Van'da ise durum daha vahim: Son iki yılda 23 kadın erkek şiddeti sonucu öldürüldü, 2025'in Ağustos son haftasında bile 5 kadın şüpheli ölümlerle gündeme geldi. Bu ölümlerin birçoğu "intihar" veya "kaza" olarak kayıtlara geçse de, aileler, kadın dernekleri ve milletvekilleri "korunan failler" ve cezasızlık politikalarını işaret ederek isyan ediyor.

ROJİN KABAİŞ: AYDINLATILMAYAN BİR SORUŞTURMA
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi 21 yaşındaki Rojin Kabaiş, 27 Eylül 2024'te kayboldu. 18 gün süren arama çalışmalarının ardından Van Gölü kıyısında cansız bedeni bulundu. Ailesi ve kadın örgütleri, ölümü "şüpheli" olarak nitelendirerek soruşturmanın yetersizliğinden şikayetçi. İstanbul Adli Tıp Kurumu'nun ilk raporunda "şüpheli bulgu yok" denilse de, Ekim 2025'te yayınlanan ikinci raporda bedeninde iki farklı erkek DNA'sı tespit edildi – örnekler göğüs ve vajinal bölgelerden alınmıştı. DEM Parti Van Milletvekili Gülderen Varlı, TBMM'de Adalet Bakanı Yılmaz Tunç'a sunduğu önergede, "Van'da son 9 ayda şüpheli şekilde ölen kadın sayısı kaç? Rojin Kabaiş dosyasında tutuklu var mı?" diye sordu. Öneri, AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildi.

Van Star Kadın Derneği Başkanı Avukat Zeynep Demir, "Rojin'in KYK yurdunda kaybolması tesadüf değil. Etkili soruşturma yürütülmedi, deliller kayboldu veya kaybettirildi" diyor. Aile, 10 aylık mücadeleyle ikinci raporu alabildi ama adalet hâlâ uzak.
FATMA ÇAKIRBEYLİ VE NİSAN UĞUR: EV İÇİ CİNAYETLER
Şüpheli ölümlerin yanı sıra açık cinayetler de Van'ı yasa boğdu. Aralık 2024'te Çaldıran ilçesinde 25 yaşındaki Fatma Çakırbeyli, eşi tarafından saatlerce işkence edilerek boğazı kesildi. İki çocuk annesi Çakırbeyli, daha önce de şiddete maruz kalmıştı. Eş gözaltına alındı, ancak kadın örgütleri "koruma tedbirlerinin yetersizliğinden" şikayetçi.
Nisan 2024'te ise 25 yaşındaki üç çocuk annesi Nisan Uğur, evinde eşinin silahıyla vurularak öldürüldü. Boşanma talebi, cinayetin tetikleyicisiydi. Platform verilerine göre, kadınların yüzde 57'si evlerinde, yüzde 71'i aile bireyleri tarafından katlediliyor.

SEMA ORUÇ, KADER KIYAK VE ŞİLAN TEKİN: ARD ARDA GELEN KAYIPLAR
2025'te ölümler hız kesmedi. Ekim 2025'te İpekyolu ilçesinde 21 yaşındaki Sema Oruç evinde şüpheli şekilde ölü bulundu. Ailesi "intihar" raporuna inanmıyor; soruşturma hâlâ belirsiz. Aynı ay Edremit'te Kader Kıyak, benzer şekilde hayatını kaybetti. Eylül 2025'te ise Van Gölü'nde Şilan Tekin'in cansız bedeni bulundu – Rojin Kabaiş'in ölümünden iki hafta sonra. Özgür Genç Kadın örgütü, "Rojin aydınlatılsaydı Şilan yaşardı" diyerek sokağa çağırdı.
ÇOCUKLARININ YANINA DÖNDÜ, EVİNDE İNTİHAR ETTİ
Van’ın İpekyolu ilçesine bağlı Serhat Mahallesi’nde yaşayan Meryem Taşdemir isimli kadın evinde ölü bulundu. Olayla ilgili intihar iddiası ortaya atılırken, polis ekipleri olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlattı. Edinilen bilgilere göre Meryem Taşdemir’in bir süre önce eşiyle sorunlar yaşadığı ve bu nedenle hakkında uzaklaştırma kararı aldırdığı öğrenildi. Bu süreçte Trabzon’a gittiği belirtilen Taşdemir’in, çocuklarının ısrarı üzerine yeniden Van’a döndüğü ifade edildi. Evinde ölü bulunan Taşdemir’in intihar ettiği iddia edilirken, olayın kesin nedeni yapılacak otopsi ve adli inceleme sonrası netlik kazanacak. Polis ekipleri olayla ilgili soruşturmasını sürdürüyor.

Van Star Kadın Derneği'ne göre, 2024'ün 10 ayında Van'da 10 şüpheli ölüm, 2 cinayet ve 1 bebek cinayeti yaşandı. Ağustos 2025'te bir haftada üç, bir ayda dört kadın şüpheli şekilde öldü – hepsi "intihar" olarak kaydedildi.
MECLİS GÜNDEMİ VE SOKAKLARDAKİ İSYAN
Van Milletvekili Gülderen Varlı, Eylül 2025'te TBMM'ye taşıdığı önergede, "Van'da son 5 yılda kaç şüpheli kadın ölümü faili meçhul kaldı? Kaç sığınma evi var?" diye sordu. DEM Parti Milletvekili Gülcan Kaçmaz Sağyiğit ise, "19 ayda 22 kadın şüpheli öldü. Bu ölümler bireysel değil, politiktir" dedi. Ağustos 2025'te TJA öncülüğünde Perihan AVM'den yürüyüş düzenlendi: "Katledilen kadınlar isyanımızdır!"





