Van’da son yıllarda yaygınlaşan tekstil ve çağrı merkezleri sayesinde işsizlik minimum seviyelere inerken, artan maliyetler nedeniyle bazı iş insanlarının üretimi farklı şehir veya ülkelere taşıdığı belirtildi. Takva, bu iş insanlarının tekrar Van’a gelerek yatırım yapmaları gerektiğini ifade etti.

Başkan, üretim atağının sürdürülebilmesi için devlet destek ve teşviklerinin artırılması gerektiğini vurgularken, Van’a sınır ülkelerden—İran, Irak, Ermenistan gibi—sağlanacak üretim altyapısıyla ülkeye katma değer kazandırılabileceğini söyledi.

“YATIRIM, GENÇ NÜFUS VE TURİZM”
Programda soruları cevaplayan Takva, “Yüzyıla girişten bugüne kadar, Türkiye genelinde olduğu gibi Van'da da önemli değişimler yaşandı. Kentin yaşam akışı, kentsel dönüşüm ve yatırım ortamının iyileştirilmesi gibi faktörler, 20 yıl öncesi ile günümüz arasında görece bir değişim ve dönüşümün yaşandığını gösteriyor. Bu süreç sadece Van’a özgü değil; ülke genelinde ve dünya ölçeğinde de benzer değişimler yaşanıyor. Ancak bölgesel parametreler açısından, dünya çok hızlı bir şekilde ilerlerken, biz bu hıza yetişmekte zaman zaman yavaş kalıyoruz” dedi.

“TEKSTİL SEKTÖRÜ GİBİ ALANLAR, SANAYİLEŞMENİN BAŞLANGIÇ NOKTALARI OLARAK DEĞER TAŞIYOR”
Tekstil kent ile başlayan sanayileşme serüveninin ileri düzeye taşınabileceğini kaydeden Takva, “Van ölçeğinden bakıldığında, Doğu Anadolu bölgesinde sanayileşme süreci hâlâ ilk aşamalarda, yani sanayi 1.0 seviyesinde. Tekstil sektörü gibi alanlar, sanayileşmenin başlangıç noktaları olarak değer taşıyor. Bölgede sanayicilerin desteklenmesi, altyapılarının güçlendirilmesi ve yatırımlarının korunması büyük önem taşıyor. Ulusal düzeyde ise bazı bölgelerde kümelenen sanayi ve inovatif yaklaşımlar sayesinde, karbon dönüşümü, yeşil ekonomi ve dijitalleşme alanında gelişmeler kaydediliyor” diye konuştu.

“SANAYİLEŞME DESTEKLENMESİ GEREKEN BİR YAPI OLARAK ÖNE ÇIKIYOR”
Van’da sanayileşmenin desteklenmesi gerektiğinin altını çizen Takva, “Van'daki sanayi kuruluşları genellikle orta veya düşük ölçekli işletmelerden oluşuyor. Bu yapı, KOBİ ölçeğine uygun bir sanayi ekosistemini ortaya koyuyor. Sanayinin temeli, 1990'lı yıllarda sınır ticaretinde oluşan sermaye birikimiyle atılmış; 1995–1996 yıllarında organize sanayi bölgelerinin temeli atılmış ve sanayi kuruluşları buna paralel olarak şekillenmiş. Bugün Van’da sanayi, kent ekonomisinin yaklaşık yüzde 15-16’sını oluşturuyor ve korunması, desteklenmesi gereken bir yapı olarak öne çıkıyor” ifadelerini kullandı.

