Son dönemde kilo verme amacıyla kullanılan GLP-1 reseptör agonistleriyle ilgili tartışmalar sürerken, bu ilaçların kanser üzerindeki olası etkilerine ilişkin yeni araştırmalar dikkat çekiyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Van SBÜ Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Remzi Sarıkaya, 2026 Amerikan Klinik Onkoloji Derneği (ASCO) Yıllık Toplantısı’nda sunulan önemli bir çalışmanın sonuçlarını paylaştı.
12 BİNDEN FAZLA HASTA İNCELENDİ
Sarıkaya, araştırmada ABD’nin en büyük sağlık veri tabanlarından biri olan TriNetX sistemi üzerinden evre I-III kanser tanısı bulunan 12 binden fazla hastanın değerlendirildiğini belirtti. Çalışmada GLP-1 reseptör agonisti kullanan hastalar ile benzer özelliklere sahip DPP-4 inhibitörü kullanan hastaların karşılaştırıldığını ifade etti.
BAZI KANSER TÜRLERİNDE DİKKAT ÇEKEN SONUÇLAR
Araştırma sonuçlarına göre akciğer, meme, kolorektal ve karaciğer kanserlerinde GLP-1 kullanan hastalarda metastatik hastalığa ilerleme riskinin yaklaşık yüzde 38 ila yüzde 50 oranında daha düşük bulunduğunu aktaran Sarıkaya, akciğer kanserinde metastaz gelişme oranının yüzde 22’den yüzde 10’a, meme kanserinde yüzde 20’den yüzde 10’a, kolorektal kanserde yüzde 22’den yüzde 13’e ve karaciğer kanserinde yüzde 28’den yüzde 19’a gerilediğini kaydetti.
ETKİ SADECE KİLO KAYBIYLA AÇIKLANMAYABİLİR
Çalışmada tümör dokusunda GLP-1 reseptör düzeyi yüksek olan hastalarda daha iyi sağkalım eğiliminin gözlendiğini belirten Sarıkaya, bunun söz konusu ilaçların yalnızca kilo kaybı sağlamadığını, doğrudan tümör biyolojisi üzerinde de etkili olabileceğini düşündürdüğünü söyledi.
Araştırmacıların olası mekanizmalar üzerinde çalıştığını ifade eden Sarıkaya, kronik inflamasyonun azaltılması, insülin direncinin düzeltilmesi, bağışıklık sisteminin güçlenmesi ve metastatik yayılımı kolaylaştıran bazı biyolojik süreçlerin baskılanmasının olası nedenler arasında değerlendirildiğini belirtti.
“KESİN KANIT OLARAK DEĞERLENDİRİLMEMELİ”
Doç. Dr. Remzi Sarıkaya, elde edilen sonuçların umut verici olduğunu ancak dikkatli yorumlanması gerektiğini vurgulayarak, çalışmanın randomize kontrollü bir araştırma olmadığını, gerçek yaşam verilerine dayanan gözlemsel bir analiz niteliği taşıdığını söyledi.
Bu nedenle GLP-1 kullanımının metastazı doğrudan azalttığının kesin olarak söylenemeyeceğini belirten Sarıkaya, kilo kaybının etkisinin tam olarak ayrıştırılamadığını, ayrıca hastaların aldığı tedaviler, kullanılan ilaçların türü, dozu ve kullanım süresi gibi faktörlerin de sonuçları etkileyebileceğini ifade etti.
ONKOLOJİDE YENİ BİR DÖNEMİN KAPISI ARALANABİLİR
GLP-1 reseptör agonistlerinin daha önce kalp-damar sağlığı, böbrek fonksiyonları ve metabolik hastalıklar üzerindeki olumlu etkileriyle gündeme geldiğini hatırlatan Sarıkaya, son araştırmaların bu ilaçların onkoloji alanında da yeni fırsatlar sunabileceğini gösterdiğini belirtti.
Sarıkaya, mevcut bulguların kesin sonuçlar olarak değil, gelecekte yapılacak daha kapsamlı çalışmalarla doğrulanması gereken umut verici bilimsel veriler olarak değerlendirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.