Van denince akla ilk gelenlerden biri hiç şüphesiz kahvaltı sofralarının baş tacı olan otlu peynirdir. Endemik bitkilerle yapılan, yoğun emeğin ürünü olan bu eşsiz lezzet, artık sadece sofraların değil, cep yakan fiyatlarıyla tartışmaların da başrolünde. Kilogram fiyatı 400 TL’ye dayanan Van Otlu Peyniri, hem üreticiyi hem esnafı hem de tüketiciyi zorluyor. Yıllar önce akrabalara hediye olarak gönderilen otlu peynir, bugün artık yalnızca bakılan bir vitrin ürünü haline geldi.
Doğal Otlar, Emek Dolu Üretim ve Yükselen Fiyatlar
Van ve çevresinin yüksek rakımlı dağlarında mayıs ayından itibaren toplanan onlarca farklı yabani otun, inek, koyun ya da keçi sütüyle harmanlanmasıyla üretilen otlu peynir, kentin kültürel ve ekonomik simgelerinden biri. İlkbaharda taze olarak üretilen peynirler, yaz aylarında küplere doldurularak toprağa gömülüyor ve sonbahar-kış dönemine kadar muhafaza ediliyor.
Ancak bu yıl fiyatlar adeta uçuşta. Peynirin kilosu geçtiğimiz yaz 200-250 TL iken, bu yıl 300-350 TL’den başlayıp 400 TL’ye kadar çıkıyor. Esnaf, artışın nedeninin sadece maliyetlerden değil, aynı zamanda üretim azlığından kaynaklandığını söylüyor. Özellikle geçen yıl yaşanan kuraklık, kırsal kesimde peynir üretimini ciddi biçimde düşürdü. Ot verimi azaldı, süt üretimi düştü ve tüm bunlar fiyatlara doğrudan yansıdı.
Peynirciler: “Alım Gücü Düştü, Satış Yok”
Van’ın meşhur Peynirciler Sokağı’ndaki esnaf, durumu şöyle özetliyor:
“Geçen sene yazın kilosu 200-250 TL olan peyniri şimdi 300-350 TL’ye veriyoruz. Ama bununla da bitmiyor. 400 liraya kadar çıkan fiyatlar var. Hatta daha da artması mümkün. İnsanlar artık alışveriş yapamıyor. Alım gücü çok düştü. Onlar alamayınca biz de satamıyoruz. Dolayısıyla para kazanamıyoruz.”
Esnaf, yalnızca taze peynir değil, kışlık olarak toprak altına gömülen eski peynirlerin de zamanla tezgâhlarda yerini alacağını ancak onların da fiyat açısından çok farklı olmayacağını belirtiyor. Bu da üreticiden tüketiciye herkesin kâr oranının düştüğü, ama fiyatların arttığı çelişkili bir tabloyu ortaya koyuyor.
Vatandaş: “Kahvaltı Soframız Eksik Kaldı”
Çarşıda peynir fiyatlarını kontrol etmek isteyen bir vatandaş, yaşadığı zorluğu şöyle anlatıyor:
“Otlu peynir olmadan kahvaltı yapamıyoruz. Ne ben ne de çocuklarım... Ama artık sadece peynir değil, hiçbir şeyi alamıyoruz. Ekonomi öyle bir hal aldı ki en temel ihtiyaçları bile karşılayamaz olduk.”
Bir başka Vanlı vatandaş ise, otlu peynirin Van için taşıdığı sembolik anlamı vurguluyor:
“Van denince akla otlu peynir gelir. Ama şimdi evleri dolaşın, kimlerde var göreceksiniz. O kadar pahalı ki kahvaltılarımızın olmazsa olmazı olan bu peyniri artık tüketemez hale geldik.”
Talep Yine Var, Ama Erişim Yok
Otlu peynirin ünü Van sınırlarını çoktan aşmış durumda. Türkiye’nin dört bir yanından siparişler alan bu yöresel ürün, özellikle büyük şehirlerdeki Vanlılar tarafından yoğun olarak tercih ediliyor. Ancak yükselen fiyatlar nedeniyle sadece siparişler değil, hediyelik olarak gönderim de neredeyse durma noktasına gelmiş durumda.
Eskiden yaz aylarında memleketlerine gelen vatandaşlar, dönerken yanlarında mutlaka otlu peynir götürürdü. Bugün ise bu gelenek neredeyse sona ermiş gibi. Hem üretim az hem de fiyat çok yüksek. Bu da ürünün ulaşılabilirliğini ciddi anlamda azaltıyor.
Peynir Var, Tüketen Yok
Van’ın tescilli lezzeti, kültürel bir değeri olan otlu peynir, artık her sofraya giremiyor. Üretim maliyetlerinin artması, kuraklık, azalan ot verimi ve yüksek girdi fiyatları, bu geleneksel ürünü lüks hale getirdi. Her yıl binlerce kilo peynirin üretildiği kentte artık “Peynir var ama tüketen yok” sözü sıkça duyuluyor. Hem üretici hem esnaf hem de halk, eski günleri arar durumda.