“VAN’A YATIRIM YAPAN İŞ İNSANLARI DESTEKLENMELİ”
Doğu Anadolu’da yatırımların teşvike ihtiyaç duyduğunu söyleyen Takva, “Türkiye genelinde batı bölgelerinde yatırım alanları belli ölçüde doyuma ulaşmışken, doğudaki bölgelerde yatırımlar hâlâ teşvik ve korunmaya ihtiyaç duyuyor. Van’da yatırım yapmak isteyen girişimcilerin desteklenmesi ve özel önem gösterilmesi gerekiyor. Çünkü bölgesel kalkınmanın sağlanması ve ekonomik bütünleşme için doğuda yatırım yapan insanların korunması zorunlu. Sanayileşme hikayesi, 1990’lı yıllardaki sınır ticaretinde oluşan sermaye birikimi ile üretime dönüşme arzusundan doğdu. Bugün Van’da 6–7 bin kişilik istihdam sağlanmış durumda. Bu sayı, ulusal markalara fason üretim yapan işletmelerle daha da büyütülebilir. Yatırım ortamındaki eksikliklerin giderilmesi, demiryolu ve karayolu ulaşım altyapısının iyileştirilmesi, enerji destekleri ve istihdam üzerindeki işveren yükünün azaltılması, sanayinin büyümesi için kritik öneme sahip” ifadelerine yer verdi.

“VAN GÖLÜ DEMİRYOLU HATTI GİBİ PROJELER UZUN YILLARDIR HAYATA GEÇİRİLEMİYOR”
Demir yolu hattı gibi yıllardır bekletilen projelerin biran önce hayata geçirilmesi gerektiğini anımsatan Takva, “Van’daki demiryolu altyapısı ise hâlâ lojistik açısından dezavantajlı. İran’dan veya Çin’den gelen ürünlerin Van’a ulaşması, feribot ve demiryolu kombinasyonu ile minimum 4 saat alıyor ve maliyetleri artırıyor. Kuzey ve Güney Van Gölü demiryolu hattı gibi projeler uzun yıllardır hayata geçirilemiyor. Yatırım ortamını iyileştirmek, sanayi ve tekstil sektörlerinin lojistik ihtiyaçlarını karşılamak için bu garabetlerin ortadan kaldırılması gerekiyor. Kent, sanayileşme açısından hâlâ emekleme aşamasında olsa da turizmde ciddi bir potansiyele sahip. İran ve çevre ülkelerden gelen turistler Van’ı tercih ediyor. 2015’ten önce İranlı turistlerin ilgisi sınırlıyken, bugün Kapıköy Gümrük Kapısı üzerinden yılda 720 bin İranlı misafir kentte ağırlanıyor. Ayrıca İran Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Van’da oy kullanımı için Ticaret ve Sanayi Odası’nda sandık kurularak bir ilk gerçekleştirildi. Van’ın coğrafi konumu, İran’a 287 kilometre mesafede bulunması ve sınır ticareti açısından büyük avantaj sağlıyor” dedi.

HAYVANCILIKTA 1. SIRADAYIZ AMA…
Van’ın küçükbaş hayvan varlığında ülke sıralamasında birinci sırada yer aldığı kaydeden Takva, “Van, yüzölçümü olarak 21.000 km² ile Türkiye’nin 5. büyük, nüfus olarak ise 1.150.000 kişiyle 19. büyük kenti. Genç nüfus oranı ülke ortalamasının üç katına yakın ve bu genç enerji, işsizlikle birleştiğinde hem bir fırsat hem de risk oluşturuyor. Bu nedenle gençlerin istihdamı için çağrı merkezi ve diğer girişimcilik projeleri hayata geçirildi. Yaklaşık 10 bin kişinin istihdam edildiği bu alan, sanayileşme kültürünün altyapısı açısından da önemli. Van’ın başat sektörleri turizm ve hayvancılık. Küçükbaş hayvan varlığı 3,5 milyon ile Türkiye’de birinci sırada. Toplam mera alanlarının yüzde 10’u Van sınırları içinde yer alıyor ve organik hayvancılık açısından büyük bir potansiyel barındırıyor. Turizmde ise gastronomi fuarları ve tescilli ürünlerle kentin tanıtımı güçlendiriliyor. Kent, yerel ve bölgesel sanayinin gelişmesi için yeterli altyapıya sahip olsa da, yatırım ortamı ve lojistiği olumsuz etkileyen koşulların iyileştirilmesi gerekiyor. Tekstil sektörü, sanayileşme kültürünün temeli olarak bu süreçte kritik öneme sahip. Van’daki değişimi destekleyen yerel yönetimlerin ve valinin katkıları, hem hayvancılık hem turizm alanında kentin dönüşümünü gözle görülür hale getiriyor” şeklinde konuştu.




