Bugün, yılda bir kez kutlanan ve hediyelerin alındığı, şiirlerin okunup güzel mesajların paylaşıldığı 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, maalesef 364 gün boyunca şiddet, taciz, tecavüz, ölümler, aldatmalar, hak gaspı ve koca ya da sevgili şiddeti gibi sorunlarla boğuşan kadınlar yılda bir gün baş üstünde tutuluyor. Yeni Doğu Gazetesi olarak bu yıl, her yıl yaptığımız haber çalışmasına bir yenisini ekleyerek kadın meslektaşlarımızın sahada, evde, işte ve haberde yaşadığı sorunları ve talepleri dinledik. Van’da kadın gazeteci olmak nasıl bir duygu? Saha muhabiri olmak nasıl bir his? Toplumda kadın olarak haber peşinde koşturmanın verdiği zorluklar, avantajlar ve dezavantajlar neler? Hadi bunu hep birlikte, kadın meslektaşlarımızın verdiği demeçlerden okuyalım…
“8 MART’IN IŞIĞIYLA DAHA AYDINLIK BİR GELECEK DİLİYORUM”
TRT Haber Muhabiri Bahar Tanrıtanır Barın, "Bugün, 8 Mart, kadınların haklarını savunarak verdikleri mücadelenin yıldönümü. Bugünde kadınların toplumsal ve bireysel kazanımlarını kutlamak kadar, hala devam eden eşitsizliklere karşı sesimizi yükseltmek de çok önemli. Kadın gazeteciler olarak yalnızca haber yapmakla kalmıyor, toplumsal cinsiyet eşitliği için her gün mücadele ediyoruz. Medyada, iş yerlerinde ve toplumda kadınların sesi olmak, onları temsil etmek bizim için bir sorumluluk. Kadın gazetecilerin yaşadığı zorluklar, kadınların her alanda görünür kılınması adına verdiğimiz mücadelenin önemini gösteriyor. Ancak bu mücadele yalnızca biz kadınların değil, tüm toplumun sorumluluğudur. Şiddet, taciz ve eşitsizlik gibi sorunlarla her gün karşılaşıyoruz. 8 Mart, sadece kazanımları kutlamak değil, bu olgulara karşı farkındalık yaratmak için bir fırsattır. Kadınların eşit haklara sahip olduğu bir dünya için el birliğiyle çalışmalıyız. 8 Mart, yalnızca bir kutlama değil, daha adil bir dünya için bir hatırlatmadır. Hep birlikte, kadınların her alanda eşit haklar elde ettiği bir geleceği inşa edebiliriz. Kadınların gücüne inanan herkese, 8 Mart’ın ışığıyla daha aydınlık bir gelecek diliyorum." dedi.
Gazetecilikte saha çalışmaları ve esnek çalışma saatleri nedeniyle kadınların zorluklar yaşadığını söyleyen Van TV muhabiri Mizgin Kaynar, "Her iş kolunda kadın olmanın zor olduğunu düşünüyorum. Bunun medyada daha da zor olmasının nedenlerini ise şöyle açıklayabilirim: Medyada çalışan bir kadının, aile hayatının olmayacağı düşüncesi oldukça yaygın. Çevremdekilerin ‘Evlenince çalışmaya devam edecek misin?’ sorularıyla çok kez karşılaştım. Ataerkil bir aile yapısında kadın, evde çocuklarına bakar ve ondan daha fazlası beklenmez. Medyada da durum benzer. Zorlu saha çalışmaları ve esnek çalışma saatleri nedeniyle kadın muhabirlerin ne iyi bir anne ne de iyi bir gazeteci olamayacağı düşünülüyor. ‘Ya anne olacaksın ya da gazeteci’ ayrımını çoğu kadın meslektaşımın yaşadığını söyleyebilirim. Kadınların sektörde istihdam sorununun günümüzde iyileştirilmeye çalışıldığını görüyorum. Eskiye nazaran kadınlar medyada daha fazla yer alabiliyor ve erkeklerle eşit şekilde sahada çalışabiliyor. Ancak bazen cinsiyet faktörünün ön plana çıktığı durumlar yaşanıyor. Sektöre baktığımızda, tehlikeli işlerde ya da gece çalışmalarında genellikle erkek gazetecilerin tercih edildiğini ve onlara daha fazla fırsat tanındığını düşünüyorum. Her kurum için geçerli olmamakla birlikte, durum şimdilik bu şekilde ilerliyor. Bazen bu durum tersine dönebiliyor ve bazı alanlarda kadınlara öncelik verilebiliyor. Ancak Türkiye’de tam olarak aşılamayan cinsiyet ayrımcılığı, her sektörde olduğu gibi medyaya da yansıyor. Meslekte kadın olarak yaşadığımız bir diğer sıkıntı ise haber yaptığımız ya da iletişime geçtiğimiz erkekler tarafından rahatsız edilmek. Tabii ki her erkek için söylemiyorum ama konuşmanın, güler yüz göstermenin bir davet olmadığını anlamaları çoğu kez zor oluyor." diye konuştu.
