AHMET KARATAY YAZDI

Vansporumuz, geçtiğimiz hafta aldığı kritik galibiyetle uzun süredir devam eden kazanamama serisine son vermiş, camiaya derin bir nefes aldırmıştı. O galibiyet, hem futbolcuların hem de taraftarın moralini yükseltmiş, takımın yeniden ayağa kalkabileceğine dair umutları tazelemişti. Ancak istikrarsız performans sorunu hâlâ çözülmüş değil.

Bandırmaspor karşılaşması bu gerçeği bir kez daha yüzümüze vurdu. 10 kişi kalınan maçta sahadan mağlubiyetle ayrılan temsilcimiz, sadece 3 puan kaybetmedi; aynı zamanda takımın en önemli isimlerinden birini de kaybetti. 49. dakikada direkt kırmızı kart gören Ivan Cedric, Vanspor’u sahada eksik bırakırken, önümüzdeki haftalar için de büyük bir handikap yarattı.

Hakem kararlarını elbette konuşmalıyız. Kırmızı kart pozisyonu tartışmalıdır ve maçın kaderini doğrudan etkilemiştir. Ancak sadece hakeme yüklenerek gerçeklerden kaçamayız. Burada meşhur söz devreye giriyor:
“Önce iğneyi kendimize, sonra çuvaldızı başkasına batıralım.”

Bu noktada Teknik Direktör Osman Zeki Korkmaz’ın oyuncu tercihleri de ciddi şekilde sorgulanmalıdır. Geçtiğimiz hafta takımın en iyilerinden biri olan Hasan Bilal’in bu maçta ilk 11’de yer almaması, tribünde ve camiada büyük soru işaretleri doğurmuştur. Yine Bekir Can Kara ve Erdi Dikmen gibi form tutmuş isimlerin kulübede başlaması, Vanspor’un sahadaki direncini zayıflatmıştır.

Maç boyunca orta sahada yeterli sertlik ve süreklilik sağlanamamış, hücum hattında kopukluk yaşanmıştır. Oğulcan yalnız kalmış, Jefferson etkisiz kalmış, kanatlar üretmekte zorlanmıştır. Oyuna müdahaleler ise gecikmiş, hamleler skora değil dakikaya göre yapılmıştır. Bu tablo, Vanspor’un oyun planı konusunda hâlâ arayış içinde olduğunu göstermektedir.

Asıl tehlike ise fikstürde bizi bekleyen zorlu süreçtir. Önümüzde Çorum, Amed, Bodrum ve zorlu Sivas deplasmanı gibi kritik maçlar bulunuyor. Bu maçlardan alınacak olası puan kayıpları, Vanspor’u alt sıralara doğru itebilir. Bugün orta sıralarda görünen tablo, birkaç hafta içinde bir anda “tehlikeli hat” gerçeğine dönüşebilir.

Bu yüzden artık mazeret üretme dönemi bitmiştir. Vanspor’un hem teknik heyeti hem de futbolcuları şapkasını önüne koymak zorundadır.
Hakem hatası konuşarak sezon geçmez.
Rakibi suçlayarak puan gelmez.
Ama doğru kadro, adil forma dağılımı ve doğru oyun planı ile bu takım yeniden ayağa kalkabilir.

Şimdi tüm gözler Çorum maçına çevrilmiştir. Bu karşılaşma sadece 3 puan değil, moral ve güven maçı olacaktır. Bandırma’da kaybedilen puanlar, Çorum karşısında alınacak bir galibiyetle unutturulabilir. Aksi halde Vanspor, sezonun en kritik dönemine moralsiz ve özgüvensiz girecektir.

Unutulmamalıdır ki Vanspor büyük camiadır. Bu camia düşme hattı korkusunu değil, üst sıraları konuşmalıdır. Bunun yolu da bahaneden değil, cesur kararlardan geçer.
Artık soru şudur:
Vanspor bu tehlikeli hattan yukarı mı çıkacak, yoksa aşağıya doğru mu sürüklenecek?

Cevabı sahadaki futbol verecek.