Geçtiğimiz sezon şampiyonluk parolasıyla yola çıkan Vanspor, play-off’lardan bir üst lige yükselerek şehre uzun zamandır beklenen mutluluğu yaşatmıştı. Oysa sezon hiç de kolay başlamamıştı: dört farklı teknik direktör, yüksek bütçe ve büyük beklentilere rağmen Vanspor sahada aradığı istikrarı bir türlü bulamamıştı. Ancak iş play-off’lara geldiğinde Vanlı hocamız Murat Yıldırım’ın muazzam performansı, şehre tarihî bir zafer kazandırdı. O gece sokaklarda sabahlara kadar süren coşku, Van’ın sportif ruhunu yeniden canlandırdı.

Yeni sezona ise bambaşka bir tabloyla girildi. Yönetimsel belirsizlikler, kongre süreçleri ve yeni teknik ekip tartışmaları derken camiada kaos havası hakimdi. Başkan Erol Temel’in basına yönelik çıkışı, eleştirilerin gölgesinde dahi haklı bir sitem olarak yankılandı. Bir yandan geçen sezonki kadrodan önemli oyuncularla sözleşme yenilenirken, diğer yandan merakla beklenen yabancı transferler takıma dahil oldu. Yönetim bu yılın hedefini “ligde kalıcı olmak, seneye ise bir üst lig için güçlü bir kadro kurmak” şeklinde açıklayarak gerçekçi bir vizyon ortaya koydu.

Sezonun açılışı Boluspor maçıyla geldi. İstanbul’da oynanan o karşılaşmanın ilk yarısı hayal kırıklığı yaratsa da Vanspor ikinci yarıda sahaya karakter koyarak 3-2 kazandı. Ardından iç sahada alınan Erokpor galibiyeti, çıkışın tesadüf olmadığını gösterdi. Zorlu Iğdırspor deplasmanından da 1 puanla dönmek, camia açısından beklentilerin ötesinde değerliydi.

Hakan Kutlu hocanın oyun planı giderek takıma oturmaya başladı. Üçlü savunma kâğıt üzerinde soru işaretleri yaratsa da sahada işledi ve teknik ekibin dokunuşları taraftara güven verdi. Cedric ve Anertis Vlachomitros’un çift forvet uyum sorununa, Traore’nin düşük performansı da eklenince hücumda arayışlar devam etse de takım oyunu ön plana çıktı. Vanspor artık bir “teknik direktör takımı” görünümüne kavuştu.

Üçüncü hafta sonunda 2. sırada olmak gurur verici bir tablo. Ancak lig henüz çok yeni ve bu sezon beş takımın düşecek olması rekabeti daha da sertleştiriyor. Hakan Hoca’nın Erzurumspor’da “kümede kalsa yeter” denilen bir takımla play-off oynamış olması, Vanspor adına önemli bir referans.

Şimdi gözler bu haftaki Bandırmaspor maçına çevrilmiş durumda. Rakibin en tehlikeli silahı Douglas Tanque, farklı profilde güçlü bir forvet. Ayrıca Bandırmaspor, önceki rakiplere kıyasla daha oturmuş bir takım oyununa sahip. Vanspor’un bu sınavdan da alnının akıyla çıkması, şehrin yeni sezondaki umutlarını katlayacak.

Hadi bakalım Vanspor! Bu yıl da bizi sokaklara dök.