İşsizlik oranının en yüksek olduğu iller arasında yer alan Van’da, OSB’nin istihdam ve üretim açısından bir umut olması beklenirken 2025 yılı itibariyle tablo tam tersine dönmüş durumda. Bir zamanlar bacalarının tütmesi gereken sanayi bölgesi, bugün asgari ücretin dahi altında maaş veren tekstil atölyeleri ve çağrı merkezlerine ev sahipliği yapıyor. Van OSB, üretimden uzaklaşarak bölge sanayisinin lokomotifi olma hedefinden giderek uzaklaşıyor.
Van’da oluşturacağı istihdam alanlarıyla kent genelinde ki işsizliği düşürmesi beklenen Van Organize Sanayi Bölgesinde bacalar tütmeyince istihdam alanları da oluşmadı. Van’da iş bulmakta zorluk çeken binlerce genç ise batı illerinde inşaatlarda çalışmak üzere göçe zorlanıyor. Bu göç yolculuğunda yılda onlarca genç iş kazası nedeniyle hayatını kaybederken çevre ve batı illerinde bulunan Sanayi Bölgeleri gibi istihdam alanı oluşturması gereken Van OSB giderek potansiyelini kaybetmeye devam ediyor. Ulaşımın dahi sağlanamadığı bölgede büyük firmalar taşınma kararı alırken çağrı merkezleri cüzi rakamlarla OSB’de çalışmalarını sürdürüyor. Konuyla ilgili gazetemize konuşan Van Organize Sanayi Bölgesi Eski Yönetim Kurulu Başkanı Şemsettin Bozkurt Van’da sanayi ruhunun kaybolduğunu söyleyerek mevcut yönetimi kınadı.
“OSB’NİN AÇILIMINI, RUHUNU YANLIŞ ANLIYORUZ”
Bozkurt, “Özellikle son yıllarda çağrı merkezleriyle doldurulan organize sanayi bölgelerinde ciddi bir sapma görüyoruz. Biraz araştırdım, bu merkezlerde asgari ücretin de altında maaşlar veriliyor. Oysa organize sanayi bölgelerinin (OSB) kuruluş amacı bu değildir. Biz OSB’nin açılımını, ruhunu yanlış anlıyoruz; bazı yöneticiler ise bu kavramı siyasal kaygılarla toplum önünde farklı biçimlerde yorumluyor. Aslında organize sanayi bölgelerinin müteşebbis heyet başkanı Vali’dir. Dolayısıyla Vali’nin verdiği demeçler doğrultusunda yapılan açıklamalar da pratikte sahadaki gerçeklerle uyuşmuyor. Yıllardır yanı başımızda Konya, Gaziantep, Kayseri, Bursa gibi illerde gelişen örnekler var. Bu şehirlerin sanayi bölgelerine baktığınızda, istihdamın, üretimin, ürün başına düşen katma değerin ve enflasyona karşı koyabilen üretim gücünün rakamlarla da desteklendiğini görürsünüz. Çünkü gerçek üretim, milli gelirle, ortaya konulan ürünle ölçülür” dedi.

“VANLI KIZ ÇOCUKLARININ ÇOĞU BU TEKSTİL ATÖLYELERİNDE ÇALIŞTIRILIYOR”
Bölgede kız çocuklarının cüzi rakamlarla çalıştırıldığını belirten Bozkurt, “Bizim organize sanayi bölgemize baktığımızda, 10-15 yıl önce ortaya koyduğumuz vizyonla bugün bahsedilen vizyon arasında dağlar kadar fark var. Rakamlar kesinlikle gerçeği yansıtmıyor. Yıllardır aynı söylemler tekrarlanıyor ama sahadaki tablo değişmiyor. Çok yakın zamanda 11 sanayi kuruluşu kapandı. Bu durum, hem üretici olarak beni derinden üzdü hem de üretim adına umudu törpüledi. Ben hâlâ OSB’de üretici olarak faaliyet yürütüyorum. Sanayicilerle her gün sohbet ediyorum, sahayı biliyorum. Ancak üretim adına dünün üzerine konulmuş bir gelişme göremiyorum. Bugün OSB’de dikkat çeken gelişmeler çağrı merkezleri ve tekstil atölyeleri. Vanlı kız çocuklarının çoğu bu tekstil atölyelerinde çalıştırılıyor. Elbette dürüst işverenler var ama birçok çalışanın hakkı yeniliyor. Ben eski OSB başkanı olarak bu şikayetleri birebir dinledim. Organize sanayi bölgelerinin istihdam yaratma vizyonu açıktır ama bu vizyonun ne OSB ne de ticaret ve sanayi odası tarafından gereği gibi yerine getirildiğini göremiyoruz” diye konuştu.
