Daha çok önceleri bir yazı kaleme almış, gazete yazımda 2 Nisan Caddesi Kavşağı’nda yapılan ‘Köprülü Kavşak İhalesi’ ile ilgili bazı iddialarda bulunmuştum. Yazı yayınlandıktan sonra gazete yazılarıma son vermiş, çalıştığım medya şirketi ise beni tazminatsız kovmuştu. Dava konusu da olan bu yazı ile ilgili mahkeme beni haklı bulmuş, süren davayı ben kazanmıştım. O dönem tüm medya kuruluşlarına ve iş dünyasına talimat verilmiş, ‘Kim Orhan Olgun’a iş-aş verirse beni karşısında görür’ dediği için yaklaşık 6 ay işsiz dolaştım. O 6 aylık süreçte çok zorluk çektim, İskele’ de olan evimden belki 50 defa çarşı merkezine yürüyerek gittim geldim. Çok defa ailemin ihtiyaçlarını karşılayamadım. Hiç unutmam bir mobilyacı dostumuz, ’Orhan bey sana iş veririz ama depo bölümünde çalışırsın, göz önünde olmazsın. Yük indirip yük bindirirsin, SSK olmaz, sadece maaşlı olursun’ demişti. Mecburdum, çalıştım. Sonra Van’da bir eksiklik hissettim. Gazete vardı, tv, radyo vardı; dergi yoktu. ‘Bir dergi mi yapsak? ‘ diye düşündüm. Bu işi Zeki Bey’e teklif ettim. O da projeye sıcak baktı. Uzun istişareler sonrası dergi çıkarmaya karar verdik. Bir sorun vardı 1000 adet dergi, 3 bin 500 liraya yapılıyordu, bizim ise paramız yoktu. Biraz oradan biraz buradan, borç harç bu işe girdik. Truva Ajans Metin ile Fatih’in bizde çok emekleri var. Allah her ikisinden de razı olsun. İlk sayımız çıktı. Sonra dönemin Ticaret Borsası Başkanı Feridun Irak, Ticaret Odası Başkanı Mirza Nadiroğlu, EDH’yi kuran ve oda seçimlerine hazırlanan Necdet Takva, iş insanı Zahir Kandaşoğlu, Ali Süer gibi bazı dostlarımız yanımızda oldular ve desteklerini esirgemediler. Biz yürüdük. Dergi çok tuttu.

Meslektaşlarımız Naif abinin orda çift okeye dönerken biz günde en az 10 tane esnaf ziyareti yapıyorduk. Durmadık gecemizi gündüzümüze kattık, çok çalışıyorduk. Çok büyük projelere imza attık. 2014 yılında 150 işadamını il dışından getirerek Vanlılarla buluşturduk. 600 kişinin katıldığı toplantıya dönemin Kalkınma Bakanı Sayın Cevdet Yılmaz, Van Valisi ve milletvekilleri de katılmıştı. 2 gün süren toplantılarda Van’ın öncelikli sorunları konuşuldu. Daha iyisini yapmalıydık. 2015 yılında, herkesin ‘Mümkün değil asla olamaz’ dediği zirveyi gerçekleştirdik. İştirakçi kurumlarımızla İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve 7 bakanın katıldığı Van Ekonomi Zirvesi’ni gerçekleştirdik. İmkânsızı başarmış yolumuza devam ediyorduk. Özelikle o toplantıdan sonra dergi il dışından da büyük ilgi gördü satışlar ikiye üçe katlandı. Sonrası bir sermayemiz oluştu günlük gazete yapalım dedik. Elimizde ki sermaye ile gazetenin 2 yıllık baskı parasını Hürriyet Gazetesi’ne peşin olarak yatırdık ve bismillah deyip gazete çıkarmaya başladık.

