Urartu Krallığı dönemine uzanan savat sanatı, unutulmaya yüz tutmasına rağmen Van’da usta ellerde yeniden hayat buluyor. Gümüş üzerine işlenen ince motiflerin siyah renkli özel bir alaşımla doldurulmasıyla ortaya çıkan savatlı gümüş işlemeciliği, kentte gelecek nesillere aktarılmaya çalışılıyor. Savatlı gümüş işlemeciliği ustası Sadık Binici, kendi atölyesinde hem üretim yapıyor hem de mesleği gençlere öğretiyor.
Urartulardan günümüze kadar ulaşan savat sanatı, Van’da yaşatılmaya çalışılıyor. Yaklaşık 25 ayrı aşamadan oluşan bu zahmetli süreçte, gümüş üzerine işlenen ince desenler özel siyah alaşım ile doldurularak kendine özgü estetik görünüm elde ediliyor. Van’ın en kıymetli el sanatlarından biri olan savat, ustaların çabasıyla geleceğe taşınıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı onaylı savatlı gümüş işlemeciliği ustası Sadık Binici, 44 yıldır sürdürdüğü mesleğini atölyesinde genç kuşaklara aktarıyor.

“OSMANLILAR BU SANATA SAHİP ÇIKTI”
İki ustadan öğrendiği savat işlemeciliğini kendi yorumuyla geliştiren Binici, yüzükten kolyeye, kemerden broşa kadar birçok üründe Van’ın tarihi ve kültürel değerlerini işliyor. Savat sanatının, Urartu Krallığı döneminde bölgede uygulanan bir gümüş işleme tekniği olduğunu belirten Binici, “Urartulardan sonra Romalılar, Selçuklular ve Osmanlılar bu sanata sahip çıktı. Özellikle Osmanlı döneminde en üst seviyeye ulaştı. 1915 yılına kadar Van’da 100’ün üzerinde kuyumcu atölyesi vardı ve üretilen tabakalar, kemerler ve takılar dünyanın farklı ülkelerine gönderiliyordu” dedi.
“VAN İÇİN ÇOK ÖNEMLİ BİR DEĞER”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayelerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen “Anadolu’daki Bereket, Birikim ve Beceri” mottolu “Anadoludakiler Projesi”nde de yer aldıklarını belirten Binici, kentte savat sanatını sıfırdan üretim yaparak sürdüren tek atölye olduklarını söyledi. Atölyesinde 6 kişinin çalıştığını ifade eden Binici, gençlere bu sanatı en iyi şekilde öğretmeye gayret ettiğini vurgulayarak, “Benden sonra da devam ettirmelerini istiyorum. Van için çok önemli bir değer. Gelen yerli ve yabancı turistler hem bilgi alıyor hem de ürünlerimize ilgi gösteriyor. Son dönemde ilgi daha da arttı” diye konuştu.

“NESİLLERE AKTARILMASI İÇİN ÇALIŞIYORUZ”
Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı (DAKA) Genel Sekreteri Halil İbrahim Güray ise savatlı gümüş işleme sanatının Urartulardan günümüze uzanan ancak kaybolmaya yüz tutmuş önemli bir miras olduğunu söyledi. Cumhuriyet öncesinde Van’da yaygın olarak icra edilen bu sanatın, 1915 sonrasında atölyelerin kapanmasıyla büyük ölçüde sekteye uğradığını belirtti.
DAKA olarak savat sanatını yeniden ayağa kaldırmak, sanatkârlar yetiştirmek ve Van ekonomisine katkı sağlayacak aktif bir iş kolu haline getirmek amacıyla çalışmalar yürüttüklerini kaydeden Güray, Van Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı ve Van Savatını Yaşatma Derneği iş birliğinde “Van Savat Evi Projesi”ni başlattıklarını ifade etti.
Proje kapsamında 2 yıl boyunca 20 gence savatın ham gümüşten nihai ürüne kadar tüm aşamalarının öğretileceğini belirten Güray, bu köklü sanatın geçmişte olduğu gibi bundan sonraki nesillere de aktarılması için çalışmaların sürdüğünü söyledi.




