Şehirvan TV’nin sevilen programı Spor Şehri Van’ın bu haftaki konuğu, Kubilay Önay’ın sunumuyla Spor Spikeri Muhammet Emre Tekin oldu. Tekin’in değerlendirmeleri gündem yarattı. Programda Tekin, Vanspor’un son beş haftalık maçlarını, anlattığı Ağrıspor – Bingölspor karşılaşmasını ve Van basınına yönelik eleştirilere verdiği yanıtları paylaştı.
Tekin, 3. Lig’deki durumları değerlendirerek yeni düzenlemelerle birlikte 3.Lig’in adeta Bölgesel Amatör Lig seviyesine çekildiğini savundu. Gelen kısıtlamaların liglerin kalitesini düşürdüğünü, mücadele gücünün azalmasıyla birlikte seyir zevkinin de gerilediğini ifade etti. Özellikle 3. Lig’den yükselen takımların büyük bir mali yükün altına girdiklerini, hedefe oynayan kulüplerin iflas noktasına kadar sürüklenebileceğini dile getirdi. Genç oyuncuların yetişmesinin kısıtlamalarla mümkün olmayacağını belirten Tekin, Süper Lig’de uygulanan yabancı kuralının da bu kapsamda geri adım atıldığını hatırlattı.
Vanspor’a da değinen Tekin, takımın beklentilerin üzerinde bir başlangıç yaptığını vurguladı:
“Vanspor beklediğimizden daha iyi başladı. Yenilmeyeceğini düşündüğümüz tek maçta ise bireysel hatalarla mağlup oldu. Vanspor kestirilebilir bir takım değil. Önümüzdeki üç maç, Vanspor’un kaderini belirleyecek. Alacağı sonuçlar; Play-Off hedefi mi, kümede kalma mücadelesi mi, yoksa ligi iyi bir yerde tamamlama mı olacağını gösterecek.”
Van basınına yönelik eleştirilere de yanıt veren Tekin şunları söyledi:
“Basının tek görevi sürekli Vanspor’u övmek değildir. Böyle bir beklentisi olanlar, basının amacını henüz anlamamış demektir. Basın; doğruyu da yanlışı da halkın gözünün önüne taşımaktır. Gazetelerin tek konusu Vanspor değildir. Basın bir marka, bir takım için değerdir. Bunu kullanmak istemeyenler varsa, bunun suçu basına yüklenemez. Yapılan açıklamalarda haklılık payı olması, basın adına bir ayıptır. Elbette bazı durumlarda basın da yetersiz kalabiliyor, ancak bu takımın iletişimsizliğinden kaynaklanıyor. Sezon başında verilen ‘Ayda bir basınla toplantı yapılacak’ sözleri yerine getirilmedi. Takım kötü giderken yanlı basınlara röportajlar verilirken, takım iyi giderken kimsenin telefonuna ulaşılamadı. Bu süreçte basın küstürüldü ve suç yine basına atıldı.”





