Vanspor Kongresi: O Gün Ne Oldu?

MUHAMMET EMRE TEKİN YAZDI...

Abone Ol

Vanspor, 11 Ocak 2026 tarihinde olağanüstü kongreye gitti ve yeni başkanını seçti. Salon doluydu, delegeler oy kullandı, divan kuruldu ve kongre tamamlandı. Sonuçta Erol Temel, Vanspor’un yeni başkanı olarak ilan edildi. Ancak bu kongre, oylar kullanılmasından çok daha derin bir tartışmayı da beraberinde getirdi.

Çünkü kongreden iki gün önce, yani 9 Ocak 2026 tarihinde mahkeme, olağanüstü kongrenin ertelenmesine karar vermişti.

Peki o zaman şu soru kaçınılmaz:
Mahkeme erteleme kararı vermişken bu kongre neden yapıldı?

Asıl kırılma noktası burada başlıyor.

Mahkemenin verdiği erteleme kararı, hafta sonu araya girdiği için Vanspor Kulübü’ne resmi olarak tebliğ edilemedi. Tebligat, kongre günü kulübe ulaştı. O saatlerde artık divan kurulmuş, kongre başlamıştı. Divan heyeti, “divan oluştuğu için kongre iradesinin devam etmesi gerektiği” yönünde karar alarak süreci tamamladı.

Yani hukuken tartışmalı, fiilen tamamlanmış bir kongre ortaya çıktı.

Burada şu ayrımı iyi yapmak gerekiyor:
Mahkeme neye karar vermişti?
Mahkeme, kongrenin yapılmaması gerektiğine hükmetmişti.

Bunun en çarpıcı örneklerinden biri, Yeni Malatyaspor.

8 Haziran 2025’te Yeni Malatyaspor olağan seçimli kongresini yaptı, Haşim Karadağ başkan seçildi. Ancak açılan dava sonucunda Malatya 6. Asliye Hukuk Mahkemesi, kongreyi iptal etti. Gerekçe açıktı: usulsüzlük iddiaları ve delege listesiyle ilgili tüzük ihlalleri.

Sonuç ne oldu?
Kongrede seçilen yönetim hukuken yok sayıldı. Başkanlık ve yönetim kurulu kararları geçersiz hale geldi. Kulüp yeniden bir belirsizlik sürecine girdi ve hukuka uygun yeni bir kongre zorunlu hale geldi.

Şimdi ister istemez şu soru Vanspor için de soruluyor:
Aynı şey burada da olabilir mi?

Evet, olabilir.

Mahkeme, “karar vardı, tebliğ edilmemiş olsa bile kongre hukuka aykırıydı” derse; Vanspor’un 11 Ocak kongresi iptal edilebilir. Bu durumda seçilen başkan ve yönetim hukuken geçersiz sayılabilir, tıpkı Yeni Malatyaspor örneğinde olduğu gibi.

Peki bu mahkeme neden açıldı? İddia ne? Taraflar bu durumu nasıl açıklıyor?

TARAF 1:

Mahkeme sürecine gidilmesinin gerekçesi şu:
‘’Seçime çok kısa bir süre kala, usule ve hukuka aykırı biçimde yaklaşık 176 üyenin üyeliklerinin silinmesi.

Bu iddia, sıradan bir yönetim tasarrufu değildir. Bu, doğrudan genel kurul aritmetiğini değiştirmeye, yani kongre iradesini yönelik bir girişim olarak yargıya taşınmıştır. Zira bir kulüpte, seçimden hemen önce yüzlerce üyenin üyeliğinin düşürülmesinin, hukuken ve vicdanen makul bir açıklaması yoktur.’’

TARAF 2:

Üye silinmesinin gerekçesi şu:

‘’Üyelikten çıkarma ile gerekçelerimiz var tüzükte açık bir ifade ile ‘’KÜLUP ETİK KURALLARINA AYKIRI DAVRANMAK KÜLÜP MENFAATLERİNE AYKIRI DAVRANMAK’’ bunlar da gerek sosyal medyada gerek başka yerlerde yapılan Vanspor karalama durumları üzerine 04.04.2025 tarihinde üyelikten çıkarma söz konusudur. Geçişte Erol Temel hiçbir gerekçe göstermeksizin silinmişti. Geçmiş dönemlerde bende 45 kala çıkarılmıştım. Ortada başarı hikayesi varken kalkıp gidin denilemez denilmemeli, onlarda Vanspor’a emek vermişlerdir. Teşekkür ettik. Bizim de hakkımız elimizden alındı. Gittik evimize çayımızı içtik, mahkeme yolunu seçmedik.

Vanspor tüzüğü açıktır. Kulübün etik kurallarına ters düşen üyeler üyelikten çıkarılır. Bildirim zorunda değilsiniz. Çünkü olay gerçekleşmiştir. Kimse aday olmasın diye yaptığımız bir şey değildir. Arkadaşlar mahkemeye başvurmuştur. Hukuk önümüze neyi koymuşsa ona saygı duyacağız. Vanspor kimsenin babasının malı olmadığı gibide bizimde babamızın malı değildir. Ortada başarı vardır. Sonucu hep birlikte göreceğiz.’’

Peki normal şartlarda ne olacaktı?
Eğer karar 9 Ocak’ta kulübe ulaşmış olsaydı, kongre büyük ihtimalle ertelenecek, yeni bir tarih belirlenecek ve başkan seçimi daha sonra yapılacaktı. Bugün Vanspor belki de bambaşka bir yönetim sürecini konuşuyor olacaktı.

Şimdi ise önümüzde başka bir tablo var:
Seçilmiş bir başkan, tamamlanmış bir kongre ve masada duran bir mahkeme kararı.

Asıl soru şu:
Vanspor’un zaten saha içinde ve dışında yeterince sorunu varken, bu belirsizlik kime yarıyor?

Kulüp, artık hukuki tartışmalarla değil; sportif hedeflerle, mali disiplinle ve kurumsal akılla anılmalı.

Çünkü bu şehirde Vanspor, bir yönetim tartışmasından çok daha fazlasıdır.

Ve bazen mesele “ne oldu”dan çok,
“olması gereken neydi” sorusunu cesaretle sormaktır.