İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, "Saldırı, İşgal ve Savunma Altında Uluslararası Hukuk" başlıklı uluslararası bir konferansta yaptığı konuşmada, son askeri saldırıların İran'a önemli tecrübeler kazandırdığını belirterek, ülkesinin savunma kapasitesinin artık daha güçlü ve caydırıcı olduğunu ilan etti. Arakçi, ABD ve Batılı ülkelere, sorunların tek çözüm yolunun diplomasi ve saygı olduğunu hatırlattı.
"Saldırının Ardından Yeniden Müzakere Talebi Gündemde"
İran'ın başkenti Tahran'da düzenlenen konferansta konuşan Bakan Arakçi, İsrail'in İran'a yönelik son saldırısının diplomasiye bir saldırı niteliğinde olduğunu ifade etti. Arakçi, saldırının sonuçlarının İsrail ve ABD’nin hedeflerine ulaşamadığını gösterdiğini belirterek şunları söyledi:
"Savaş sonrasında da görüldüğü üzere diplomasi dışında bir seçenek yok. Tesisler zarar görebilir, ancak bilgi ve irade bombalamayla ortadan kalkmaz. Şu anda yeniden müzakere talebi gündeme gelmiş durumda. İran her zaman diplomasiye hazır, ancak dayatma amacı taşıyan müzakereleri kabul etmiyoruz."
Diplomasinin temel ilkesinin diyalog olduğunu vurgulayan Arakçi, ABD ve Batılı ülkelerin sürekli kendi taleplerini dayatmaya çalıştığını, ancak diplomasinin ancak kurallarına bağlı kalınarak sürdürülebileceğini dile getirdi.
"Zayıf ve Güçlü Yönlerimizi Tanıdık, Caydırıcı Güç Oluşturuyoruz"
On iki günlük savaşın İran'a önemli tecrübeler kazandırdığını belirten Arakçi, ülkesinin bu süreçten ders çıkardığını ve savunma yapısını güçlendirdiğini kaydetti:
"Bu süreçte zayıf ve güçlü yönlerimizi tanıdık. Artık daha güçlüyüz. Geçmişe göre çok daha hazırlıklı bir savunma yapısına sahibiz ve bu durum başlı başına caydırıcı bir güç oluşturuyor. Aynı başarısız senaryo tekrar edilirse sonuç da değişmeyecektir."
Atom Kurumu Başkanı İslami'den Uluslararası Hukuk İhlali Tepkisi
Konferansta söz alan İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Muhammed İslami ise nükleer tesislere yönelik saldırıya sert tepki gösterdi. İslami, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) gözetimindeki bir tesisin ilk kez hedef alındığını ve bunun uluslararası hukuk kurallarının açık bir ihlali olduğunu savundu.
İslami, şunları kaydetti: "Dünyada geçmiş saldırıların hiçbiri Ajans gözetimindeki tesislere yapılmadı. Ancak İran'da Ajans gözetimindeki bir tesis hedef alındı ve bu tarihte bir ilktir. Buna rağmen ne Ajans ne de BM Güvenlik Konseyi saldırıyı kınamadı."
İslami, Batılı ülkelerin UAEA üzerindeki etkisini eleştirerek, Ajans'ın saldırı sonrası tavrını gözden geçirmesi gerektiğini ve savaş şartlarının yeni bir düzenleme zorunluluğu doğurduğunu sözlerine ekledi.