“VAN, ASYA İLE AVRUPA’NIN KESİŞTİĞİ STRATEJİK BİR NOKTADADIR”
Van’ın coğrafik konumuna rağmen beklentilerin altında kaldığına dikkat çeken Bozkurt, “Bakın, gelişmiş illerde sanayi odalarıyla ticaret odaları birbirinden ayrıdır. Çünkü tüccarın düşünme biçimiyle sanayicinin düşünme biçimi aynı değildir. Sanayici sabırla üretim yapar; bir ürünü tıpkı bir çocuğu gibi doğumdan olgunlaşana kadar 15-20 yılda geliştirir. Tüccar ise bugünden yarına kazanç elde etmeyi hedefler. Bu kötü bir şey değildir ama doğası gereği sanayici ile tüccar aynı yoldan yürüyemez. Van’da sanayi gelişmedi çünkü bu fark hiçbir zaman doğru yönetilmedi. Bizim dönemimizde Almanya’dan Atlas Makine’yi Van’a getirmeye çalıştık. Bu firma 1.000’den fazla patenti olan bir kuruluştu. Eğer bu yatırım gerçekleşseydi, sadece yedek parça üretimiyle bile Van sanayisi seviye atlayacaktı. 50 bin değil, 100 bin kişilik istihdam sağlanabilirdi. Atlas Makine, Van’da bir Alman sanayi kültürünün altyapısını kurmayı hedefliyordu. Fakat ne yazık ki bu fırsat değerlendirilemedi. Van OSB’de hâlâ dünyaya açılan bir demiryolu, bir lojistik merkezi, bir serbest bölge yok. Hatta kargo uçaklarının inip kalkabileceği bir altyapı dahi oluşturulmamış durumda. Oysa Van, Asya ile Avrupa’nın kesiştiği stratejik bir noktadadır. Böyle bir coğrafyada 73 ülkeye ihracat yapabilecek potansiyele sahip olabilirdik” ifadelerini kullandı.

“VAN’IN KENDİ MARKASI YOK”
Ulusal firmaların Van OSB’den bir bir ayrıldığını söyleyen Bozkurt, “Bugün dile getirilen 50.000 istihdam hedefi gerçekçi değil. 30 yılı aşkın süredir var olan OSB’nin toplam istihdamı 30 bin ile 40 bin arasında değişiyor. 30 yılda bu seviyeye gelmiş bir üretim üssünün kısa sürede bu rakamı 50 bine çıkarması mümkün değil. Bu tür söylemler tamamen siyasî kaygılarla dile getiriliyor. Gerçek üretim olmadan, rakamlarla oynamak sadece halkın umutlarıyla oynamaktır. Tekstil sektörüne gelince, Van’da üretim yok; fason işçilik var. Van’ın kendi markası yok. Jebel, Collins gibi markalar başka şehirlerin markalarıdır. Van’ın böyle bir markası olma ihtimali de çok zayıf çünkü Van ne pamuk tarlalarına yakın ne de hammadde kaynaklarına sahip. İstanbul’da ya da Bursa’da 10 liraya mal ettiğiniz bir ürünü Van’da 20 liraya mal ediyorsunuz. Bu fark da emekçilerin sırtına yükleniyor. Üstelik devlet teşvikleriyle bu sömürü meşrulaştırılıyor. OSB’lerin kuruluş yönetmeliği açıktır: Üretim yapılmayan iş yerlerine ruhsat verilemez. Ancak siyaset bu işin içine girdiği için çağrı merkezleri gibi üretim dışı işletmelere OSB’de yer veriliyor. Bu, bir insan hakları ihlalidir. İnsanları sigortasız ve asgari ücretin altında çalıştırmak suçtur. Üretim sektöründe yetişen bir işçi asgari ücretin çok üzerinde kazanabilir. Fakat devlet, topladığı vergileri bu fason üretim sektörlerine teşvik olarak aktarıyor. Bu da OSB’lerin doğasına aykırı” ifadelerine yer verdi.
“VAN SANAYİSİ BUGÜN BU HALDE OLMAZDI”
Van’ın bu anlayış ve vizyonla üretim üssü olamayacağını belirten Bozkurt, “Benim dönemimde sanayi üretimini ayakta tutan birçok köklü kuruluş, küçük dokunuşlarla desteklenseydi bugün kapanmazdı. Örneğin Websan Plastik, Türkiye’nin plastik ihtiyacını karşılayabilecek kapasitede bir fabrikaydı. 2017-2018 yıllarında çok küçük rakamsal destekler alamadığı için kapanmak zorunda kaldı. Oysa tekstil sektörüne verilen teşviklerin milyonda biri bu firmalara verilseydi, Van sanayisi bugün bu halde olmazdı. Bugün geldiğimiz noktada birçok fabrika satılıyor, birçoğu harabe durumda. Gerçek anlamda bir üretim üssünden söz etmek mümkün değil. Bu tablo insanın içini acıtıyor. 50.000 istihdam vizyonu, sanayi bilinciyle açıklanamaz. 25 yıllık bir sanayici olarak söylüyorum; bu hedefin gerçekleşmesi mümkün değil. Keşke kent yararına çalışan, sanayi kültürüne sahip, üretimden gelen insanların fikirlerinden faydalanılsaydı. Dinlemeselerdi bile en azından dinlemiş gibi yapsalardı, bu hatalar yapılmazdı. Fakat bunun yerine fikir beyan eden insanlar trol hesaplarla itibarsızlaştırılmaya, kriminalize edilmeye çalışılıyor. Ben bile sadece bir iş insanı olarak düşüncelerimi ifade ettiğim için ondan fazla davayla karşı karşıya kaldım. Yine de şunu söylemek istiyorum: Biz bu kentin geleceği için konuşuyoruz. Ehliyete ve liyakate dayalı olmayan yönetim anlayışıyla kentimizin kaderiyle oynanıyor. Çocuklarımızın geleceğiyle oynanıyor. Allah halkımızın yardımcısı olsun” şeklinde konuştu.




