yeni Zelanda da anlaşmadan memnun
Japonya Başbakanı Sanae Takaichi, "Hürmüz Boğazı'ndan serbest ve güvenli geçişin fiilen sağlanmasını ve İran nükleer meselesi ile diğer konularda nihai bir anlaşmaya en kısa sürede ulaşılmasını güçlü şekilde umut etmektedir" ifadelerini kullandı.
Avustralya Başbakanı Anthony Albanese, "Avustralya Hükümeti, ABD ile İran arasındaki anlaşmayı memnuniyetle karşılamaktadır. Avustralya uzun süredir, özellikle Lübnan dahil olmak üzere çatışmanın azaltılması ve sona erdirilmesi çağrısında bulunmaktadır. Savaş ne kadar uzun sürerse etkiler o kadar büyük olur. Daha fazla tırmanmayı önlemek ve kalıcı bir anlaşma sağlamak için itidal ve yapıcı diyalog gereklidir" dedi.
Yeni Zelanda Dışişleri Bakanı Winston Peters, "Bu önemli ve yapıcı anlaşma, gerilimleri azaltma ve küresel ekonomik güvenlik açısından kritik bir bölgede istikrarı teşvik etme yönünde bir adımdır. Diyalog ve diplomasi, uzun süredir devam eden sorunların çözümünde en etkili yöntemdir" açıklamasını yaptı.
"Şimdi Orta Doğu'nun yeni bir refah dönemine girme ihtimali var"
ABD Başkan Yardımcısı James David Vance ise Fox News'e yaptığı açıklamada, "Bu savaşın sona ermesini sağlayacak" ifadelerini kullanarak, Trump'ın hedefinin İran'ın nükleer tehdidini kesin olarak ortadan kaldırmak olduğunu söyledi.
Vance, "Şimdi Orta Doğu'nun, Amerikan halkına da fayda sağlayabilecek yeni bir refah dönemine girme ihtimali var. Bu çok, çok büyük bir kazanç. Ve bunların hepsi başkanın ısrarcı olması sayesinde gerçekleşti" dedi.