"İŞİMİZ HEM ZOR HEM EĞLENCELİ"
Van Ticaret Borsası Basın Sorumlusu ve Gazeteci Aycan Altınal, gazeteciliğin zorlu ve eğlenceli yönlerini dile getirerek, kadın gazeteci olmanın karşılaştığı zorlukları paylaştı. Altınal, “Her mesleğin zorlukları olduğu gibi bizim de mesleğimiz çok zor. Aslında gazetecilik, eğlenceli bir meslek, ben bunu bilerek bu işe giriştim. Ancak kadın gazeteci olmak bazen zorlayıcı olabiliyor, özellikle doğu bölgelerinde erkek gazetecilere daha fazla güven duyuluyor. Kadınların, erkekler kadar iyi yapamayacağına dair yanlış bir algı oluşuyor. Bu algıyı kırmak çok kolay olmuyor. Fakat galiba buna alıştık. Kadın gazetecilerin zorluklarla karşılaşması, iş hayatında daha fazla yer alması gerektiğinin bir göstergesi. Bu özel günde, tüm kadınların eşit haklar ve fırsatlar elde edebilmesi için birlikte hareket etmeliyiz. Her kadının sesini duyurması ve eşitlik adına güçlü bir şekilde ayakta durması gerektiğine inanıyorum. Bu Duygu ve düşüncelerle tüm kadınların gününü kutlarım” dedi.
POLATCAN: KADIN OLARAK VAR OLABİLMEK, KENDİ AYAKLARININ ÜZERİNDE DURABİLMEK GERÇEKTEN KOLAY DEĞİL
Kadınlar Günü ile ilgili gazetemize konuşan Şehrivan Gazetesi Muhabiri Fatma Nur Polatcan, mesleğin zor taraflarının da olduğunu belirterek, “Bir yol düşünün ki önünüze sürekli engeller çıkıyor. Kadın olarak bu toplumda var olabilmek ve sevdiğiniz işi başarılarla taçlandırmak elbette gurur verici. Ancak her meslekte olduğu gibi gazeteciliğin de zorlukları var. Önemli olan bu zorlukların üstesinden gelebilmek. Kadın olarak var olabilmek, kendi ayaklarının üzerinde durabilmek gerçekten kolay değil. Ancak ben gazetecilikle hayatımın dönüm noktasını yaşadım. Zorluklarla dolu ama bir o kadar da güzel geçen 5 yıl oldu” dedi.
“KADIN DAYANIŞMASIYLA ÇOK DAHA GÜÇLÜ OLABİLİRİZ”
Polatcan, kadınlara dayanışma mesajı vererek, “Bu süreçte pek çok haberim ülke gündemine düştü, emeklerimin karşılığını aldığım anlar yaşadım. Gazeteciliği iliklerime kadar hissettim. Başarılarıyla ve gözyaşlarıyla geçen günlerde gazeteciliği hep sevgiyle yaptım. Ben hep sevgiyle her şeyin mümkün olacağına inandım ve bu inanç beni ayakta tuttu. Kadınlar güçlü ve mücadeleci olmalı. Haksızlık karşısında susmamalıyız. Bugün yaşananların yarın tekrarlanmaması için birlikte ses çıkarmalıyız. Kadın dayanışmasıyla çok daha güçlü olabiliriz” ifadelerini kullandı.
