Z kuşağı büyük bir tehlikede
Sosyal medya platformlarını etkin bir şekilde kullanan Z kuşağı, bilinçsiz bir şekilde kişisel bilgilerini bu mecralarla paylaştığı için, bu durumu suistimal etmek isteyen dolandırıcılara büyük bir veri çekme alanı açıyor.
Sosyal medya platformlarında farkında olmadan ayak izi bırakan Z kuşağı; İnstagram, Tiktok ve X benzeri mecralarda yaptığı coğrafi etiketler, günlük paylaşımlar ve kişisel hikayeler nedeniyle adres ve günlük yaşamlarında neler yaptıklarını açığa çıkarabiliyor. Evcil hayvan ya da eş fotoğrafları gibi zararsız görünen içerikler bile analiz edilerek kişinin hesap şifresi ele geçirilebilir hale geliyor. Kaspersky, yaptığı araştırmadan yola çıkarak bu durumun sosyal mühendislik ve kimlik avı saldırılarına davetiye çıkardığını belirtiyor.
Z kuşağı için sosyal medya platformlarını aktif bir şekilde kullanma alışkanlığı, ''FOMO'' hastalığını ortaya çıkarıyor. Gündemden uzak kalmak istemeyen kullanıcılar, bütün günlerini neredeyse haberden yoksun kalmama korkusu ile yaşıyor.
Sosyal medya kullanırken dikkatli olunmalı
Kaspersky, bu aciliyet duygusunun kötü niyetli linklere tıklama oranını artırdığını ve sahte internet sitelerine yönlendirmelerle kişisel bilgilerin ele geçirilebildiğini söylüyor. Öte yandan, nostaljik oyunlara duyulan ilgi de büyük tehlike arz ediyor.
The Sims 2, Barbie Fashion Designer gibi retro oyunların resmi olmayan kaynaklardan indirilmeye çalışılması, kötü amaçlı yazılımların kullanıcı cihazlarına sızmasına neden olabiliyor. Benzer şekilde, çevrim içi moda alışveriş sitelerine yönelik sahte siteler ve sahte promosyon kodlarıyla yapılan saldırılar da finansal ve kişisel bilgileri riske sokuyor.
Cambridge Analytica skandalı
Sosyal medya platformlarını etkin bir şekilde kulanan kullanıcıların ayak izlerini takip eden veri şirketleri, politik verileri de siyasi parti ve kurumlara satıyor. Facebook 2018 yılında Cambridge Analytica skandalı ile gündeme gelmişti. Mark Zuckerberg bu şirkete kullanıcıların verilerini sızdırmak yüzünden hakim karşısına çıkmak zorunda kalmıştı.
Sosyal medya kullanıcılarının, bu platformlarda aktif bir şekilde zaman geçirmeleri, psikolojik sorunlar yaşamalarını ortaya çıkarıyor. Psikolojik olarak kötü etkilenen bireyler, toplumdan kendini soyutlayarak yalnızlaşıyor. Kişisel verileri ele geçiren siber suçlular, santaj veya veriler ile sahte belgeler düzenleme gibi suçlara başvuruyor.
Kaspersky Gizlilik Uzmanı Anna Larkina, dijital eğilimler değişse de siber tehditlerin kalıcı olduğuna dikkat çekerek şu önerilerde bulundu:
“Önce kontrolü ele alarak başlayın. Etkileşime geçmeden önce bağlantıları ve internet sitelerini doğrulayın. Güçlü, benzersiz parolalar kullanın ve ekstra bir güvenlik katmanı için iki faktörlü kimlik doğrulamayı etkinleştirin. İnternette ne paylaştığınıza dikkat edin ve en önemlisi, bilgi sahibi olmanın en iyi savunma olduğunu unutmayın. Siber güvenlik sadece tehditlere yanıt vermekle ilgili değil. Dijital dünyada güvenle ve emniyetle gezinmek için bilinçlenmekle de ilgili.” dedi.





