Van'ın Muradiye yükseklerinde, isimsiz bir mezar yatıyor. 2023 yazında aniden hastalanıp hayatını kaybeden küçük bir Koçer kızına ait bu mezar hem göçer bir yaşamın zorluklarını hem de kimliği meçhul bir Anadolu insanının merhametini anlatıyor. Üzerinde sadece "Koçer Kızı" yazan o mermer taş, bir sosyoloğun dediği gibi: "Toprak onlara mezar olur ama yurt olmaz."
Van’ın sarp dağları ve geniş yaylaları, asırlardır süregelen Koçer (göçer) yaşam tarzına ev sahipliği yapıyor. Ancak bu doğal güzelliklerin ardında, yoksulluk, kimlik mücadelesi ve dramatik insan hikayeleri saklı. 2023 yılının sıcak bir yaz gününde Batman’dan Van'a gelen bir Koçer ailesinin yaşadığı trajik olay, bu zorlu yaşamın en acı örneği oldu.
Çadır Toplandı, Dua Okundu ve Yola Devam Edildi
Muradiye'nin yüksek yaylalarında çadırlarını kuran ailenin küçük kızı, aniden ağır bir hastalığa yakalandı. Dağ başının ulaşım zorlukları ve imkansızlıklar nedeniyle hastaneye yetişemeden küçük Koçer kızı, ailesinin kollarında hayatını kaybetti.
Ailenin yapabildiği tek şey, kızlarını aceleyle kazdıkları küçük bir toprağa emanet etmek oldu. Adını bile yazamadıkları mezarın başına birkaç taş dizip dualarını okudular; ardından çadırlarını toplayıp, acılarıyla birlikte yollarına devam ettiler. Bir Koçer kızı için, yurdunun gökyüzü olduğu o coğrafyada, toprak yalnızca bir mezar olmuştu.
Kimliği Meçhul Hayırseverden İki Kelimelik Anıt
Olaydan iki yıl sonra, bölgeden geçen bir köylü, rüzgarın savurduğu bir bez parçasının yanındaki o küçük tümseğe rastladı. Çobanlardan hikayeyi öğrenince, sessiz bir vicdan hareketi başladı.
Adının bilinmesini istemeyen o köylü, birkaç hafta sonra Muradiye’ye geri döndü. Yanında getirdiği küçük bir mermer taş ve mezarı çevreleyen demir bir beşik ile isimsiz mezara bir anıt dikti. Mermer taşın üzerine yazılan yalnızca iki kelime, o küçük kızın ve ait olduğu kültürün tüm kaderini özetliyordu: “Koçer Kızı.”
Sosyolog Beşikçi'nin Sözleri Yeniden Gündemde
Yıllarını Koçerlerin yaşam mücadelesine adayan Sosyolog Dr. İsmail Beşikçi'nin, "Toprak onlara mezar olur ama yurt olmaz. Çünkü onların yurdu gökyüzüdür" sözleri, Muradiye'deki bu acı olayla yeniden derin bir anlam kazandı.
Bugün hâlâ Van, Siirt, Tatvan ve Bingöl yaylalarında yüzlerce Koçer ailesi yaşamını sürdürüyor. Ancak sağlık, eğitim ve barınma gibi temel hizmetlere erişimde yaşadıkları büyük sorunlar, onların yaşam mücadelesini daha da ağırlaştırıyor.
Muradiye dağlarındaki o iki kelimelik mezar, bir yandan kayıp bir çocuğun hüznünü taşırken, diğer yandan da modernleşen Türkiye'de hâlâ çözülmesi gereken sosyo-ekonomik ve insani sorunların sessiz bir sembolü olarak duruyor.