MHP ve Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun yürüttüğü çalışmalarda sona gelindi. Feti Yıldız, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararları ışığında "Umut Hakkı"nın içerik olarak raporda yer alacağını duyururken; hukukçular, yasal değişikliğin hayata geçmesi durumunda en erken tahliye tarihi için 2035 yılını işaret etti.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, kamuoyunda uzun süredir tartışılan "umut hakkı" düzenlemesine dair yol haritasını paylaştı. Yıldız, düzenlemenin isim olarak geçmese bile içerik ve hukuki zorunluluk olarak mutlaka masada olacağını belirtti.

ÜÇ TEMEL KANUNDA REFORM HAZIRLIĞI

"Umut Hakkı"nın Türk hukuk sistemine entegre edilebilmesi için mevcut engellerin kaldırılması gerekiyor. Bu kapsamda; Türk Ceza Kanunu (TCK), Ceza İnfaz Kanunu, Terörle Mücadele Kanunu (TMK) üzerinde köklü değişiklikler planlanıyor. Özellikle ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alanlar için uygulanan "koşullu salıverilme yasağı"nın esnetilmesi gündemde.

EN ERKEN TARİH: 15 ŞUBAT 2035

Hukukçuların yaptığı teknik analizlere göre, Abdullah Öcalan'ın 15 Şubat 1999 tarihindeki tutukluluğu baz alındığında; olası bir düzenleme çıksa dahi 36 yıllık infaz süresinin dolması bekleniyor. Bu hesaplamaya göre, şartlı salıverilme değerlendirmesinin yapılabileceği en erken tarih 15 Şubat 2035 olarak öngörülüyor.

SİYASİ KANAT NE DİYOR?

MHP (Feti Yıldız): "Umut hakkı içerik olarak mutlaka olacak. Süreci AİHM kararları çerçevesinde hukuki bir zemine oturtuyoruz." CHP (Murat Emir): "Düzenleme kişiye özel olmayacak. Belirli bir grup veya şahsın adı geçmeden, genel bir hukuk normu olarak ele alınmalı."

UMUT HAKKI NEDİR?

Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan mahkûmların, cezaevinde geçirdikleri süre ve sergiledikleri iyi haller göz önünde bulundurularak, belirli bir aşamadan sonra serbest kalma ihtimallerinin hukuken değerlendirilmesi anlamına geliyor.

Kaynak: İHA