Sayyiğit konuşmasında Van’da kayyım varlığının kentin temel bir sorunu olduğunun altını çizerek, “Van, yaklaşık 10 yıldır kayyım gaspıyla karşı karşıya olan kentlerimizden bir tanesidir. Biz kayyımın; yağma, talan, hukuksuzluk olduğunu her platformda defalarca ifade ettik ve bu ucube sistem ortadan kalkıncaya kadar da ifade etmeye devam edeceğiz. Kayyım döneminde belediyeye ait taşınmaz satışları artmış, Sayıştay raporları da çeşitli usulsüzlükleri belgelemiştir. 2019 seçimlerinden sonra Van Büyükşehir Belediyesinin kayyım eliyle 1,1 milyar lira borçlandığı ortaya çıktı. Bu rakam 2024 seçimlerinden sonra 11 milyar liraya ulaştı. Son olarak kayyım atanan 15 Şubat 2025 tarihinden bugüne belediyenin ne kadar borçlandırıldığı ise meçhul.” dedi.

Kayyımların kentin sorunlarına çözüm olmadığını, aksine mevcut sorunları derinleştirdiğini söyleyen Sayyiğit, “İmar, trafik, çevre düzeni, park sorunu dahil olmak üzere hiçbir soruna çözüm üretilmedi. VASKİ eliyle Van halkının en temel ihtiyacı olan suya erişim hakkı bile gasp ediliyor. Kayyım idaresindeki VASKİ, yüzde 100’ü aşan oranlarda suya zam yaptı, astronomik faturalarla halkı bezdirdi, halkın kapısına icra ekiplerini gönderdi. Van halkı artık bu uygulamaların yarattığı ağır yükü taşıyamaz durumda. Kayyım rejiminin bir an önce sonlandırılması, halk iradesinin yeniden tesisi ve yerel yönetimlerin demokratik işleyişine dönülmesi, temel bir demokratik gerekliliktir.” ifadelerini kullandı.

VAN GÖLÜ İÇİN KORUMA KANUNU ÇAĞRISI

Van Gölü havzasında yaşanan çevre sorunlarına değinen Sayyiğit, söz konusu havzanın hayati öneme sahip olduğunu belirterek, “Van Gölü, herkesin gözü önünde günden güne maalesef ihtişamını kaybediyor. Dünyada yaşanan bir Aral Gölü felaketi var, yanı başımızda Urmiye Gölü örneği var. Bu sebeple küresel iklim krizinin derinleştiği bir çağda ‘Van Gölü yok olmaz’ diyemeyiz.” dedi. Sayyiğit, Van Gölü çevresinde yoğun nüfuslu yerleşimlerin bulunduğuna dikkat çekerek, “Bu havza endemik bir balık türü olan inci kefali ve içerdiği sazlıklarda yüzlerce kuş türüne ev sahipliği yapan bir havza. Buna rağmen Kıyı Kanunu ve Çevre Kanunu hükümleri bizzat devlet eliyle ihlal ediliyor. Bugün birçok kamu kurumuna ait sosyal tesisler kanuna aykırı bir şekilde göl sahilini işgal etmiş durumda. Bunun yanında Van Gölü kıyısında bulunan çimento fabrikası ve kum ocaklarının yasal mevzuatlara itibar etmemesi, kanalizasyon ve evsel atıkların doğrudan göle dökülmesi de gölün kirlenmesinde ciddi rol oynamakta. Her ne kadar artan yağışlar Van Gölü’ne olumlu yansısa da suyun geri çekildiği gerçekliği halen güncelliğini korumaktadır.” dedi.

Tehlike çanlarının çalmasına rağmen gerekli adımların atılmadığını vurgulayan Sayyiğit, “Van Gölü’nün kapsayıcı ve bağlayıcı hükümler içeren bir çözüme ihtiyacı var. Bu amaçla DEM Parti Van Milletvekilleri olarak Van Gölü Koruma Kanunumuzu Meclis’e sunduk. Ancak üzerinden geçen zamana rağmen siyasi iktidarın bu konuyla ilgilenmediğini görüyoruz. ‘Van Gölü nefesimizdir’ diyerek mücadelemizi sürdüreceğiz.” diye konuştu.

YOLLARDA CİDDİ GÜVENLİK RİSKLERİ VAR

Van’da yol sorununun artık bir yaşam hakkı sorununa dönüştüğünü belirten Sayyiğit, “Her yıl Van–Hakkari, Van–Yüksekova ve Van–Bitlis yollarında yaşanan kazalarda birçok yurttaşımız hayatını kaybediyor.” dedi. Son olarak Kuskunkıran Tüneli ve çevresinde meydana gelen kazayı hatırlatan Sayyiğit, “Hakkari’nin Yüksekova ilçesi nüfusuna kayıtlı Nazmi Atsız, eşi Zehra Atsız ve 6 aylık bebekleri Fatma Atsız yaşamını yitirdi. Van–Bitlis karayolu bölge için kritik bir ulaşım hattıdır. Ancak tünelin hâlâ tek tüplü olması ciddi güvenlik riskleri oluşturuyor. Bir an önce çift tüplü hale getirilmesi gerekiyor.” ifadelerini kullandı. Ayrıca Van–Hakkâri karayolunda özellikle Güzeldere Tüneli çevresi, Zernek Barajı civarı ve Yeniköprü mevkiinde sık sık kazaların yaşandığını belirten Sayyiğit, 2025 yılında meydana gelen kazalarda en az 21 kişinin hayatını kaybettiğini hatırlattı.

Van'ın Yüksek Kesimlerinde Kış Bitmedi: Karla Mücadele Devam Ediyor
Van'ın Yüksek Kesimlerinde Kış Bitmedi: Karla Mücadele Devam Ediyor
İçeriği Görüntüle

VAN, ULAŞIM AMBARGOSU ALTINDA

Ulaşım projelerine de değinen Sayyiğit, “AKP iktidarı birçok kentte yol projeleriyle övünürken Van’da 15 yıldır bitmeyen bir çevre yolu var. Van–Şırnak yolu da yıllardır tamamlanmadı. Bu projeler bir an önce hayata geçirilmeli.” dedi.

SAVAŞIN VAN’A ETKİSİ

İran’da süren savaşın Van ekonomisine etkilerine de değinen Sayyiğit, akaryakıt fiyatlarındaki artış nedeniyle kamyoncu esnafının zor durumda kaldığını belirtti. Van’ın 1 milyonu aşan nüfusuna rağmen sosyo-ekonomik göstergelerde geride kaldığını ifade eden Sayyiğit, özellikle ticaret hacminin düşük olduğunu ve İran’a sınır olmasına rağmen potansiyelin değerlendirilemediğini söyledi.

YÜZLERCE ESNAF KEPENK KAPATIYOR

Van esnafının ciddi sıkıntılar yaşadığını belirten Sayyiğit, “2011 Van depreminden bu yana esnaf toparlanamadı. 2025 yılında en az 799 esnaf kepenk kapattı. İran’daki gelişmeler de ticareti olumsuz etkiliyor. Bu nedenle esnafa destek sağlanmalı.” dedi.

VAN HALKI İCRAAT BEKLİYOR

Konuşmasının sonunda hükümete çağrıda bulunan Sayyiğit, “Van’ın sorunları anlatmakla bitmiyor. Eğer Van’ı önemsiyorsanız; çevre yolunu bitirin, Van Gölü koruma kanununu kabul edin, uçak seferlerini artırın ve kayyım uygulamasına son verin. Van halkı artık sizden icraat bekliyor.” ifadelerini kullandı.

Kaynak: HABER MERKEZİ