Taziyelerin İslam’da acıların paylaşıldığı, duaların edildiği ve kederli ailelerin teselli edildiği önemli bir dayanışma örneği olduğunu vurgulayan Müftü Şık, bu anlamlı geleneğin abartılı uygulamalar nedeniyle amacından uzaklaştığını ifade etti. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Şık, taziyenin; acıların paylaşıldığı, duaların edildiği ve kederli ailelerin teselli edildiği, aynı zamanda İslam’ın da istediği güçlü bir dayanışma örneği olduğunu belirtti.
Ancak bu güzel adetin zamanla abartılı bir hâl aldığını ve birçok insan için ciddi bir yüke dönüştüğünü dile getiren Müftü Şık, özellikle taziyelerde yemek verme uygulamasının aileleri zor durumda bıraktığını söyledi. Şık, “Özellikle taziyelerde yemek verme adeti, kardeşlerimizi ciddi anlamda zora sokmaktadır. Öyle ki bazı aileler, sırf taziye yemeği masrafını karşılayabilmek için borç altına girebilmekte, hatta faizli kredi çekmek zorunda kalanların olduğu dile getirilmektedir. Oysa hüzün ve kederle imtihan edilen bir ailenin, taziye için gelenlere ikram hazırlamakla meşgul olması ne insani ne de vicdanidir. Nitekim Hazreti Peygamberimiz, bunun tam aksine taziye evine yemek götürülmesini emretmiştir. Yardımlaşma budur, dayanışma budur, acıyı paylaşmak tam olarak budur” dedi.

“Yemek saatlerinde taziyeye gitmek doğru değildir”
Bazı bölgelerde akrabalar, köylüler ya da mahalle halkının kendi aralarında para toplayarak taziye sahibine destek olmaya çalıştığını da hatırlatan Müftü Şık, bu davranışın iyi niyetli olsa da sakıncalar barındırdığını ifade etti. Şık, “Bu elbette güzel bir davranıştır. Ancak birçok insan, vermek istemediği hâlde mahalle baskısı ya da utanma duygusuyla katkı sunmak zorunda kalabilmektedir. İslam’da ve kültürümüzde misafirperverlik ve ikram elbette önemli bir meziyettir. Ancak adet ve kültür gerekçe gösterilerek misafire ikram yükünün taziye evine bindirilmesi doğru değildir” diye konuştu. Varlıklı kişilerin taziye yemeği vermesinin herkes için ölçü kabul edilmemesi gerektiğini vurgulayan Şık, maddi durumu iyi olanların alışkanlıklarının başkalarına dayatılmasının adil olmadığını belirtti. Özellikle uzaktan gelen misafirler için, taziye sahibine yük olmadan sade bir ikram yapılabileceğini ifade eden Şık, “Ancak sırf yemek yemek için taziye evinde beklemek ya da özellikle yemek saatlerinde taziyeye gitmek doğru bir davranış değildir” dedi.
“Herkesi sorumluluk almaya davet ediyoruz”
Taziyelerin zamanla bir gösteriş yarışına dönüşmesinin İslam’da asla kabul edilemez olduğunun altını çizen Müftü Şık, zengin ya da makam sahibi kişilerin taziyelerine gösterilen özel ilginin, garibanların taziyelerinin görmezden gelinmesine yol açtığını ve bunun birçok insanın kalbini incittiğini söyledi. Bu durumun İslam’ın tasvip etmediği bir sınıflaşmaya neden olduğunu vurgulayan Şık, taziyelerde teselli ve irşat dışındaki gündemlerin konuşulmasının da taziye adabına aykırı olduğunu belirtti. Müftü Şık, “Bu konuda özellikle sözü geçen, yetki sahibi ve toplum üzerinde etkisi bulunan herkesi sorumluluk almaya davet ediyoruz. Çünkü bu mesele son derece ciddi bir meseledir” ifadelerini kullandı.




