Gelecek Partisi Van İl Kongresine katılmak üzere Van'a gelen eski başbakanlardan Sayın Ahmet Davutoğlu'nun bir günlük Van programını sonuna kadar izledim.Hem kongre sürecinde hemde basın mensupları ile bir araya gelen toplantıda çarpıcı açıklamalar ile dikkatleri üzerine çekti eski başbakan.
Davutoğlu, Kayyuma bir kez daha karşı çıktı.
İkdidara geldiklerinde ana dilde eğitime yer vereceklerini söyledi,eski partisine verdi veriştirdi.Büyük baskılar altında siyaset yaptıklarını hainlikle suçlandıklarını ve en önemlisi demokrasi açısından ülkenin çok gerilere gittiğini söyledi.Beyaz toroslar söylemine açıklık getirdi.
Asıl çıkışı ise, Suriye ve Irak bölgesinde yaşayan Kürtler ile ilgiliydi.Kobani,Rojava ,Afrin ve Irak'ta ki kürtleri kucaklayacağız dedi.Türkiye'deki Kürtler nasılsa Rojava'da,Kobani'de,Şengal,Afrin'de ki kürtlerde bizim için aynıdır dedi.Çatışmayacağız,ortak bir noktada buluşacağız ifadeleri çok dikkat çekiciydi.
Rojava,Kobani,Afrin'de varlıklarını sürdüren PYD ve YPG'nin PKK ile "aynı şey" olduğunu savunarak Afrin'in bu güç tarafından kontrol edilmesini "ulusal güvenliğe tehdit" olarak gördüğünü ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın akıllarda kalan sözleri ortadayken
Davutoğlu'nun kucaklama söylemi çok ilginçti. Afrin,Rojava,Kobani Cumhurbaşkanın Terör yuvası olarak adlandırdığı, Türk ordusunun ''Fırat Kalkanı Harekatı', ''Zeytin Dalı'' adı altında operasyonlar yaptığı bölge.
Sayın Davutoğlu'nun kucaklayacağız,ortak faydalarda buluşacağız dediği bölge işte o bölge.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'nın, Fırat Harekatı bittiği zaman yeni bir hareket sinyali verirken, ''Fırat Kılıcı''adını verdiği yeni bir operasyondan söz ettiği Şengal,Haseki ve Afrin bölgeleri.Sayın Davutoğlu, bu bölgeler içinde buradaki Kürtleri kucaklayacağız dedi.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti o bölgeleri Terör yuvası,PYD,YPG'yi terör örgütü olarak görüyor ve PKK'nın bir kolu olduğunu söylüyor.İşte bu noktada hükümetin ulusal birliğe bütünlüğe tehdit olarak gördüğü bölgeleri kucaklayacağız diyordu sayın eski başbakan.
Devlet o bölgeleri PKK'nın yuvası olarak değerlendirirken Sayın Davutoğlu'nun Rojava,Serakani,Afrin,Şengal bölgesinde bulunan Kürtleri de kucaklayacağız söylemi beraberinde birçok soru işaretinide getirdi.İlginç olan sözlerini belkide ilk defa duyduk.
Başbakanlığı döneminde, Davutoğlu, "Suriye muhalefetiyle anlaşılırsa Rojava'da bir Kürt bölgesinin oluşturulmasına destek verebiliriz." ifadelerini kullanmıştı.Davutoğlu, o dönemde Kürt bölgesinin kurulmasına yeşil ışık yaktı eleştirilerine maruz kalmıştı.
O dönemde Sayın Davutoğlu'nun Kürt bölgesinde olası oluşumlara,kurulacak özerk yönetimlere sıcak baktığı söylemleri kulislerde dolaşırken Sayın Bahçeli, Davutoğlu istifa ettikten birkaç gün sonra "stratejik derinlikte az kalsın Türkiye'yi boğmak üzere iken görevden el çektirilen şahıs'' ifadelerini kullanmıştı.
HDP'li Sırrı Süreyya Önder'in meclis kürsünden söylediği "Sırtımızı PYD'ye YPG'ye dayıyoruz lafına çok hassasiyet gösterdiniz. Bunu söylerken tek değildik. Sayın Ahmet Davutoğlu da bunu söyledi çıkışı hafızalarda kalan başka bir söylemdi.
Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu Diyarbakır’da yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, 'Şu anda düştü, düşüyor' dediği Kobanê için, ''Kobani’ye buradan selam ediyorum. Kobani’deki her kardeşlimin alnından öpüyorum. Kobani bize tarihin emanetidir'' demişti.
PYD’nin (PKK’nın Suriye kolu) lideri Salih Müslüm’ün Türkiye’ye getirilerek devlet olanakları ile ağırlanmıştı.İŞİD, Ayn el Arab’a (Kobani) saldırırken Türkiye PYD’ye yardım için harekete geçti. Davutoğlu döneminde yaşanan bu olayda Barzani peşmergeleri silahları ile birlikte Türkiye üzerinden Suriye’ye geçti.
Gerek Dışişleri Bakanlığı döneminde gerek ise başbakanlığı döneminde Suriye'de Kürtlere karşı farklı bir bakış açısı çizen Davutoğlu'nun Van söylemleri çok ilginçti.
Suriye'deki Kürtleri kucaklayacağız, ortak bir paydada buluşacağız derken neyi kastetti?
Kucaklama nasıl olacak, ortak payda ne olacak ?
Hadi gelin kucaklaşalım derken nelerden taviz verilecek ve özerk bir yönetimle yönetilen ve Milli Güvenliğin ''ulusal tehdit'' olarak nitelendirdiği bölge ile nasıl bir diyalog kurulacak?
Nasıl bir model, nasıl bir birliktelik ruhu olacak ?
Suriye rejimine baş kaldıran büyük bedeller ödeyen Kürt bölgeleri taviz verir mi ? Taviz verin derse neyi verirler ?
Sayın Davutoğlu'nun Van'da yaptığı çarpıcı açıklamaları başbakanlığı döneminde yeşil ışık yaktığı özerk yönetim modeline göz kırpma olarak değerlendirebilir miyiz ? Ya da bölge halkından oy koparmak için geliştirilen yeni staratejik bir hamle.