"Yerel Girişimlerin Şehir Kalkınmasındaki Rolü" üzerine bir konuşma yapan Van Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Takva; gençlerin girişimcilik sorularını cevapladı.
“GİRİŞİMCİLERİ SONSUZA KADAR DESTEKLEYECEK POLİTİKALAR ORTAYA KOYMALIDIR”
Van Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Takva, “Mehmet Avcı, Van Ticaret ve Sanayi Odası'nın uygulamalarından ve girişimlerinden iyi örnekler verdi. Ben kendisine çok teşekkür ediyorum. Mehmet kardeşim hiç Van'la organik bağını koparmamış. Sürekli Van’la ilgili bir mesele olduğunda sorumluluk almayı yürekten hisseden bir dostumuz, genç bir girişimci. Bizim gurur duyduğumuz bir hemşerimiz. O yüzden benden önce özellikle Van Ticaret ve Sanayi Odası’na atfen yaptığı değerlendirmeler için ben kendisine teşekkür ediyorum. Çok kıymetli insanlar var burada. İşte İbrahim var, Orhan abi var, Abdullah Aras var, hanımlar var, kadın girişimcilerimiz var, Mehmet var. Şimdi değerli arkadaşlar, şehirlerin girişim potansiyeli ve bu potansiyelin yerel kalkınma üzerindeki rolüne atıfta bulunmak gerekirse çok net şunu söyleyebilirim: Girişimcileri güçlü olan bölgeler ve kentler kalkınır. Girişimciliği desteklenen kentler kalkınır. Bu çok basit bir formüldür. Bunun karşısında ise kamu otoritesi vardır. Dolayısıyla biz aslında kamu otoritesi ya da devleti yönetenler olarak bunu içselleştirmeliyiz. Yani İpekyolu ilçesi bu bölgenin kalbidir. Bu kalbin iyi atması için ne olması lazım? İpekyolu’ndaki kamu otoriteleri, karar vericiler girişimcileri sonsuza kadar destekleyecek politikalar ortaya koymalıdır” dedi.

Girişimci eliyle kentin daha iyi kalkınabileceğini kaydeden Takva, “Girişimciler tek başlarına sadece parlak fikirleri, cesaretleri ve sahip oldukları sermaye ile yollarını bulmakta zorlanırlar. Ulus devletin çizdiği sınırlar içerisinde girişimcilere çok büyük sorumluluk yüklemek, onları tek başına yerel kalkınmayı domine edecek aktörler gibi görmek haksızlık olur. O yüzden girişimcileri alkışlamak, motive etmek ve yerel kalkınmadaki rollerinin birinci derecede bilinmesini sağlamak gerekiyor. Bunun için kamu otoritesine, karar vericilere, yerel yönetime, kaymakamlığa, yani tüm ulusal ve yerel yöneticilere büyük görev düşüyor. Siz dünyanın en iyi girişimcisi de olsanız, çok iyi bir sermayeniz de olsa, yatırım ortamına uygun parlak fikirleriniz de olsa, eğer kamu otoritesi girişimcinin önünü açacak bir zihne sahip değilse başarılı olamazsınız. Bu nedenle yatırım ortamının iyileştirilmesi konusunda bir seferberliğe ihtiyacımız var. Cumhuriyet’in kuruluşundan bugüne Van, bir sınır kentidir. Sınır kentleri genelde dünyada zengin kentlerdir. Kimin eliyle zenginleşir? Girişimciler eliyle” diye konuştu.

“VAN’DA BU POTANSİYELİ YETERİNCE DEĞERLENDİREMEDİK”
Van’ın sınır girişlerini yerinde kullanmadığını belirten Takva, “Van’ın 1 milyon 150 bin nüfusu var. Hafta sonları ve sirkülasyonla bu rakam 2,5-3 milyona ulaşıyor. Liberal ekonomik politikalarla yönetilen ülkelerde sınır kentleri sadece mali açıdan değil, kültürel ve sosyal değişim açısından da zenginleşir. Ancak biz Van’da bu potansiyeli yeterince değerlendiremedik. Ben şunu da ifade etmek isterim: Zenginlik sadece para sahibi olmak değildir. Zenginlik bütüncül bir kavramdır; içinde eğitim, edep, ahlak, düzen vardır. Para sadece bir unsurdur. Çok parası olan biri aslında fakir olabilir; bilgili olup parası olmayan bir insan da fakir olabilir. O yüzden zenginliği bütüncül bir kavram olarak değerlendirmek gerekir. 2015 yılında biz yüzümüzü İran’a döndük. 80 km ötemizdeki bu pazardan bugün yılda ortalama 800 bin İranlıyı şehrimizde ağırlıyoruz. Ancak 2015 öncesinde böyle bir girişim yoktu, kamu otoritesi de bunu desteklemiyordu” ifadelerini kullandı.
“VAN TÜRKİYE’NİN EN GÜÇLÜ GÜNEŞ ENERJİSİ POTANSİYELİNE SAHİP KENTİDİR”
Güneşin Başkenti Van’ın güneşten faydalanamadığının altını çizen Takva, “Van’ın 1 milyon 150 bin nüfusu var ama sadece 30 bin vergi mükellefi var. Erzurum’un 750 bin nüfusu var, 60 bin vergi mükellefi var. Vergi mükellefi girişimci demektir. Katma değer üreten, istihdam yaratan kişi demektir. Bu tabloyu iyi okumalıyız. Allah bize su vermiş, toprak vermiş, doğa vermiş, güneş vermiş. Urartular binlerce yıl önce buraya “Güneşin Başkenti” demiş. Ama biz daha yeni yeni güneşten nasıl faydalanabileceğimizi tartışıyoruz. Van Türkiye’nin en güçlü güneş enerjisi potansiyeline sahip kentidir. 2013 yılında Ticaret Borsası Başkanı olduğumda elimde bir istatistik vardı. O dönem Van, sebze ve meyve ihtiyacının yüzde 95’ini dışarıdan karşılıyordu. Son 10 yılda bu oran yüzde 85’e geriledi. Yine de bugün tükettiğimiz sebze ve meyvenin sadece yüzde 15’ini üretebiliyoruz. Demek ki toprağımızda, suyumuzda, bahçelerimizde büyük bir hazine var. Ama bu potansiyeli değerlendirmek için yönlendirmeye, bilgilendirmeye ve akla ihtiyaç var. Van’ın muhteşem bir insan kaynağı var ama eğitim seviyesi yeterli değil. Van’da okullaşma yılı ortalaması sadece 4,3 yıl. Yani Van halkı ilkokulu bitiriyor, ancak devam etmiyor. Türkiye ortalaması 7,6 yıl. Bu tabloyu değiştirmeden yerel kalkınmayı da yeterince güçlendiremeyiz” şeklinde konuştu.




