AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Kızılcahamam’da gerçekleştirilen 32. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı ile ilgili konuştu.
İstişare ve değerlendirme toplantısının Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kapanış konuşmasıyla sona ereceğini belirten Çelik, "Dün çok yoğun bir gün geçirdik. Bu sefer değişik bir formatta, çeşitli workshoplar halinde güvenlikten, adalete, kalkınmadan sosyal politikalara kadar çok geniş bir alanda kapsamlı bir şekilde bütün konuların çeşitli formatlarda ele alınması söz konusu oldu.
Bu sefer aynı anda paralel birçok salonda bu çalışmalar gerçekleştirilerek, iç politikadan dış politikaya, ekonomiden sosyal politikalara kadar bütün konuların üzerinden geçilmiş oldu. Tabi bu sefer bir de biliyorsunuz cuma günü, henüz kampımız resmen başlamadan bir stratejik çalıştay yapılmıştı. Bu stratejik çalışma vesilesiyle de arkadaşlarımız bir araya gelerek, milletvekillerimiz, MKYK, gençlik ve kadın kollarımız çeşitli konulardaki değerlendirmelerini yaptılar" dedi.
Çelik, bütün bu çalışmaların hepsinin not alındığını ve bu notlar çerçevesinde hangi değerlendirmelerin yapıldığı belirterek, hangi politika önerilerinin getirildiği, hangi konularda güncelleme ihtiyacı olduğu, hangi konularda eleştiriler olduğuna dair bütün notların, bir stratejik tutum belgesi haline getirileceğini aktardı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın onayıyla MYK ve MKYK tarafından hazırlanan belgelerin değerlendirileceğini belirten Çelik," Tabi illerin, illerden arkadaşlarımızın aldığı çeşitli değerlendirmeler, vatandaşlarımızın ifade ettikleri başta olmak üzere çeşitli uluslararası platformlarda arkadaşlarımızın karşılaştığı problemler, karşılaştığı sorular, bütün bunların ele alındığı kapsamlı bir kamp gerçekleştiriyoruz.Sayın Genel Başkanımızın, Cumhurbaşkanımızın dünkü konuşması hemen hemen dünyanın her tarafında çok geniş bir yankı buldu. Terörsüz Türkiye konusunda Türkiye'nin geldiği nokta, uluslararası platformlarda destek gören bir nokta. Demokrasisiyle, sosyal gücüyle, ekonomik gücüyle, siyasal gücüyle Türkiye'nin önümüzdeki döneme perspektif sunması açısından da önemli" değerlendirmesini yaptı.
AK Parti Sözcüsü Çelik, her tarafta çatışmaların yoğun bir şekilde ortaya çıktığı bir dönemde Türkiye'nin kendi yumuşak gücünü, diplomatik yeteneklerini kullanarak, hukuk sistemi içindeki egemenlik araçlarını kullanarak, sosyolojik ve siyasal araçlarını kullanarak terör meselesini sona erdirme konusunda ortaya koyduğu bu perspektifin dünyanın her tarafından geniş bir şekilde ilgiyle karşılandığını gördüklerini kaydetti.
Tabii silah bırakma sürecinin, silahların imhası ve teslim edilmesi sürecinin kesintisiz bir biçimde devam etmesi gerektiğini vurgulayan Çelik, PKK'nın bütün şube ve uzantılarıyla birlikte silahlarını teslim etmesi, bütün illegal yapılanmalarıyla birlikte, ideolojik ve finansal yapılanmalarıyla birlikte terörün tamamen ortadan kalkması, bir terörsüz Türkiye tablosunu çıkmasının bölge için de büyük bir ilham kaynağı olacağını aktardı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın terörsüz Türkiye'nin aynı zamanda terörsüz bölge için de bir model oluşturacağını ifade ettiğini hatırlatan Çelik, Süreçte Irak makamlarının çok büyük bir ilgisi ve desteği olduğunu dile getiren Çelik," Hem merkezi hükümete hem Kuzey Irak'taki yönetime buradan teşekkürlerimizi iletiyoruz. Aynı şekilde Suriye'den, Azerbaycan'dan verilen destekler ilk destekler olarak ortaya çıktı. Sayın Cumhurbaşkanımızın, Genel Başkanımızın dün çizdiği çerçevede bütün bu süreci bundan sonrasında kesintisiz bir biçimde hep beraber sürdüreceğiz. Bugün itibariyle de hem teşkilat perspektifleriyle ilgili toplantılar yapılacak, reform stratejisi ile ilgili toplantılar yapılacak, iletişim ve iletişimin koordinasyonuyla ilgili toplantılar yapılıyor" dedi.
Terörsüz Türkiye meselesinin kampta değerlendirildiğini belirten Çelik," Milletvekillerimizle, MKYK üyelerimizle, bütün kurucularımızla, bütün katılımcılarımızla birlikte öğleden sonra Sayın Genel Başkanımızın, Cumhurbaşkanımızın başkanlığında toplantımızı başlatacağız ve daha sonra kapanış konuşmalarını dinleyerek kampımızı tamamlayacağız.
Sayın Cumhurbaşkanımız, Genel Başkanımız da dünkü bir takım eleştirileri terörsüz Türkiye'ye dönük olarak zikrederken hatırlarsınız şunu söyledi. Bazıları esasında terörün bitmesini çok arzu etmiyorlar. Çünkü terör bittiği zaman işsiz kalacaklarını düşünüyorlar.
