Sahip olduğu geniş sulak alanlar ve zengin biyoçeşitliliği nedeniyle uzmanlarca "tabiatın rahmi" olarak adlandırılan Van Gölü Havzası'nda, yaban hayatının korunması için yürütülen çalışmalar hız kesmeden devam ediyor. Bölgedeki ekolojik dengenin sürdürülmesinde kritik bir rol üstlenen Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi, 2026 yılının ilk 6 ayında 150’ye yakın yaralı ve yardıma muhtaç yaban hayvanına ev sahipliği yaptı.

Van ve Muş'tan iki bebek ambulans uçakla İstanbul'a sevk edildi
Van ve Muş'tan iki bebek ambulans uçakla İstanbul'a sevk edildi
İçeriği Görüntüle

"ÜLKEMİZDEKİ SULAK ALANLARIN BEŞTE BİRİ BU BÖLGEDE"

Merkezin yürüttüğü faaliyetler ve bölgenin ekolojik önemi hakkında değerlendirmelerde bulunan Merkez Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan, yaban hayatını koruyarak gelecek nesillere aktarmayı temel misyon edindiklerini belirtti. İlgili kurumlarla tam bir koordinasyon içinde çalıştıklarını ifade eden Prof. Dr. Aslan, şu bilgileri paylaştı: "Van Gölü Havzası, biyoçeşitlilik açısından oldukça zengin ve özel bir coğrafya. Ülkemizdeki sulak alanların yaklaşık beşte birinin bu bölgede bulunması, yaban hayvanı çeşitliliğini ciddi oranda artırıyor. Bu zenginlik, doğal olarak merkezimize getirilen yaralı veya yardıma muhtaç hayvanların tür çeşitliliğine de doğrudan yansıyor."

Van Gölü Havzası'nın Yaban Hayatına Yyü'den Şifa Eli 6 Ayda 150 Hayvan Tedavi Edildi (1)

TEDAVİSİ BİTEN 25 YABAN HAYVANI DOĞAYA DÖNDÜ

Yılın ilk yarısında merkeze kabul edilen 150’ye yakın hayvandan 25'inin tedavilerinin tamamen bittiğini açıklayan Aslan, bu hayvanların Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) görevlilerine teslim edilerek yeniden doğal yaşam alanlarına salındığını söyledi. Merkeze getirilen canlılar arasında arı şahinleri, baykuşlar ve kaya kartalları gibi yırtıcı türlerin ağırlıkta olduğunu aktaran Prof. Dr. Lokman Aslan, vakaların büyük çoğunluğunun hayvanların kendi aralarındaki çatışmalardan ya da çarpmalara bağlı travmalardan kaynaklandığını ifade etti.

ÖNEMLİ UYARI: "DOĞADA GÖRDÜĞÜNÜZ HER YAVRUYU YARDIMA MUHTAÇ SANMAYIN"

Prof. Dr. Lokman Aslan, merkeze getirilen hayvanların yaklaşık 30’unu yuvadan erken ayrılmış öksüz yavruların oluşturduğunu belirterek vatandaşlara çok kritik bir uyarıda bulundu: "Özellikle kanatlı türler, yuvadan ayrılma ve uçuşa hazırlık sürecinde anneleri tarafından yakından takip edilip beslenir. Örneğin, gece kuşları olan baykuş yavruları gündüzleri iyi göremedikleri için yerde hareketsiz kalabiliyor. İnsanlar da iyi niyetle bu hayvanları yardıma muhtaç sanıp merkezimize getiriyor. Oysa doğada sağlıklı bir yavru görüldüğünde hemen müdahale edilmemeli. Akşam saatlerinde annesinin onunla uçuş egzersizi yapacağı düşünülmeli ve hayvan doğasından koparılmamalıdır."

YAĞIŞLI BAHAR MEVSİMİ YABAN HAYATINA YARADI

Bu yıl merkeze getirilen hayvan sayısında geçmiş dönemlere kıyasla bir azalış gözlemlendiğini de sözlerine ekleyen Aslan, bu durumun sevindirici nedenini ise iklim şartlarına bağladı. Bahar mevsiminin bol yağışlı geçmesi sayesinde doğadaki besin kaynaklarının arttığını vurgulayan Aslan, yaban hayvanlarının bu sayede daha geniş alanlara yayılarak üreme ve büyüme sezonunu insan baskısından uzak, rahat bir şekilde geçirdiğini kaydetti.

Kaynak: İHA