2011’de Van'da yaşanan depremlerde ihmalleri bulunduğu tespit edilen belediye görevlileri ve bina sahiplerine verilen cezalar Yargıtay tarafından onaylandı. 3 kişi cezaevine gönderilirken, 3 sanık hâlâ firari. Depremde yakınlarını kaybeden aileler ise “Geç de olsa hesap soruldu” dedi.
23 Ekim 2011’de Van’ın Erciş ilçesinde 7,2 büyüklüğünde ve 9 Kasım 2011’de 5,6 büyüklüğünde iki büyük deprem meydana geldi. Bu depremlerde toplam 644 kişi hayatını kaybederken, 1.966 kişi yaralandı ve 252 kişi enkaz altından kurtarıldı. Depremlerin ardından yürütülen soruşturmalar, can kayıplarının büyük kısmının kaçak, denetimsiz ve kalitesiz yapılaşmadan kaynaklandığını ortaya koydu. Özellikle belediye ve yapı denetim görevlilerinin ihmalleri, yaşanan felaketin boyutunu artırdı.
YARGI SÜRECİ: İLK KARAR YARGITAY’DA DEĞİŞTİ
Erciş Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davada belediye görevlileri ve bina sahipleri, ilk derece mahkemesinde “basit taksirle birden fazla kişinin ölümüne sebep olma” suçundan yargılandı ve cezalandırıldı. Ancak Yargıtay, temyiz incelemesinde olayın niteliğini “bilinçli taksir” olarak belirleyerek kararı bozdu. Yargıtay gerekçesinde, sanıkların deprem bölgesinde görevli oldukları ve binaların denetimsiz ile dayanıksız olduğunu bildikleri ya da bilmek zorunda oldukları vurgulandı. Dosya yeniden Erciş Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi.
İkinci yargılama sonucunda mahkeme, sanıklara ağır hapis cezaları verdi. Bu kararlar Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onaylanarak kesinleşti.
TUTUKLANAN VE FİRARİ SANIKLAR
Cezaları kesinleşen 6 sanıktan 3’ü tutuklandı:
Bulhan Aldaşer (Eski Fen İşleri Müdürü): 32 yıl 21 ay 10 gün hapis. 1 Eylül 2025’te Patnos Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na gönderildi. Aldaşer’in ayrıca toplam 6 ayrı dosyası bulunuyor.
Mehmet Marufoğlu (Belediye Başkan Yardımcısı): 14 yıl 15 ay 10 gün hapis. 4 ayrı dosyası mevcut; 2’si kesinleşmiş, 2’si Yargıtay’da temyiz aşamasında.
Abdurrahman Turan (Bina Sahibi): 12 yıl 6 ay hapis. 2 Eylül 2025’te cezaevine gönderildi.
Firari durumda olan sanıklar:
Atilla Zorlu (Belediye Görevlisi): 20 yıl 15 ay 10 gün hapis cezası aldı, aranıyor. 6 ayrı dosyası mevcut.
Mehmet Vasıf Özkan (Belediye Görevlisi): 12 yıl 6 ay hapis, firari. 4 ayrı dosyası devam ediyor.
Celal Aarapoğlu (Bina Sahibi): 12 yıl 6 ay hapis, hâlâ yakalanamadı.
Tüm sanıklar hakkında yurt dışına çıkış yasağı bulunuyor.
DEPREMİN ETKİLERİ: TOPLUMUN HAFIZASINDA SİLİNMEYEN İZLER
Erciş depremleri, Van ve çevresinde sosyal ve ekonomik etkiler de bıraktı. Binlerce aile evsiz kaldı; okullar, hastaneler ve iş yerleri büyük zarar gördü. Depremin ardından bölgedeki yapı denetimi ve belediye sorumlulukları kamuoyunda tartışma konusu oldu.
AİLELERİN TEPKİSİ: “GEÇ DE OLSA HESAP SORULDU”
Depremde yakınlarını kaybeden aileler, mahkeme kararları sonrası karmaşık duygular yaşadıklarını ifade etti. Bir aile ferdi, “Her sallantıda, her enkaz haberinde yüreğimizdeki yara yeniden kanıyor. On dört yıl çok uzun bir süre. Biz yasımızı tutarken, onlar hayatlarına devam ettiler. Bu cezalar acımızı dindirmez ama sorumlular bedel ödüyor” dedi.
