Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yayımlanan SEGE-2025 (Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Endeksi) sonuçlarına göre Van, Türkiye genelinde 74. sırada yer aldı. Bu tablo, Van’ı ülkenin en az gelişmiş 7’nci ili konumuna düşürerek, kentin kalkınma açısından ciddi bir alarm durumunda olduğunu ortaya koydu.

DOĞU-BATI FARKI DAHA DA DERİNLEŞTİ

Bakanlık tarafından hazırlanan İllerin Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması (SEGE-2025) raporu, Türkiye’nin doğusu ile batısı arasındaki gelişmişlik farkının son yıllarda daha da büyüdüğünü gösterdi. Raporda iller, altı gelişmişlik kademesine ayrılırken, Van 6. kademe “çok düşük gelişmişlik düzeyi” sınıfında değerlendirildi.

EN GELİŞMİŞ İLLER: İSTANBUL, ANKARA, İZMİR

SEGE-2025 listesinde ilk üç sırayı büyükşehirler aldı:

İstanbul (4.419 puan)

Ankara (2.837 puan)

İzmir (1.808 puan)

Bu iller, yüksek yaşam kalitesi, sanayi üretimi, teknolojik gelişmişlik ve istihdam oranlarıyla Türkiye ekonomisinin merkezini oluşturuyor.

SON SIRALARDAKİ İLLER: DOĞU VE GÜNEYDOĞU YİNE EN GERİDE

Listenin sonunda ise yine Doğu ve Güneydoğu Anadolu illeri yer aldı. Türkiye’nin sosyo-ekonomik gelişmişlik açısından en zayıf illeri şöyle sıralandı:

Van (-1.345)

Bitlis (-1.348)

Siirt (-1.353)

Hakkâri (-1.471)

Şırnak (-1.497)

Şanlıurfa (-1.525)

Muş (-1.797)

Ağrı (-1.826)

Bu tablo, bölgesel kalkınmadaki uçurumun hâlen kapanmadığını ve Doğu illerinin Türkiye ortalamasının çok gerisinde kaldığını bir kez daha gözler önüne serdi.

VAN NEDEN GERİ KALDI?

Uzmanlara göre Van’ın 74. sıradaki yerinin arkasında, uzun yıllardır çözülemeyen yapısal sorunlar bulunuyor. Eğitim: Okullaşma oranı düşük, kırsalda eğitim kalitesi yetersiz. İstihdam: Genç işsizliği yüksek, özel sektör yatırımı oldukça sınırlı. Altyapı: Şehir içi ulaşım, su ve kanalizasyon sistemleri yetersiz. Sağlık: Uzman hekim ve hastane kapasitesi Türkiye ortalamasının gerisinde. Ekonomi: Tarımsal üretim düşük, sanayi çeşitliliği neredeyse yok. 2011 Van depremi sonrası yapılan yeniden inşa çalışmalarının kısa vadeli çözümlerle sınırlı kalması, kentin uzun vadeli kalkınmasını destekleyecek bir vizyonun eksikliğine işaret ediyor.

“BU SONUÇ TÜM KESİMLERİN SORUMLULUĞU”

Kalkınma uzmanları, Van’ın düşük sıralamasının yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda yönetimsel bir başarısızlık olduğunu vurguluyor. “Van’da yıllardır sürdürülebilir projeler üretilmiyor. Seçimden seçime hatırlanan, günü kurtaran yatırımlar yapılıyor. Oysa kalkınma 10 yıllık bir vizyon ister,” ifadeleriyle durumun ciddiyetine dikkat çekiliyor.

Bu sonuç, milletvekillerinden yerel yönetime, sanayi odalarından sivil toplum kuruluşlarına kadar herkesin sorumluluğunu hatırlatıyor. Uzmanlara göre Van’ın yeniden ayağa kalkması için, “projeyi başlatıp yarım bırakan değil, sürdürülebilir kalkınmayı hedefleyen” bir yönetim anlayışı gerekiyor.

