Van’ın kalbi sayılan tarihi Şamran Kanalı, Devlet Su İşleri (DSİ) Müdürlüğü’nün aldığı tartışmalı kararla susuz bırakıldı. Urartular döneminde yapılan ve yaklaşık 3 bin yıldır Edremit ilçesinin yeşil dokusuna hayat veren bu kadim su kanalı, tarım alanı statüsünün kaldırılmasıyla birlikte tamamen kuruma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı.
Konuyla ilgili basın açıklaması yapan Kadirşinas Vanlılar Derneği Başkanı Vedat Özgür, alınan kararı “tarihi ve ekolojik bir katliam” olarak nitelendirdi. Özgür, Şamran Kanalı’nın sadece bir sulama aracı olmadığını, aynı zamanda bölgenin mikroklimasını düzenleyen ve kültürel hafızasında önemli bir yer tutan bir yaşam kaynağı olduğunu vurguladı. “Bu karar Edremit’in can damarını kesmekle eşdeğerdir. Binlerce yıllık bahçelerimiz, meyve ağaçlarımız, tarım alanlarımız susuz bırakılmıştır. Göz göre göre çölleşmenin kapıları aralanmıştır,” diyen Özgür, alınan kararın bilimsel ya da mühendislik temelli olmadığını ve “ben yaptım oldu” mantığıyla hareket edildiğini belirtti. Açıklamada, özellikle çevreye duyarlılık konusunda devletin birçok yerde örnek teşkil eden adımlar attığına dikkat çekilerek, Van’daki bu durumun aynı hassasiyetle değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. “Bodrum’da bir ağaç için yüzlerce uçak havalanırken, Van’da 3 bin yıllık bir su kaynağının kesilmesini aklımız da vicdanımız da kabul etmiyor” ifadelerine yer verildi.
Vedat Özgür, başta Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum olmak üzere tüm yetkilileri Van’a davet ederek, tarihi Şamran Kanalı’nda yaşanan bu ekolojik tahribatı yerinde görmeye çağırdı. Dernek, kararın derhal geri alınarak Şamran suyunun yeniden bağ ve bahçelerle buluşturulmasını talep etti. “Su hayattır ve kesilemez” diyen Özgür, bu kararın tarih önünde affedilemeyecek bir vebal olduğunu belirterek, mücadelelerini sonuna kadar sürdüreceklerini kamuoyuna duyurdu.

Minua Kanalı’nın geçtiği güzergahta gerek kanalın destek duvarlarına gerekse kayalara çivi yazısıyla işlenen 15 kitabe yer alıyor. Bu kitabelerden 14’ü doğrudan Şamran Kanalı ile ilgiliyken yanlızca biri Kraliçe Tariria adına yaptırılan üzüm bağını konu alıyor. Urartulog Işık, bu yazıtların önemli bir kısmının tahrip edildiğini ve birçoğunun ise günümüze kadar ulaşamadığını belirtiyor.
Ulaşılabilen ve birbirini tekrar eden bu tarihi yazıtlarda, kanala zarar verecek olacakları lanetleyen bir beddua yer alıyor: “İşpuini’nin oğlu Minua, Tanrı Haldi’nin gücü sayesinde bu kanalı açtı. Adı Minua Kanalı’dır. Tanrı Haldi’nin büyüklüğü sayesinde, Minua, güçlü kral, büyük kral, Bianili (Urartu) Ülkelerinin Kralı, Tuşpa kentinin efendisidir. Minua der ki, kim bu yazıyı silerse, kim onu tahrip ederse, kim bunu görürse, kim başkasına ‘Bu kanalı ben açtım’ derse o, Tanrı Haldi, Tanrı Teişeba, Tanrı Şiuini ve bütün tanrılar tarafından mahvedilsin. Güneş ışığından yoksun edilsin.”
Urartu’nun büyük kralı Minua’nın lanetine rağmen; kanalın ismi değiştirildi, tahrip edildi, kirletildi, üzerine hidroelektirik santrali kuruldu ve suyu tükendi. Bir zamanlar berrak akan ve Edremit’in bağlarını sulayan Minua Kanalı’na artık lağım suları bile dökülüyor. Minua’nın kanalı, yaklaşık 2800 yılın ardından artık yok oluyor.