Bir başka vatandaş ise, “O binaların ruhsatsız ve çürük olduğunu bilmeyen yoktu. Firari olanların da en kısa sürede bulunmasını istiyoruz. Bu kararlar sadece geçmiş için değil, gelecekteki benzer ihmaller için de bir uyarı” ifadelerini kullandı.
VAN’IN DEPREM GEÇMİŞİ
1941, 1976 ve 2011 yıllarında Van, depremin en büyük darbelerini alan illerden biri oldu. Sarılmaya çalışılan yaralar, kaybedilmiş binlerce can ve enkaz altında yetim kalan onlarca bebek… Van bir deprem şehri. Peki ne yapıldı, neler oldu ve Van’ı neler bekliyor?
Ortalama 35 yıllık süreçlerde Van hep depremin pençesinde kalmış ve binlerce Vanlıyı toprağa vermiştir. Deprem, Van’ın belki de yüzyıllardır değişmeyen tek gerçeği haline gelmiştir. Van, Cumhuriyet tarihinde 3 büyük depremle sarsılmış ve tahmini rakamlara göre 4.638 vatandaşını kaybetmiştir. Kent, her seferinde ya depreme hazırlıksız yakalanmış ya da yaşananları kısa sürede unutmuştur.
1941 VAN ERCİŞ DEPREMİ: AYAKTA KALAN KÖY KALMADI
10 Eylül 1941’de meydana gelen, Erciş merkezli deprem Van tarihinin en yıkıcı afetlerinden biri oldu. Resmî kayıtlara göre 194 kişinin hayatını kaybettiği bu felaket, Doğu Anadolu’nun gördüğü en ağır depremlerden biri olarak kayıtlara geçti.
5,9 büyüklüğündeki deprem, sığ odaklı olması nedeniyle Erciş ve Muradiye’de büyük yıkıma neden oldu. Köylerde taş ve kerpiçten yapılan evlerin büyük bölümü çökerken, binlerce insan evsiz kaldı. Kış şartlarının ağır geçmesi barınma ve yiyecek sorunlarını artırdı. Yardımlar gecikmeli ulaştı; bölge halkı günlerce çadırlarda ve açık alanlarda yaşamak zorunda kaldı.
1976 VAN ÇALDIRAN DEPREMİ: ÇALDIRAN YERLE BİR OLDU
7,5 büyüklüğündeki deprem, Van’ın Çaldıran ilçesinde ve çevresinde büyük bir yıkıma yol açtı. Binlerce yurttaş hayatını kaybetti, on binlercesi evsiz kaldı. Kerpiç evlerin neredeyse tamamı çöktü. Kar, kış ve kapanan yollar nedeniyle arama-kurtarma çalışmaları güçlükle yürütüldü. Türkiye’nin dört bir yanından yardımlar yağdı, ancak bölgedeki soğuk hava halkın yaşamını daha da zorlaştırdı.
2011 VAN DEPREMİ: YIKIMIN GERÇEK YÜZÜ
23 Ekim 2011’de Van ve Erciş’i sarsan 7,2 büyüklüğündeki deprem, Cumhuriyet tarihinin en acı felaketlerinden biri oldu. 644 kişi yaşamını yitirdi, 60 bine yakın bina ağır hasar aldı. Yetersiz yapı denetimi, çürük malzeme kullanımı ve plansız yapılaşma ölümlerin artmasında en büyük etkenlerdi.
Depremin ardından yardım ve koordinasyon eksiklikleri tartışma konusu oldu. İlk 48 saatte arama-kurtarma çalışmaları yetersiz kaldı, vatandaşlar çoğu yerde kendi imkânlarıyla enkaz kaldırmaya çalıştı. Çadır sıkıntısı, dağıtımda yaşanan karışıklıklar halkı mağdur etti.
TOKİ tarafından binlerce konut yapılarak depremzedeler yerleştirilse de, “Devletin ilgisi deprem bittikten sonra azaldı” eleştirileri gündemde kaldı. Bugün Van’da hâlâ TOKİ yeni ihalelerle konut projeleri yürütüyor.
Deprem uzmanları, 1941, 1976 ve 2011 depremleri arasındaki 35 yıllık döngüye dikkat çekerek “2046’da yeni bir büyük deprem yaşanabilir” uyarısını yineliyor.