G4 Bic H O Xk A E P5G4G4 Bic H P X U A A Caf2

VAN İÇİN ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Van’ın sosyo-ekonomik açıdan güçlenmesi için önerilen temel stratejiler şöyle sıralanıyor: Eğitimde seferberlik: Kırsal bölgelerde okul kalitesinin artırılması, mesleki eğitime ağırlık verilmesi. Genç istihdamı: Tekstil, turizm ve bilişim alanlarında gençlere yönelik istihdam projeleri geliştirilmesi. Altyapı yatırımları: Ulaşım, enerji, su ve kanalizasyon sistemlerinin güçlendirilmesi. Kırsal kalkınma: Tarım ve hayvancılığın modernizasyonu, üreticiye teknoloji desteği sağlanması. Kamu-STK iş birliği: Kalkınma planlarının sadece devlet değil, tüm toplumsal paydaşlarla yürütülmesi.

“VAN GÖLÜ HAVZASI KALKINMANIN ANAHTARI OLABİLİR”

Van Gölü Aktivistleri Derneği Başkanı Dr. Erdoğan Özel, Van Gölü Havzası’nın sahip olduğu doğal ve stratejik potansiyelin doğru planlamayla bölgeye büyük katkı sağlayabileceğini vurguladı. “Sosyoekonomik gelişmişlik sıralamasında sonlarda yer alan Van, Bitlis, Muş ve Hakkâri illerimizde, son yıllarda yapılan yatırımların beklenen etkiyi yaratmadığı görülüyor. Bu durum, yatırımların bölgesel ihtiyaçlara uygun biçimde planlanması ve sürdürülebilir kalkınma odaklı projelere öncelik verilmesi gerekliliğini ortaya koyuyor,” dedi.

G4Bichmxsaaerrg (1)G4 Bic K Z W0 A Aw1 Wa

Dr. Özel, Van Gölü’nün benzersiz doğal zenginliklerine dikkat çekti: “Van Gölü, Akdamar Adası, Ahlat Selçuklu Mezarlığı, Nemrut Krater Gölü ve Süphan Dağı gibi değerler bölgeyi hem yaz hem de kış turizmi açısından cazip hâle getirebilir. Ekoturizm, su sporları, dağcılık ve kültür turizmi projeleri istihdamı artırarak yerel ekonomiye canlılık katabilir.” Ayrıca, gölde yaşayan Van Balığı (İnci Kefali) gibi endemik türlerin korunmasının hem çevresel hem ekonomik açıdan büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Van Gölü Havzası’nın tarım, hayvancılık ve ticaret açısından da yüksek potansiyele sahip olduğunu belirten Özel, bölgenin jeopolitik konumuna da değindi: “Van Gölü merkez alınarak çizilecek 500 kilometrelik bir daire, Türkiye’nin yanı sıra İran, Irak, Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan’ı kapsıyor. Bu durum, Van Gölü Havzası’nı uluslararası ticaret, lojistik ve üretim açısından stratejik bir noktaya taşıyor.”

“DOĞAL ZENGİNLİKLER DOĞRU PLANLAMAYLA EKONOMİYE KAZANDIRILMALI”

Dr. Özel, eğitim, istihdam ve altyapı alanlarında uzun vadeli, yerel potansiyeli temel alan stratejiler geliştirilmedikçe anlamlı bir ilerleme sağlanamayacağını vurguladı: “Doğal kaynaklarımızı, tarımsal zenginliklerimizi ve stratejik konumumuzu çevre dostu yatırımlarla ekonomiye entegre edebilirsek, Van Gölü Havzası kalkınmanın lokomotifi olabilir.”

VAN İÇİN ARTIK GERÇEKÇİ VE BİLİMSEL KALKINMA POLİTİKALARI ŞART

SEGE-2025 sonuçları, Van’ın ekonomik, sosyal ve yönetsel açıdan ciddi bir alarm durumunda olduğunu bir kez daha ortaya koydu. 74. sıradaki bu tablo, kentin “yapısal bir kalkınma planı eksikliği” ile karşı karşıya olduğunu net biçimde gösteriyor. Van’ın geleceği için artık geçici çözümler değil, bilimsel verilere dayalı, sürdürülebilir ve uzun vadeli kalkınma politikaları gerekiyor. Çünkü Van, doğru yönetim ve stratejik planlamayla sadece Doğu’nun değil, Türkiye’nin kalkınma hikâyesinde de önemli bir rol üstlenebilecek potansiyele sahip.

Muhabir: Yeşim Aşan