Bölge

Muş Varto’da Jeotermal Gerginliği: Köylüler Sondaj Projesine Karşı Ayakta

Varto ilçesine bağlı Badan köyü sakinleri, tarım arazileri ve yerleşim alanlarının yakınına yapılması planlanan 10 adet jeotermal arama sondajı projesine karşı hukuk mücadelesi başlattı.

Abone Ol

Muş'un Varto ilçesinde "Güzelkent Sahası" olarak adlandırılan bölgede yapılması planlanan jeotermal kaynak arama sondajı projesi, çevresel etkileri ve yerleşim yerlerine yakınlığı gerekçesiyle bölge halkının tepkisini çekiyor. Yaklaşık iki yıldır hazırlık süreci yürütülen proje kapsamında ilk sondajın Çallıdere köyünde vurulması planlanıyor.

4 Bin Hektarlık Alanda 10 Sondaj Noktası

Edinilen bilgiye göre, IGNIS H2 Enerji Üretim A.Ş. tarafından Varto ilçesi sınırları içerisindeki AR: 2023/02 numaralı 4 bin 38 hektarlık ruhsat alanında jeotermal kaynak arama faaliyeti yürütülecek. Temmuz 2025 tarihli Proje Tanıtım Dosyası'nda (PTD) yer alan bilgilere göre, 8 hektarlık ÇED sahası içerisinde 10 ayrı poligonda sondaj çalışması yapılması öngörülüyor. Toplam 20 ay sürmesi planlanan çalışmaların, 24 saat esaslı çift vardiya şeklinde yürütüleceği öğrenildi.

Yerleşim Yerlerine ve Su Kaynaklarına Yakınlık Dikkat Çekiyor

Proje dosyasındaki teknik detaylar, sondaj noktalarının yerleşim birimlerine olan mesafesini de ortaya koydu. Raporda yer alan bilgilere göre:
* Mesafe ve Gürültü: 7 numaralı sondaj poligonunun, Küçüktepe köyüne bağlı bir ikamete yaklaşık 160 metre mesafede bulunduğu ve çalışma sırasında oluşacak ses seviyesinin 55,5 dBA olarak öngörüldüğü kaydedildi.
* Su Kaynakları: 8 numaralı poligonun Mengeneç Çayı’na 103 metre uzaklıkta olduğu, bölgenin 1. derece deprem bölgesinde yer alması nedeniyle sızdırmazlık sistemlerinin korunmasının kritik önem taşıdığı vurgulandı.
* Arazi Yapısı: Sondaj yapılacak alanların bir kısmının orman, çayır ve mera vasfında olduğu, 1, 2, 3 ve 9 numaralı poligonların doğrudan orman arazisi içerisinde kaldığı bildirildi.

Teknedüzü Sakinlerinden "Miras" Vurgusu

Proje sahası içerisinde yer alan Teknedüzü (Badan) köyü sakinleri, iki yıldır devam eden sürece tepki göstererek tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin zarar göreceğini savundu. Köy sakinleri adına yapılan açıklamada, "Atalarımızdan miras kalan bu toprakların ve su kaynaklarımızın korunmasını istiyoruz. Sondaj çalışmalarının yaşam alanlarımıza bu kadar yakın olması bizleri tedirgin ediyor," ifadelerine yer verildi.

Atık Yönetimi ve Rehabilitasyon Taahhüdü

Öte yandan ilgili firmanın proje dosyasında; atık yönetimi, gürültü kontrolü ve çalışma sonrası alanın rehabilitasyonu konusunda taahhütlerin yer aldığı görüldü. Proje kapsamında her poligonda 750 metrekarelik çamur havuzlarının inşa edileceği ve bitkisel toprağın sıyrılarak koruma altına alınacağı belirtildi.
Bölgedeki ÇED süreci ve projeye ilişkin gelişmeler yakından takip ediliyor.

KÖYLÜLER: "ATALARIMIZIN MİRASINI KİRLETMEYİN"

Projeye karşı bir araya gelen Badan köyü sakinleri, sürecin başından itibaren itirazlarını dile getirdiklerini vurguladı. Yapılan ortak açıklamada, "Bu topraklar bize atalarımızdan miras. Sondaj çalışmaları yaşam alanlarımızı, suyumuzu ve doğamızı yok edecek. Proje iptal edilene kadar mücadelemizi sürdüreceğiz," ifadeleri kullanıldı. Şirketin atık yönetimi ve rehabilitasyon taahhütlerine rağmen, bölge halkı ve çevre aktivistleri, 1. derece deprem kuşağındaki bir bölgede bu ölçekte bir çalışmanın geri dönülemez hasarlar bırakacağı konusunda hemfikir. Gözler şimdi projeyle ilgili ÇED sürecinden çıkacak karara çevrildi.