Allah yardımcımız oldu ve yürüdük gittik. Bugün de hiç durmuyoruz. İl il ilçe ilçe dolaşıyor çok az iş yerimizde oturuyoruz. Dergiye başlarken bize 3 ay, gazeteye başlarken 6 ay ömür biçtiler. Yılmadık yorulmadık dimdik devam ettik. Bugün 20 kişiye yakın pırıl pırıl kardeşimiz bu şirketlerden ekmek yiyor, ne mutlu bize… Bu bir dizi konusu olacak bir olay. Biz emeklerimizle geldik. Yani rızkı veren Allah. Geçen hafta yayımlanan yazım yayınlandıktan sonra para için yazmış diyenlere yaşadığım serüveni anlatmak istedim. Kimseden zorla bir şey almışlığımız yok. Ya reklam çalışmışızdır ya abone. Biz buralara emeklerimizle geldik. Yeni gelen Vali Bey’e galiba öyle anlatılmış. En azından ben böyle duydum.(Para için yazmış.) Geçtiğimiz hafta Van Valisi ile ilgili yazı kaleme aldım. Yazım da çeşitli düşüncelerimi dile getirdim. Yazının geri döngüleri çok oldu. Fake hesaplar sosyal medyadan saldırıya geçti. Vali Bey destek olmadığı için yazmışmışım. Sağ olsun Vali Bey geldiği günden bu yana tüm yerel medyaya destek vermiş, reklam yayınlatmıştır. Daha bir hafta öncesi reklamları bizde yayınlandı. Beni seven dostlarım aradı, yüz yüze görüşmeler yaptım, eleştireler de aldım. Bunlardan biri yazımda ‘Koyun keçi projesinden önce daha önemli projelere var’ diyerek bu projeyi sözde küçümsemişim. Asla küçümseme yok. Koyun projenin ortaklarından bir abimle konuşunca hak verdiğim taraflar da oldu. 600 haneye 60 binden fazla koyun verilmiş, yüzlerce çiftçi hayvan sahibi edinilmiş. Bir köy muhtarı bana ulaşarak köyünde hiç koyunu olmayan birçok ailenin koyun sahibi edindiğini söyledi.

Hatta ‘Orhan Bey eskide 100 koyunu olana ağa denilirdi şimdi bizim köyde bir sürü ağa oldu’ dedi. Haklılık payı var. Tabi bu konuda asla küçümseme yok. Öyle anlaşıldıysa sayın valimden ve çiftçilerden özür dilerim. Van Valisi Van’a gelmeden önce Tokat’ta bir gazeteci dostumla konuştuğumda, ‘Çok çalışkan yerinde durmayan vatandaş ile iç içe olan proje odaklı bir vali geliyor’ dedi. Vali Bey geldikten sonra bazı gazeteci dostlarla Vali Bey’i ziyaret ettim. Kendisi Van ile ilgili düşüncelerini anlattı. Hedefleri var. Vali Bey çalışkan biri, yerinde durmayan 12 saatlik mesaisinin 8 saatini dışarıda toplantı ve ziyaretlerle geçiriyor, halkın içinde biri, bu kadar yoğun mesainin arasında vatandaşı unutmuyor ve ziyaretleri eksiltmiyor. Çok iş yapacağına inanıyorum ve öyle de gösteriyor. Kimse de bu konuda beni sayın valimle karşı karşıya getirmeye çalışmasın. Bunu görüyor ve biliyoruz. Yazımın hiçbir yerinde de bu konuda Vali Bey’e bir eleştiri yok övgü var. Tabi ki Van’ın öncelikli sorunları var önemli sorunlar, çözülmesi lazım. Birçok vali ile çalıştık. İbrahim Taşyapan, Aydın Nezih Doğan Murat Zorluoğlu, Mehmet Emin Bilmez valilerle çalıştık. Selam olsun bu ülkeye bu şehre hizmet edenlere. Van Valisi Murat Zorluoğlu tarafımızca her yıl düzenlen Van’ın Enleri yarışmasında ‘Ömür Boyu Başarı Ödülü’ aldı. Tüm tenkit ve tehditlere rağmen ödül almış bir vali. Kim bu şehre bu ülkeye hizmet edip bir taş üstüne koyuyorsa elbette Allah ondan bin defa razı olsun deriz, dedik.