VAN – Günümüzde seri üretimin ve fabrikasyon ürünlerin kuşattığı müzik aletleri sektöründe, Van’daki mütevazı atölyesinden dünyaya kafa tutan bir isim var: Tevhid (Tevfik) Topal. 1992 yılında Erzurum’dan Van’a gelerek bu kadim şehri bağlama üretimiyle tanıştıran usta, bugün el emeği ve göz nuruyla ürettiği enstrümanları dünyanın dört bir yanına ihraç ediyor.
BABADAN OĞULA 46 YILLIK SERÜVEN
Mesleğe 1979-80 yıllarında, "Aşık Dermani" olarak tanınan babası İbrahim Topal’ın yanında çırak olarak başlayan Tevfik Usta, tam 46 yıldır ağaca can veriyor. Bir aile mirası olarak gördüğü bağlama yapımını sadece bir iş değil, bir "yaşam biçimi" olarak tanımlayan usta, hikayesini şu sözlerle anlatıyor: “Erzurum’da başladık, Vanlı bir eniştemiz vesilesiyle buraya geldim. Gördüm, sevdim ve kaldım. Esnaf olunca bir yere gitmek kolay olmuyor artık, ben Van’ı ve bu şehre hizmet etmeyi seviyorum.”

BİR BAĞLAMA İÇİN 2 AY SABIR
Tevfik Usta’yı diğerlerinden ayıran en büyük özellik, hiçbir şekilde makine kullanmaması. Her bir bağlamayı ilmik ilmik işleyen usta, bir enstrümanın yapım sürecinin 2 ila 4 ay sürdüğünü belirtiyor. Ayda ortalama yalnızca bir veya bir buçuk bağlama üretebilen Topal, bu sabrın karşılığını "ömürlük" kalitesiyle alıyor. “Benim yaptığım bağlama 30 yıl kullanılıyor. Geçenlerde 28 yıl önce yaptığım bir bağlama bakıma geldi. Fabrikasyon ürünler 1-2 yılda biterken, bizimkiler nesilden nesile aktarılıyor. Bu, işimizi ne kadar doğru yaptığımızın kanıtıdır.”

AMERİKA’DAN YENİ ZELANDA’YA VAN TINISI
Tevfik Usta’nın ünü Van sınırlarını çoktan aşmış durumda. Kişiye özel ve üst düzey kalitede yaptığı bağlamalar; Amerika, Almanya ve hatta dünyanın en uzak noktalarından biri olan Yeni Zelanda’daki müzisyenlerin elinde hayat buluyor. Fiyatları ise emeğin ve kalitenin bir yansıması olarak 45 bin TL ile 65 bin TL arasında değişiyor.
"YAŞAYAN KÜLTÜREL MİRAS" İLGİ BEKLİYOR
Kültür ve Turizm Bakanlığı sanatçısı olan Tevfik Usta, aynı zamanda "Yaşayan Kültürel Miras" taşıyıcısı. Ancak usta, zanaatın geleceği ve gördükleri ilgi konusunda dertli. Bugüne kadar 10 civarı çırak yetiştirdiğini ancak gençlerin bu işi profesyonel bir meslekten ziyade hobi olarak gördüğünü üzülerek belirtiyor. Yetkililere de sitemde bulunan usta, sanata ve sanatçıya verilen desteğin yetersizliğinden yakınıyor: “Bazen bizi unutuyorlar. Sadece etkinliklerde, protokol geldiğinde hatırlanıyoruz. Oysa bu sanatın yaşaması için daha somut desteklere ve ilgiye ihtiyacımız var.”
AĞACA CAN, RUHA SES
Bağlamayı bitirdiğinde yaşadığı duygunun tarif edilemez olduğunu söyleyen Tevfik Usta, her ürünü teslim etmeden önce bizzat kendisi test ediyor. “Ağaca can vermek, ona ses vermek muhteşem bir duygu. Müşteri mutlu olunca biz daha mutlu oluyoruz,” diyen usta, atölyesinde talaş kokuları arasında Van’ın sesini dünyaya duyurmaya devam ediyor.





