Hayat...
Kimi zaman bir oyun, kimi zaman bir mücadele, ama en çok da bir sınav. Çünkü biz müminler için bu dünya; gelip geçici bir imtihan salonudur.
Allah Kur’an’da şöyle buyurur:
 “Hanginizin daha güzel amel işleyeceğini denemek için ölümü ve hayatı yaratan O’dur.” (Mülk, 2)
Peki biz bu sınavda kaçıncı sorudayız?
Belki sabırla sınandığımız bir hastalık sorusundayız…
Belki şükürle çözeceğimiz bir nimet sorusundayız…
Belki de tövbe ile kurtulacağımız bir hata sorusundayız…
Ama şu kesin: Her bir gün bir sorudur ve biz her gün cevap yazıyoruz.
Bugünün gençliği için bu sınavın içinde doğru bir örnek arıyorsak, işte karşımızda bir isim parlıyor:
Arda Güler.
Hem alnı secdede bir genç, hem dünyanın en büyük sahnelerinde adından söz ettiren bir yıldız.
Ama onu asıl farklı kılan, başarısının yanında taşıdığı imanı ve tevazusudur.
Her golden sonra semaya kaldırdığı parmağı, bize sadece futbolda değil, ahlakta da yıldız olunabileceğini gösteriyor. 
Hayat sınavı bazen şöhretle, bazen zorlukla gelir.
Ama örnek bir mümin, her soruyu Allah rızasını gözeterek cevaplar.
Arda gibi gençler, bize şunu hatırlatır:
"Başarı, imanla birleştiğinde kalıcı bir iz bırakır."
Şimdi kendimize soralım:
Biz bu sınavda kaçıncı sorudayız?
Ve cevabımız, bizi nereye götürüyor?