Van’ın Erek Dağı eteklerinde yer alan ve Urartu Krallığı’nın en büyük "tarımsal depo merkezlerinden" biri olarak tanımlanan Kevenli Kalesi’nde arkeolojik çalışmalar, Doç. Dr. Rıfat Kuvanç danışmanlığında başarıyla tamamlanmıştı. Ancak binlerce yıl yer altında sapasağlam kalan çivi yazılı 76 pithos, yeryüzüne çıkar çıkmaz doğa olaylarının tahribatıyla karşı karşıya kaldı.
Kazı sezonu bittikten sonra alanı kış şartlarından korumak amacıyla kurulan derme çatma çatı sistemleri, Van’ın sert rüzgârlarına dayanamadı. Güvenlik personeli veya sabit bir gözetleme sisteminin bulunmadığı bölgede: Fırtına: Rüzgârın koruma çatılarını uçurmasıyla tarihi küpler tamamen açıkta kaldı. Aşınma: Kar ve yağmur suları, çivi yazısıyla ölçeklendirilmiş binlerce yıllık pişmiş toprak küplerde ciddi aşınmalara ve çatlamalara neden oldu. İhmal İddiası: Vatandaşlar ve tarih meraklıları, "Yazın büyük törenlerle gün yüzüne çıkarılan tarih, kışın neden bir bekçiye veya sağlam bir yapıya emanet edilmiyor?" sorusunu gündeme taşıdı.

URARTU’NUN "SÜPER AMBARI" YOK OLMA TEHLİKESİNDE
Kevenli Kalesi, Urartu döneminde Van Ovası’ndan elde edilen mahsulün toplandığı stratejik bir merkezdi. Kazılarda bulunan ve üzerindeki çivi yazılarıyla içinde ne kadar sıvı veya tahıl olduğu kaydedilen pithoslar, dönemin ekonomi ve tarım sistemine dair dünyadaki en nadir örnekler arasında gösteriliyordu. Ayrıca sıvı iletimini sağlayan künk sistemleri de kalenin mühendislik harikası olduğunu kanıtlamıştı.

"GELECEĞE MİRAS" MI, "GELECEĞE HASAR" MI?
2025 yılının en dikkat çekici keşiflerinden biri olarak gösterilen bu alanın mevcut durumu, arkeolojik alanların "kazı sonrası korunması" konusundaki zafiyetleri bir kez daha tartışmaya açtı. Uzmanlar, bu tür alanların sadece kazılmasının yetmediğini, kalıcı restorasyon ve koruma çatılarının ivedilikle inşa edilmesi gerektiğini vurguluyor.

76 Adet Pithos: Çivi yazılı ve ölçeklendirilmiş dev depo küpleri. Künk Sistemi: Sıvı transferi için kullanılan pişmiş toprak borular. Fresk ve Seramikler: Urartu sanatını yansıtan aslan figürlü seramikler ve duvar resimleri. Van gibi kış mevsiminin çok sert geçtiği bir coğrafyada, yer altından çıkarılan eserlerin "iklimlendirilmiş koruma" altına alınmaması, yüzyıllardır toprağın koruduğu mirası kendi elimizle yok etmek anlamına geliyor.




