Play-Off Treni Kaçtı

MUHAMMET EMRE TEKİN YAZDI

Abone Ol

Ankara deplasmanına çıkan Vanspor için Keçiörengücü maçı aslında sıradan bir lig karşılaşması değildi. Bu maç, sezon boyunca kurulan play-off hayalinin rayda kalıp kalmayacağını belirleyecek kritik bir virajdı. Ancak Ankara’da ortaya çıkan tablo, Vanspor için adeta “play-off treni kaçtı” dedirten bir görüntü oldu.

Maçın henüz 8. dakikasında gelen gol, Vanspor’un tüm planlarını erken bozdu. Roshi’nin sağ kanattan getirdiği top sonrası kaleciden dönen topu Hüseyin’in tamamlaması, Keçiörengücü’nü 1-0 öne geçirirken Vanspor savunmasının o pozisyondaki dağınıklığı da dikkat çekti. Daha maçın başında gelen bu gol, Vanspor’u oyunun kontrolünü almak zorunda bıraktı.

Aslında Vanspor’un maçın özellikle ilk yarısında en büyük sorunu savunma yerleşiminde yaşandı. Vanspor özellikle ilk yarı bloklar arasında çok boşluk verdi. Keçiörengücü’nün geliştirdiği birçok atak da bu boşluklardan doğdu. Defans dörtlüsü blok arasına atılan toplara yeterince baskı yapmazken orta saha üçlüsü de geriye gelerek bu alanları kapatmakta gecikti. Bu durum Keçiörengücü’nün rahat şekilde hücum yönü bulmasına ve kanatlara top taşımasına imkan sağladı.

Golden sonra Vanspor topa sahip olmaya çalıştı. Bekircan, Oğulcan ve Hostikka ile kısa paslarla ceza sahasına girmeye çalışan Van temsilcisi, rakip savunmayı aşmakta zorlandı. Keçiörengücü özellikle kanat ortalarında ve ceza sahası önünde oldukça disiplinliydi. Vanspor’un atakları çoğu zaman savunma duvarına çarptı.

İlk yarının son bölümünde Vanspor’un baskısı artsa da üretkenlik konusunda aynı şeyleri söylemek mümkün değildi. Rakip sahada daha fazla görünen Vanspor, buna rağmen net gol pozisyonları üretmekte zorlandı. İşte tam da bu noktada birçok taraftarın aklında aynı soru vardı: Acaba Vanspor bu maçı çeviremezse play-off treni kaçacak mı?

İkinci yarıya Vanspor daha istekli başladı. Kanatlara atılan uzun toplarla rakip savunmayı zorlamaya çalışan ekip, özellikle 60. dakikadan sonra yapılan değişikliklerle oyunun temposunu artırmak istedi. Cedric, Oulare ve Erdem Seçgin’in oyuna girmesiyle orta sahada hareketlilik oluştu.

Ancak tam Vanspor’un oyuna ortak olmaya çalıştığı dakikalarda gelen ikinci gol, maçın kaderini belirledi. 75. dakikada Ezhe’nin sol kanattan getirdiği topu Roshi’nin tamamlamasıyla skor 2-0’a geldi. Bu gol sadece skoru değil, Vanspor’un moralini de kırdı.

Vanspor henüz bu golün etkisini atlatamadan 79. dakikada gelen penaltı ise karşılaşmanın tamamen kopmasına neden oldu. Fernandes’in penaltıdan attığı golle fark üçe çıkarken, Vanspor için Ankara’da umutlar da yavaş yavaş tükenmeye başladı.

Maçın son bölümünde Vanspor tüm hatlarıyla rakip sahaya yüklendi. Ancak bu baskı daha çok bir çaba görüntüsünden öteye geçemedi. Net fırsatlar üretilemeyince sonuç değişmedi ve Vanspor Ankara’dan 3-0’lık ağır bir mağlubiyetle ayrıldı.

Bu maç bize birkaç gerçeği bir kez daha gösterdi. Vanspor topa sahip olabiliyor, mücadele edebiliyor ama özellikle savunma organizasyonunda ve son vuruşlarda ciddi eksikler yaşıyor. Play-off hedefi olan bir takımın bu kadar kolay pozisyon vermemesi ve yakaladığı fırsatları daha iyi değerlendirmesi gerekiyor.

Ankara deplasmanı sadece bir mağlubiyet değil, aynı zamanda sezonun kırılma anlarından biri oldu. Çünkü bu sonuçtan sonra birçok taraftarın dilinde aynı cümle dolaşıyor: Play-off treni kaçtı mı?

Belki matematiksel olarak hâlâ bir ihtimal vardır. Ama sahada görülen tablo, Vanspor’un bu treni yakalamak için artık çok daha fazlasını yapması gerektiğini açıkça gösteriyor. Çünkü futbol bazen sadece puan kaybettirmez, hayalleri de geciktirir. Ve Ankara’da oynanan bu maç, Vanspor için birçok kişi açısından “play-off treninin kaçtığı” günlerden biri olarak hafızalarda kaldı.