Meclis'in etkisizliğine dikkat çeken Çelik, "Türkiye Büyük Millet Meclisi tarihinin en etkisiz dönemini yaşıyor. Bu yüzden etkisiz bir eleman olmak istemedim ve milletvekilliği tekliflerini reddettim" ifadelerini kullandı.
“AK PARTİ DEVLETLEŞTİ, DEVLET AK PARTİLEŞTİ”
AK Parti’nin kurucularından biri olarak dikkat çeken Hüseyin Çelik, “AK Parti millet adına devlet nezdinde siyaset yapmak için kuruldu ama Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile birlikte AK Parti devletleşti, devlet de AK Partileşti. Bu korkunç bir durumdur ve sizi bitirir” şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a geçmişte yaptığı bir görüşmede, “Parti fabrika ayarlarına dönerse gövdemi taşın altına koyarım” dediğini söyleyen Çelik, "O programı yazan 10 kişiden biriyim. Gerçekten demokratik ve çoğulcu bir programdı. O AK Parti’ye her zaman destek veririm” dedi.
KÜRT MESELESİ, ÇÖZÜM SÜRECİ VE ASİMİLASYON ELEŞTİRİSİ
Kürt kimliğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hüseyin Çelik, “Ben 7 yaşında ilkokula başladığımda Türkçe bilmiyordum. Annemle hâlâ Kürtçe konuşuyorum. Asimilasyon süreci yatılı okullarda başladı. Milli Eğitim Bakanı olduğum dönemde ana dilde eğitimle ilgili önemli adımlar attık. Seçmeli Kürtçe derslerinin başlamasında bizim emeğimiz var” dedi.
1925 sonrası uygulanan politikaları eleştiren Çelik, “Takrir-i Sükûn Kanunu sonrası Kürtlerin varlığı inkar edildi. Ciddi bir asimilasyon ve imha politikası uygulandı. Bu mesele Türkiye’nin kanayan yarasıdır ve mutlaka çözülmelidir” dedi.
“PKK VE DEM PARTİ, KÜRTLERİN TAMAMI DEĞİLDİR”
Kürt meselesinin sadece PKK ve DEM Parti üzerinden ele alınmasını eleştiren Çelik, “Türkiye’de 20 milyon Kürt seçmen varsa ve 5 milyonu DEM Parti’ye oy veriyorsa, geriye kalan 15 milyon başka partilere oy veriyor. Kürt meselesi eşittir DEM Parti değildir. DEM Parti sadece bu işin siyasi ayağıdır” ifadelerini kullandı.
“ÇÖZÜM SÜRECİ PKK VE DEVLET İÇİNDEKİ UNSURLAR TARAFINDAN SABOTE EDİLDİ”
Çelik, önceki çözüm sürecinin neden başarısız olduğunu şu sözlerle anlattı: “PKK silahlı unsurlarını Türkiye dışına çıkaracağına şehirlerde yığınak yaptı. Devlet içinde de bu süreci istemeyen yapılar vardı. İki tarafın sabote etmesiyle süreç başarısız oldu.” Yeni sürecin sağlıklı işlemesi için toplumsal hafızanın değil, toplumsal hayallerin öne çıkarılması gerektiğini vurgulayan Çelik, “Yüzleşme olmadan barış olmaz tezine karşı değilim ama önce iklimi düzeltmek gerekir” dedi.
“YENİ ANAYASA İÇİN DEMOKRASİ VE HUKUK ŞART”
Anayasa çalışmalarına dair de konuşan Çelik, “Yeni bir anayasa için önce mevcut anayasayı uygulamak gerekir. Asıl değişmesi gereken kafalardır. Demokratikleşme olmadan yeni anayasa bir şey ifade etmez” dedi. “Kürtler anayasal vatandaş olarak eşit statüde yer almalıdır. Kürtler bu ülkenin asli unsurudur. Kimse Kürtleri asimile etmek zorunda değildir” sözleriyle net bir mesaj verdi.
“TÜRKİYE, KÜRTLERİ AMERİKA VE İSRAİL’İN MERHAMETİNE BIRAKMAMALI”
Rojava meselesine de değinen Hüseyin Çelik, Türkiye’nin bölgedeki Kürtlere dost eli uzatması gerektiğini belirterek, “Türkiye, kendi Kürt kardeşlerini Amerika ve İsrail’in merhametine bırakmamalıdır. Onlarla dostane ilişkiler kurmalı, onları dışlamamalıdır” ifadelerini kullandı.
DEM PARTİ’YE ELEŞTİRİ VE SELAHATTİN DEMİRTAŞ ÖRNEĞİ
DEM Parti’yi eleştiren Çelik, “Kürt Partisi denmesi doğru değil. Her parti Türkiye partisi olmak zorundadır. DEM Parti’nin oy kaybı kendi içinde de öz eleştiri yapması gerektiğini gösteriyor. Selahattin Demirtaş zamanında bu oran %13’tü, şimdi %5’e düştü” değerlendirmesinde bulundu.




