Dindar, Türkiye’de artan işsizlik, yoksulluk ve buna karşı geliştirilen kamusal politikaların yetersizliği nedeniyle birçok yurttaşın sanal kazanç mekanizmalarına yöneldiğini belirtti. Ancak bu dijitalleşme sürecinin, sanal dolandırıcılık, istismar ve yasa dışı bahis gibi vakaların da hızla artmasına yol açtığını vurguladı. “Her geçen gün tüm birikimini bu sanal çetelere kaptıran kişi sayısı artmaktadır” diyen Dindar, bu durumun birçok aileyi ekonomik ve psikolojik yıkıma sürüklediğini ifade etti.

“TOPLUMUN GÜVENİ EROZYONA UĞRUYOR”

Gerekçede, sanal kumar ve dijital dolandırıcılık vakalarının yalnızca ekonomik kayıplara değil, aynı zamanda ailelerin geçim kaynaklarının yok olmasına, gençlerin eğitimden kopmasına, yaşlıların tasarruflarının kaybolmasına ve toplumsal güvenin zedelenmesine neden olduğuna dikkat çekildi. Dindar, mevcut yasal çerçevenin bu tehditlerin hızına yetişemediğini, dolandırıcılık yöntemlerinin sahte e-ticaret siteleri, sosyal mühendislik, sahte istihdam ilanları ve yapay zekâ ile üretilmiş sahte içerikler gibi çok sayıda yeni biçim kazandığını kaydetti.

Dindar, özellikle yoksulluk ve işsizliğin bu dolandırıcılık ağlarının yayılmasında etkili olduğunu, sanal kumar ve bahis alışkanlığının gençler arasında hızla yayılarak bağımlılık ve eğitimden kopma riskini artırdığını belirtti. Yeşilay’ın saha araştırmalarına atıfta bulunan Dindar, “Gençler ciddi risk altında, aileler ise hem ekonomik geçim hem de çocuklarını bu bataklıktan koruma mücadelesi veriyor” ifadelerini kullandı.

Mahmut Dindar (1) (1)

“YENİ YASAL DÜZENLEMELER ZORUNLU”

Önergede, 2025’te yürürlüğe giren siber güvenlik düzenlemelerinin önemli bir adım olduğunu ancak mali akışların izlenmesi, finans kuruluşlarının sorumlulukları ve mağdur destek mekanizmaları konularında eksikliklerin sürdüğünü vurgulayan Dindar, cezai yaptırımların caydırıcılığının artırılması gerektiğini söyledi.

Milletvekili Dindar, Meclis’in bu alanda araştırma yaparak kapsamlı politika önerileri geliştirmesinin zorunluluk haline geldiğini belirtti. Sanal kumar sitelerinin hızla bloke edilmesi, sahte kimliklerle hesap açılmasının önlenmesi, bankalar için şüpheli işlem bildirimlerinin zorunlu hale getirilmesi ve dijital okuryazarlık derslerinin müfredata eklenmesi gerektiğini ifade etti.

Dindar’ın İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya yönelttiği sorular arasında öne çıkan başlıklar: 2020–2025 yılları arasında sanal kumar, yasa dışı bahis ve dijital dolandırıcılık suçlarına ilişkin kaç adli soruşturma başlatıldığı ve kaç kişinin yargılandığı, Türkiye genelinde bu suçlara maruz kalan mağdur sayısı ve toplam ekonomik zarar tutarı, En fazla mağduriyet yaşanan iller ve bölgesel dağılımlar, BTK tarafından erişimi engellenen yasa dışı bahis sitelerinin sayısı ve yeniden faaliyete geçme oranları, Bankalar ve ödeme kuruluşları aracılığıyla aktarılan şüpheli para trafiği, GSM operatörlerinin sahte SMS ve e-postalara karşı sorumlulukları, Bakanlığın yürüttüğü bilinçlendirme, eğitim ve rehabilitasyon programlarının kapsamı, Mağdurlar için tazmin ve destek mekanizmalarının oluşturulup oluşturulmadığı, Türkiye’nin Interpol ve diğer uluslararası kurumlarla yürüttüğü ortak operasyonların sayısı.

Mahmut Dindar, önergesinde son olarak şu ifadeye yer verdi: “Sanal kumar ve dijital dolandırıcılık, bireysel suçların ötesine geçerek ekonomik düzeni, tüketici güvenini ve toplum sağlığını tehdit eden ciddi bir toplumsal sorun haline gelmiştir. Bu nedenle Meclis’in ilgili kurumların performansını denetlemesi, etkin ve hızlı uygulanabilir politikalar geliştirmesi zorunludur.”

Muhabir: Yeşim Aşan