Henüz 12 yaşında başladığı kahvecilik mesleğini ilk günkü heyecanla sürdüren Arar, geleneksel demleme teknikleriyle hazırladığı çayı, yıllardır aynı lezzetle müşterilerine sunmaya devam ediyor.

57 YILLIK MESLEK AŞKI

Vanlı Halit Arar, 1968 yılında henüz çocuk yaşta adım attığı kahvecilik mesleğini yarım asrı aşkın süredir aralıksız sürdürüyor. “Çay demlemek bir sanattır,” diyen Arar, çayın kalitesini belirleyen en önemli etkenlerin suyun sıcaklığı, kaynama derecesi ve demlenme süresi olduğunu vurguluyor. Her sabah günün ilk ışıklarıyla birlikte çayevinin kapısını açan Halit Usta’nın ilk işi sobasını yakmak. Sobanın üzerinde sürekli sıcak su bulunduruyor ve bu suyla hazırladığı çay, mis kokusuyla mekânı sarıyor. Usta, çayına kök tarçın, havlıcan ve karanfil gibi doğal bitkiler ekleyerek aromayı zenginleştiriyor. “Bu işi sevmezsen yapamazsın,” diyen Arar, her fincanda yılların emeği ve ustalığı olduğunu belirtiyor.

“ÇIRAKLAR KALMADI, MESLEK YAVAŞ YAVAŞ YOK OLUYOR”

Mesleğine duyduğu sevgiyi her fırsatta dile getiren Halit Arar, geçmişte çırakların ustalarından uzun yıllar eğitim aldığını ancak günümüzde bu geleneğin neredeyse kaybolduğunu söylüyor: “Eskiden çıraklar yanımızda yıllarca kalır, işi öğrenirdi. Şimdi ise birkaç gün durup gidiyorlar. Artık kahvehanecilik mesleğine ilgi duyan genç kalmadı. Bu da hem mesleğimizin hem kültürümüzün yavaş yavaş yok olmasına neden oluyor.”

“KAHVEHANELER TOPLUMUN HAFIZASIYDI”

Modern kafelerin yaygınlaşmasıyla birlikte geleneksel kahvehanelerin unutulmaya yüz tuttuğunu dile getiren Arar, kahvehanelerin bir zamanlar toplumun sosyalleşme alanları olduğunu hatırlatıyor: “Eskiden insanlar kahvehanede buluşur, sohbet eder, fikir alışverişinde bulunurdu. Şimdi herkes telefonuna gömülmüş durumda. Bizim mekânlarımızda ise hâlâ muhabbet, dostluk ve samimiyet var.”

I M G 3521

GEÇMİŞİN SICAKLIĞINI YAŞATIYOR

Halit Usta’nın çay salonu, yılların birikimini ve nostaljik atmosferini koruyor. Tabelasından oturaklarına, duvarlardaki eski tablolarından kömür sobasına kadar her ayrıntı, geçmişin izlerini taşıyor. Mekânı dolduran nostaljik eşyalar, ziyaretçilerine zamanda yolculuk yaptırıyor. Çayevine gelen misafirler sadece çay içmekle kalmıyor; Van’ın geçmişine dair bir kültürel mirasla da buluşuyor.

YARIM ASIRLIK MÜŞTERİ: “NE ÇAYIN NE DE MEKÂNIN TADI DEĞİŞTİ”

Halit Usta’nın çay salonunun müdavimlerinden Mehmet Metin Dervişoğlu, yaklaşık yarım asırdır aynı mekâna geldiğini söylüyor: “1977-78 yıllarında öğrenciydik, çörek alıp burada kahvaltı yapardık. Öğleden sonra otururduk, sohbet ederdik. Aradan 50 yıl geçti, hâlâ geliyoruz. Ne çayın ne de mekânın tadı değişti. Burada her şey sıcak, samimi ve muhabbet dolu.”

I M G 3510

VAN’IN KÜLTÜREL HAFIZASINDA BİR İZ

Bugün 69 yaşında olan Halit Arar, yıllardır aynı sobanın başında, aynı fincanlarla çay demliyor. O sadece bir kahveci değil; Van’ın kültürel belleğini diri tutan bir emekçi, bir zamanlar sokaklarda yankılanan kahve kokusunun yaşayan temsilcisi. Zamana direnen çay salonu, modern dünyanın hızına inat, geçmişin dinginliğini bugüne taşıyor.

Muhabir: Yeşim Aşan