Bunun çift taraflı istismarı vardır biliyorsunuz. Birincisi terörün varlığından ve terörün desteklenmesinden nemalananlar vardır. Bir de terör bitsin cümlesini bir başlık olarak kullanıp onun arkasından yürütülen her süreci ve devletin meşru egemenlik alanı içinde ve hukuk sistemi içerisinde yürütülen her süreci bile haksız ve hadsiz bir şekilde ihanet olarak suçlayan, dolayısıyla meseleleri sürekli olarak tıkanma noktasına götürmeye çalışan bir yaklaşım vardır" açıklamasını yaptı.
"Sayın Devlet Bahçeli'nin tarihi çağrısı, Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu devlet iradesi, arkasından Dem Parti'nin yürüttüğü çeşitli partileri ziyaret ederek istişare sürecinin bütün bu sürecin bundan sonrasında da yürütülmesi için aynı çerçeveyi koruyacağını ifade etti" diyen Çelik," Dolayısıyla zaten Sayın Cumhurbaşkanımızın konuşmasındaki çerçeve de terörsüz Türkiye sürecinin yürütülmesiyle ilgili bir çerçeve" ifadelerini kullandı.
Terörsüz Türkiye komisyonuyla ilgili açıklamada bulunan Çelik, "Meclis başkanımızın takdirinde bir konu ama zannediyorum çok haftalara sari olmayan günler içerisinde öyle bir komisyonun kurulduğunu hep beraber göreceğiz. Tabi burada esas olan PKK'nın fesi ve silahların teslimi imha edilmesi süreciyle ilgili olarak komisyonun dayanak oluşturması, meclisin de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin bir göz olarak devreye girmesi şeklinde. Bunu daha önce de ifade ettim. Bu sürecin birçok kısmını dünyadaki pek çok örnekle mukayese ediyorlar. Bu mukayeselere baktığınızda aslında bunlar birbirini direkt karşılamıyor" diye konuştu.
Bu süreçte herhangi bir üçüncü gözün olmadığını bir kez daha ifade eden Çelik, "Yani dünyadaki pek çok süreçte bir başka ülke üçüncü göz olarak devreye girmiştir. Burada herhangi bir üçüncü göz yoktur.
Doğrudan Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ve Milli İstihbarat Teşkilatı'nın kurduğu doğrulama mekanizması çerçevesinde bütün bu süreç takip edilecektir. Tabii bunun da meclis boyutunda yani ihtiyaç duyulan düzenlemelerle ilgili, yapılacak tartışmalarla ilgili olarak meclis de bir göz olarak burada devreye girmiş olacaktır. Sürece Yüce Meclis de önderlik etmiş olacaktır. O şekilde devam edecek. Cumhurbaşkanımızın devlet kurumlarına verdiği talimatlar çerçevesinde herkes şu anda görevinin başında ve olayı takip ediyor" dedi.
Terörsüz Türkiye süreciyle ilgili eleştirilere cevap veren Çelik," Cumhurbaşkanımızın yaptığı tarihi konuşma konusu sonrasında bunların herhangi bir şekilde gündem olmasını istemem bu bahsettiğiniz bir takım üslupların. Buradaki heyete Türkiye'de demokrasi mücadelesi veren bir heyettir. AK Parti heyetidir. İktidar Partisi'nin heyetidir. Onun işte MKYK'sıdır, MYK'sıdır, milletvekilleridir, kadın kollarıdır, genel gençlik kollarıdır. Ya buna karşı konuşurken güruh diye bir ifade kullanan kişinin bu söylediği sözü tabii ki kendisine iade ediyoruz. Yani bu böyle bir saygısızlık olmaz. Zaten bu üslup da şunu gösteriyor ki bütün meseleleri, ele alış biçimleri bu şekilde.Ondan sonra milliyetçilik adına, Türk Milliyetçiliği adına konuştuklarını ifade ediyorlar. Türk Milliyetçiliği'nin kalesi Milliyetçi Hareket Partisi. Türk Milliyetçilerinin lideri Sayın Devlet Bahçeli" değerlendirmesini yaptı.
"Bütün bu süreçte Sayın Devlet Bahçeli'nin tarihi çağrısının açtığı çığırı, açtığı yeni sayfayı hep beraber biliyoruz" diyen Çelik," Onun ötesinde bu şekilde konuşan kişilerin söylediklerinin mesela diyelim ki terörle mücadeleyle bir zaaftan bahsetseler dönüp bakalım ama terörle mücadele konusunda Cumhuriyet tarihinin en yüksek nitelikli, en yüksek donanımlı terörle mücadelesinin verildiği yılları yakın zamanda hep beraber geçirdik. Halen de hem Türk Silahlı Kuvvetleri, hem Kahraman Polisimiz, hem Jandarmamız, Sahil Güvenliğimiz, Korucularımız hepsi birlikte Milli İstihbarat Teşkilatımız en yüksek donanımlarla birlikte vatan savunmasını yapmaya devam ediyorlar.Dünyada sert güç unsurlarınızı kullanarak doğrudan terörle mücadeleyi verirsiniz. Aynı zamanda da terör örgütünün fesh edilmesi ve silahlarını bırakması için başka mekanizmalarda devreye su akarsınız.
Bunun literatürdeki adı yumuşak güç unsurlarıdır. Geçmişte peki bu hiç olmamış mıdır? Yani bizim iktidarlarımız döneminde mi icat edilmiştir? Hayır bu da söz konusu değil. AK Parti iktidarlarından önce de, Milli Güvenlik Kurullarında, hatta çoğu kez de doğrudan asker üyelerin buraya önerisiyle teröristlerin silah bırakması, teslim olmasını teşvik edecek pek çok düzenleme yapılmıştır" dedi.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı