Türkiye ile İran arasında yer alan 560 kilometrelik sınır hattı, Van ve Hakkâri gibi TRB2 Bölgesi illerine önemli ihracat avantajları sunarken, yapılan araştırmalar Van’ın bu potansiyeli en iyi kullanan il olduğunu ortaya koydu.
TRB2 Bölgesi’ni oluşturan Van, Muş, Bitlis ve Hakkâri illerinden 2024 yılında toplam 220 milyon doları aşan ihracatın %18,68’i İran’a yapıldı ve Van, tek başına 24,2 milyon dolarlık ihracatla ilk sırada yer aldı. Bu oranla Van’ı %30 İran ihracat oranı ile Hakkâri takip ederken, Muş ve Bitlis’in payı oldukça düşük seviyelerde kaldı. Van’da yaklaşık 70 tekstil ve hazır giyim firmasında 10 binden fazla kişi istihdam edilirken, üretim çoğunlukla fason olarak yapılmakta ve ihracat merkez ofisleri başka illerde bulunan firmalar üzerinden yürütülüyor.
DAKA’nın desteklediği projelerle altyapı eksiklikleri giderilen Van Tekstilkent’te 21 fabrika binasında 3.000 kişilik, TRB2 genelinde ise yaklaşık 8.500 kişilik istihdam hedefleniyor. Kürk hariç giyim eşyaları, İran pazarı için önemli bir potansiyel sunarken; tahin, helva, reçel gibi gıda ürünleri de İran’ın serbest bölgelerine sınırlı da olsa ihraç edilebiliyor. Van OSB’de ayrıca boya, kuruyemiş, strafor ve geçmişte ihracatı yapılan rakor gibi ürünlerin üretimi yapılıyor. Van’ın İran’la olan 285 kilometrelik sınırı ve Kapıköy Sınır Kapısı ile sağladığı lojistik kolaylık, bölgeyi ticarette avantajlı hale getirirken; dil yakınlığı ve Türk ürünlerine duyulan güven de ihracatçılar için fırsat yaratıyor. Ancak İran’a yönelik ambargolar, devlet müdahaleleri ve fiyat kontrolleri gibi unsurlar ticaretin önünde hâlâ engel oluşturuyor. Tüm bu zorluklara rağmen TRB2 Bölgesi’nde ihracata yönelen firmaların sayısının artması, hem bölgesel kalkınmayı destekliyor hem de Türkiye’nin dış ticaret hacmine katkı sağlıyor.