Diyarbakır’ın Bağlar ilçesine bağlı Tavşantepe Mahallesi’nde geçen yıl kaybolduktan 19 gün sonra dere yatağında çuval içinde cansız bedeni bulunan 13 yaşındaki Narin Güran cinayetine ilişkin davada dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Amcası Salim Güran’ın avukatı Onur Akdağ tarafından yurt dışındaki adli bilişim uzmanlarına gönderilen Daran-2 Üs Bölgesi'ne ait güvenlik kamerası görüntüleri, yüksek çözünürlükte iyileştirildi. Hindistan merkezli Brilliant Forensic Investigation (BFI) firması tarafından 8K formatında geliştirilen görüntüler, Almanya’dan Prof. Dirk Labudde’nin katkılarıyla teknik açıdan detaylı şekilde analiz edildi.
Avukat Akdağ tarafından temyiz dilekçesine eklenerek Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi aracılığıyla Yargıtay’a sunulan görüntülerde, Narin Güran’ın olay günü patikada yürüdüğü ve Nevzat Bahtiyar’ın ahırının yakınında karşılaştıkları öne sürüldü. Görüntülerde iki gölgenin yaklaştığı, ardından küçük gölgenin aniden kaybolduğu ve büyük gölgenin ahır yönüne ilerlediği tespit edildi. Bu durumun Narin'in burada kaçırıldığına işaret ettiği değerlendirildi.
Görüntüler, davada şimdiye kadar yeterince incelenmediği iddia edilen kamera kayıtları, baz istasyonu verileri ve DNA delillerine yeni bir boyut kazandırdı. Mahkeme Başkanı’nın da daha önce karara muhalefet şerhi koyarak görüntülerin detaylı analizinin yapılması gerektiğini belirtmesi, yeni raporun önemini artırdı.
Narin’in cesedinin bulunduğu konuma dair Nevzat Bahtiyar’ın verdiği çelişkili ifadelerin de bu görüntülerle örtüşmediği ileri sürüldü. BFI raporunda ayrıca, olay saatlerinde yalnızca köyden çıkan koyu renkli bir aracın tespit edildiği, kamera zamanlarının da senkronize olmadığı ve okul kamerasının gerçek saatten 4 dakika, üs kamerasının ise 6 dakika 45 saniye ileri olduğu belirtildi.
Akdağ, soruşturma sürecinin eksik yürütüldüğünü belirterek, “Nevzat Bahtiyar’ın ifadesinde çelişkiler var. Görüntülerde Narin’in yolu kesiliyor, ahıra doğru götürülüyor ve bir müdahale ile ortadan kayboluyor. Ancak soruşturma bu yönde etkin yürütülmedi. PSA gibi önemli bir bulgu araştırılmadı. Müvekkilim Salim Güran’ın cinayet sırasında telefonunun aktif olduğu, internette gezindiği ve adım sayısının 45 olduğu teknik verilerle sabitken; asıl şüpheli Nevzat Bahtiyar’ın telefonunun tamamen pasif olması dikkate alınmadı” dedi.
Avukat Akdağ, yargı sürecinde Güran ailesinin erken şekilde “katil” ilan edildiğini, medya ve yargı baskısıyla suçun yönünün saptırıldığını da vurguladı. “Narin’in mahrem bölgesinde PSA tespit edilmesine rağmen bu iz incelenmedi. Cinayetin asıl faili halen net olarak ortaya konmuş değil” ifadelerini kullanan Akdağ, Yargıtay’dan adil bir yargılama ve görüntülerin duruşmalı olarak değerlendirilmesini talep etti.




