Van-Gevaş karayolu üzerindeki ana isale hattında meydana gelen arıza sonrası VASKİ "suyu verdik" açıklaması yaptı ancak sahada durum çok farklı. Edremit Erdemkent ve Eski TOKİ sakinleri, 6 gündür tek damla su akmadığını, salgın hastalık riskiyle karşı karşıya olduklarını söyleyerek isyan bayrağını açtı.
Edremit ilçesini besleyen ana isale hattındaki deformasyon ve beton aksamdaki tahribat, VASKİ ekiplerinin yoğun çalışmasıyla onarıldı. VASKİ Genel Müdürü Emre Eşme ve yetkililerin yerinde takip ettiği çalışmalar sonucunda kente yeniden su verildiği duyuruldu. Ancak bu duyuru, günlerdir susuz kalan vatandaşların sert tepkisiyle karşılaştı.
SOSYAL MEDYADA "SU VERİLDİ" MESAJI, EVLERDE "KURU MUSLUK" MESAİSİ
VASKİ'nin arızanın giderildiğine dair yaptığı sosyal medya paylaşımlarının altına yüzlerce tepki mesajı yağdı. Özellikle Edremit Erdemkent ve Eski TOKİ bölgelerinde yaşayan vatandaşlar, ilan edilenin aksine suların gelmediğini, gelen suyun ise sadece birkaç dakika süzülüp kesildiğini ifade etti.

VATANDAŞIN SABRI TAŞTI: "KAR ERİTİYORUZ!"
6 gündür temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamayan vatandaşların feryadı yürek yakıyor. İşte mağduriyetin boyutunu gözler önüne seren o tepkiler:
"Nerede su? Bu vakit olmuş bize damla gelmedi. VASKİ bir haftadır bir işi beceremedi, bu sürede kuyu açsak daha hızlı suya ulaşırdık. Sosyal mecrada kendilerini akladılar ama bizde hala su yok!"
"6 gündür susuzluk çekiyoruz. Bu karın kışın içinde su bulmak için kar eritmek zorunda kalıyoruz. Salgın hastalık yayılacak diye endişeliyiz. Duş alamıyoruz, çamaşır ve bulaşık dağ gibi birikti. Sesimizi duyun!"

"6 gündür resmen koktu millet! Evinde çocuğu, yaşlısı, hastası olan var. Görevini yapamayan yetkililer o koltukları bıraksın. Yalan söyleyip olayın üstünü kapatmasınlar." Çocukların okula gitmek zorunda olduğunu, kişisel hijyenin sağlanamadığını vurgulayan mahalle sakinleri, "kademeli su verme" açıklamasının bir oyalama taktiği olduğunu savunuyor. Vatandaşlar, kışın en sert günlerinde yaşanan bu kesintinin bir an önce kalıcı olarak çözülmesini ve "algı yönetimi" yerine "hizmet" beklediklerini vurguluyor.