“KADIN GAZETECİLERİN KALEMİ, KADINLARIN SESİ”
Gazetemiz Çalışanı Şehristan Kaya, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün, kadın haklarını ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğine karşı verilen mücadeleyi görünür kılmak açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Kaya, “Kadınlar, ekonomik, sosyal ve siyasi hayatta eşit haklara sahip olmak için uzun yıllardır mücadele ediyor. Bu özel gün, sadece bir kutlama değil, aynı zamanda farkındalık ve mücadele günüdür, Kadın gazeteciler, özellikle saha muhabirliği ve yönetici pozisyonlarında erkek meslektaşlarına kıyasla daha fazla önyargıya maruz kalıyor. Bir kadın gazeteci haber takibi için sahaya çıktığında bazen yeterince yetkin görülmeyebilir veya tehlikeli bölgelerde çalışmasının uygun olmadığı düşünülebilir. Yönetici pozisyonlarına gelmek istediklerinde ise erkek meslektaşlarına kıyasla daha fazla mücadele etmek zorunda kalabilirler. Ayrıca, çalıştıkları alanlarda ciddiye alınmama, fiziksel ve psikolojik taciz, kriz bölgelerinde çalışırken karşılaşılan tehditler gibi birçok sorunla mücadele etmek zorunda kalıyorlar. Kadınların gazetecilikte güçlü olması, hem toplumsal cinsiyet eşitliğine katkı sağlar hem de kadınların yaşadığı sorunların görünür olmasını sağlar. Kadın gazetecilerin kalemi ne kadar güçlenirse, toplumda kadınların sesi de o kadar duyulur” ifadelerini kullandı.
ŞİLAN HACIYUSUFOĞULLARI: "KADINLAR HER GÜN HATIRLANMALI"
Ulusal Ajans Gazetesi Muhabiri Şilan Hacıyusufoğulları, “2013 yılından bu yana gazetecilik mesleğiyle uğraşıyorum. Evli ve bir çocuk annesiyim. Mesleğimi severek yapıyorum. Kadın ve anne olmanın getirdiği zorluklara rağmen, mesleğimi sevgiyle yapabilmek, beni bu işe daha da konsantre ediyor. Gazeteciliği büyük bir aşkla yapıyorum. İşi severek yaparsanız her zaman başarılı olursunuz. Ancak severek yapmazsanız, başarı asla elde edilemez. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, benim için sadece basit bir gün ya da bir sayıdan ibaret değil. Ülkemizde her yıl çok sayıda kadın cinayete kurban gidiyor ve şiddete maruz kalıyor. Birçoğu, masum çocuklarının gözü önünde katlediliyor. Kadınlar, sadece bir gün değil, her gün hatırlanmalı” şeklinde konuştu.
VAN GÖLÜ GAZETECİLER CEMİYETİ KADIN GAZETECİLERİ UNUTMADI!
Van Gölü Gazeteciler Cemiyeti, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle ildeki kadın gazetecilere çiçek hediye etti. Geçtiğimiz yıl yeni yönetimini seçerek göreve başlayan VGC, kadın gazetecilere yönelik anlamlı bir ziyaret gerçekleştirdi. Cemiyet Başkanı Orhan Aşan ve Yönetim Kurulu Üyeleri ile beraber Kentteki kadın çalışanlara ziyaret ederek 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladı.
Aşan yaptığı ziyaretlerde Kadın gazetecilerin, verdikleri mücadelenin ve taşıdıkları sorumluluğun farkında olduklarını ve bu nedenle, bu özel günde onlara olan desteğimizi vurgulamak istedik dedi. Kentte basın alanında çalışan kadın gazetecileri ziyaret eden Van Gölü Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Orhan Aşan, “Kadın gazetecilerin, verdikleri mücadelenin ve taşıdıkları sorumluluğun farkındayız. Bu nedenle, bu özel günde onlara olan desteğimizi vurgulamak istedik. Her bir çiçek, onların azmini, cesaretini ve kararlılığını simgeliyor. Kadın gazeteciler, sadece haber yapmakla kalmıyor, aynı zamanda toplumun bilinçlenmesine de katkı sunuyorlar. Yeni yönetimimizle birlikte, kadın gazetecilerin daha da güçlenmesi ve seslerinin daha gür çıkması için çalışmalara devam edeceğiz.” dedi.