Türk Hava Yolları (THY), küresel pazarda sınırları zorlayarak Avustralya ve Güney Amerika gibi dünyanın en uzak uç noktalarına direkt/aktarmasız sefer planlarıyla gövde gösterisi yaparken, iç hatlarda kronikleşen "Van uçuş krizi" adeta bir tezatlar silsilesine dönüştü. Milyonlarca nüfusa ve stratejik öneme sahip Van, fahiş bilet fiyatları ve yetersiz sefer sayıları nedeniyle adeta ulaşım ambargosu yaşıyor.

THY Yönetim Kurulu’nun ultra uzun menzilli uçaklarla okyanusları aşma stratejisi vizyoner bir başarı olarak pazarlanırken, yurt içindeki bir kentin adeta "dünyadan yalıtılması" kamuoyunda büyük tepki topluyor. Avustralya ve Güney Amerika’ya ulaşmayı kolaylaştıran irade, söz konusu Van olduğunda uçak sayılarını kısmaktan ve vatandaşı fahiş fiyatlara mahkûm etmekten geri durmuyor. Van halkı ve bölgeyi ziyaret etmek isteyen turistler, iş insanları ile bürokratlar aylardır şu acı gerçekle yüzleşiyor: Dünyanın öbür ucuna gitmek, Van’a gitmekten daha kolay ve erişilebilir.

EN AZ SEFER, EN PAHALI BİLET DENKLEMİ

Van Ferit Melen Havalimanı, yolcu potansiyeli bakımından bölgenin en aktif merkezlerinden biri olmasına rağmen, arz-talep dengesi bilinçli bir şekilde baltalanıyor. Kentin yaşadığı krizin temel dinamikleri ise şu şekilde özetleniyor: Koltuk Sınırlaması ve Sefer Azlığı: Komşu illere veya benzer nüfus yoğunluğuna sahip kentlere sağlanan uçak ve sefer esnekliği Van’dan esirgeniyor. Sefer sayılarının yetersizliği yüzünden biletler günler, hatta haftalar öncesinden tükeniyor. Tavan Fiyatın Zirvesi: Arz az, talep çok olunca sistem otomatik olarak bilet fiyatlarını üst sınıra taşıyor. Van hattı, kilometrekare ve süre maliyetleri gözetilmeksizin, Türkiye’nin en pahalı iç hat uçuş rotası haline gelmiş durumda. Acil bir hastası, cenazesi ya da resmi işi olan vatandaşlar astronomik rakamlar ödemek zorunda kalıyor ya da günlerce süren otobüs yolculuklarına mahkûm ediliyor.

"MENZİL DIŞI" BIRAKILAN KENT

Turizm potansiyeli, tarihi dokusu ve ticari dinamikleriyle bölgenin lokomotifi olan Van, THY'nin küresel büyüme stratejisinde adeta "menzil dışı" bırakılmış durumda. Kamuoyunda yükselen ortak ses ise net: "Kıtaları birbirine bağlayan milli bayrak taşıyıcımızın, kendi ülkesindeki bir büyükşehri merkezle bağlayamaması kabul edilemez. Avustralya’ya uçmakla övünenler, Van’daki uçak krizini görmezden gelemez." Van halkı, mülki amirler ve sivil toplum kuruluşları, THY Yönetim Kurulu’ndan küresel hamlelerin yanında yerel mağduriyetleri de giderecek adil bir hat ve fiyat politikası bekliyor. Ulaşım hakkının bir lüks değil, anayasal bir hak olduğu gerçeğiyle; Van’ın sefer sayılarının artırılması ve bilet fiyatlarındaki haksız uçurumun kapatılması yönündeki çağrılar gün geçtikçe çığ gibi büyüyor.

Türk Hava Yolları (THY) Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Murat Şeker, şirketin yaklaşık 420 uçaklık sipariş planının sürdüğünü belirterek, 2027 yılından itibaren filoya katılacak ultra uzun menzilli uçaklarla Avustralya ve Güney Amerika’daki bazı noktalara doğrudan uçuşların başlayacağını açıkladı. Brezilya’nın Rio de Janeiro kentinde düzenlenen 82. Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA) Yıllık Genel Kurulu ve Dünya Hava Taşımacılığı Zirvesi’nde değerlendirmelerde bulunan Şeker, THY’nin 2033 büyüme stratejisinde önemli bir değişiklik öngörmediklerini söyledi.

“420’YE YAKIN UÇAK SİPARİŞİ VERDİK”

THY’nin Airbus ve Boeing’e verdiği siparişlerle toplamda yaklaşık 420 uçaklık bir filo büyütme planı oluşturduğunu belirten Şeker, 100 adet Boeing siparişine ilişkin müzakerelerin de sürdüğünü ifade etti. İstanbul Havalimanı’nın küresel ölçekte önemli bir aktarma merkezi olduğuna dikkat çeken Şeker, Türkiye’nin turizm potansiyelinin de büyüme hedeflerini desteklediğini kaydetti.

KATMA DEĞERİ YÜKSEK ALANLARA YATIRIM

Şeker, yalnızca yolcu taşımacılığıyla büyümenin giderek zorlaştığını belirterek, Turkish Holidays, TKPAY, ödeme sistemleri ve kargo dağıtım şirketi Widect gibi yüksek katma değerli alanlara yatırımlarını artıracaklarını söyledi.

YENİ YOLCU KAZANIMI SAĞLANDI

Körfez bölgesindeki gelişmeler nedeniyle bazı hava yolu şirketlerinin operasyonlarını azaltmak zorunda kaldığı dönemde THY’nin önemli bir fırsat yakaladığını belirten Şeker, Güney Asya, Uzak Doğu ve Amerika’dan yeni yolcu gruplarına ulaştıklarını ifade etti. “İlk defa Türk Hava Yolları ile uçmuş 20-30 hatta önemli bir yolcu kitlesi edindiğimizi düşünüyoruz” diyen Şeker, bu kazanımın kalıcı hale gelmesinin hizmet kalitesine bağlı olduğunu vurguladı.

Vanlı Eşini Öldürdüğünü İtiraf Etti: Hakkari’de Kan Donduran Cinayetin Detayları
Vanlı Eşini Öldürdüğünü İtiraf Etti: Hakkari’de Kan Donduran Cinayetin Detayları
İçeriği Görüntüle

DİREKT UÇUŞ DÖNEMİ BAŞLIYOR

2027 yılından itibaren filoya katılacak özel konfigürasyonlu Airbus A350-1000 uçaklarıyla 17 saate kadar kesintisiz uçuş yapılabileceğini belirten Şeker, Sydney, Melbourne, Buenos Aires, Santiago ve Lima gibi noktalara daha rahat erişim sağlanacağını söyledi.

“2027 İÇİN BEKLENTİLERİMİZ GÜÇLÜ”

2026 yılında yakıt maliyetlerinden kaynaklanan baskının devam edeceğini ifade eden Şeker, bu yıl planlanan yüzde 7-8’lik kapasite artışının yüzde 1-2 seviyesinde kalabileceğini belirtti. Buna rağmen THY’nin güçlü uçuş ağı sayesinde süreci başarılı şekilde yönettiğini kaydeden Şeker, “İnşallah bu seneyi az zararla, makul bir büyümeyle tamamlayıp kaldığımız yerden Türk Hava Yolları büyümesine devam edeceğiz” dedi.

Kaynak: İHA