Son yıllarda iklim değişikliğinin etkileri tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de daha sık ve şiddetli hissedilmeye başladı. Bu değişim, özellikle su kaynakları açısından kritik öneme sahip Van Gölü Havzası’nda belirgin şekilde kendini gösterdi. Prof. Dr. Alaeddinoğlu, bilim insanlarının sunduğu raporların hiçbirinde dünyanın ısınmasının azalacağına dair bir kanıt bulunmadığını, aksine küresel sıcaklığın her yıl artmaya devam ettiğini ifade ederek Van Gölü Havzası’na düşen yağışın en iyi şekilde yönetilmesi gerektiğini vurguladı.

“VAN GÖLÜ ALAN KAYBI YAŞAMAYA DEVAM EDECEK”

Prof. Dr. Alaeddinoğlu, kuraklık sürecinin geleceğini daha önce bilim insanları olarak öngördüklerini belirtti. Dünyanın mevcut ısınması karşısında bu tür kurak mevsimlerin yaşanmasının kaçınılmaz olduğunu dile getiren Alaeddinoğlu, bölgenin kapalı bir havza olması nedeniyle su kaynaklarının daha kırılgan hale geldiğini söyledi. Van Gölü’nün içme ve sulamada kullanılmaması sebebiyle tükenme riski taşımadığını ancak daralmaya devam edeceğini belirten Alaeddinoğlu, küçük göllerin büyük kısmının kuruduğunu ve yeraltı sularının da giderek tükendiğini kaydetti.

Whatsapp Image 2025 09 21 At 10.06.34 (1)

“DOĞU KESİMİNDE KURAKLIK DAHA ŞİDDETLİ HİSSEDİLMEYE BAŞLADI”

Yağışların şeklinin değiştiğini ve kısa sürede şiddetli sağanaklar halinde düştüğünü belirten Alaeddinoğlu, bu durumun taşkınlara yol açtığını, ancak geniş alanları beslemediğini söyledi. Havzanın özellikle doğu kesiminde, nüfusun yoğun olduğu bölgelerde ve tarımsal üretimin yüksek olduğu alanlarda kuraklığın çok daha şiddetli hissedilmeye başladığını ifade etti.

“İÇME SUYU SORUNU CİDDİ BOYUTLARA ULAŞACAK”

Kapalı havzaların sularının mutlaka yönetilmesi gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Alaeddinoğlu, dışarıdan su getirmenin mümkün olmadığını, getirilse dahi maliyetinin çok yüksek olacağını dile getirdi. Bu nedenle yağışların en iyi şekilde yönetilmesi gerektiğini vurgulayan Alaeddinoğlu, tarımda sulama suyu, sanayi kullanımı ve içme suyu ihtiyacının karşılanması açısından büyük riskler bulunduğunu ifade etti. Yeraltı sularını besleyen en önemli kaynağın kar yağışı olduğunu, ancak yağışların şeklinin değişmesiyle kar miktarının azaldığını ve bu nedenle yeraltı sularının beslenemediğini belirten Alaeddinoğlu, “Önümüzdeki yıllarda Van ve çevresinde içme suyu sorunu çok daha ciddi boyutlara ulaşacak. Bugün kısmen yaşadığımız bu sıkıntı gelecekte daha belirgin hale gelecek. Yaz aylarında yağışlar tamamen kaybolacak, kuraklık yalnızca tarımı değil sanayiyi ve bölgede yaşayan 1,2 milyon insanı da doğrudan etkileyecek” dedi. Prof. Dr. Alaeddinoğlu, havzanın kesinlikle yönetilmesi gerektiğini ve konunun ciddiyetle ele alınmasının şart olduğunu sözlerine ekledi.

Muhabir: Kemal Çamlı