Van’a bugün itibarıyla yaşanılabilir şehir endeksi yapılsa, artık son sıralarda yer alacak gibi görünüyor. Şehirde iş imkânı az. Kira ücretlerinde zam konusunda ise ülkenin ilk üç şehri arasındayız. Az sayıdaki işe yoğun talep var; fakat asgari ücretin üzerinde maaş veren iş yeri neredeyse yok. İnsanların okumuşu ya da okumayanı, inşaat alanlarına yöneliyor ve maalesef evlatlarımız oralarda can veriyor.

Bunun üzerine bir de düzensiz ve çarpık kentleşme, dar yollar ve yetersiz ulaşım ağı ekleniyor. (Kimileri bu soruna “Mavi minibüs var, beyaz var, mor var” diyecektir. Onlara Kayseri modelini incelemelerini rica ederim.) Eskiden Van’da bir yerden bir yere gitmek için arabaya binildiğinde, merkez içindeki en ücra noktaya ulaşmak en fazla 8 dakika sürerdi. Bugün ise bırakın en ücra yeri, Ali Paşa Mahallesi’nden Beşyol Meydanı’na arabayla gitmek yarım saatten fazla sürüyor.

Bunun üstüne kara kışı da düşünün tam olsun. Zira kar çalışmaları sınıfta kalınca vatandaş küreği fırçayı eline almak zorunda kalıyor.

Bir hastanız olduğunu ve merkeze uzak bir yerde bulunmadığınızı düşünün. Ambulans ya da kendi aracınızla hastanızı YYÜ Hastanesi’ne ya da Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürmek zorundasınız. Eğer hastanızın durumu ağırsa… Başınız sağ olsun. Buna da “günü dolmuştu” diyelim. Fakat şehir, küçük bir merkeze sığmayacak kadar büyüdü. İmkânların tamamının dört cadde üzerinde toplanması, günde ortalama 150 binden fazla insanı buraya çekiyor.

Peki, şehri genişletmek uzun vadeli bir plan. O zaman trafiğe kısa vadede ne yapılmalı? Çevre yolunu ele alalım. Diyelim ki tamamlandı; yine de bir merhem olacağını sanmıyorum. Asıl büyük resim alt ve üst geçitlerdir. Yani kısaca, nüfusu Van’dan küçük olan Erzurum, Malatya ve Elazığ gibi şehirlere yapılan yol projeleri örnek alınmalıdır.

Sadece eleştirmek faydasızdır. Peki, çözümleri neden konuşmayalım? Gelin birlikte bakalım: Havalimanı Kavşağı, Emniyet Kavşağı, Otogar Kavşağı ve en önemlisi, en zoru Beşyol Meydanı için acilen alt veya üst geçit çalışmalarının başlatılması gerekiyor. Tabiri caizse her gün ağlayacağımıza, bir gün adam akıllı ağlayalım. Yani gerekirse bu yollar parça parça kapalı olsun. Sonunda çözüm olacaksa trafik, şu anki çile halinden kurtulabilir.

Havalimanı Kavşağı, Emniyet Kavşağı ve Otogar Kavşağı projeleri, İpekyolu Caddesi’ni bir nebze rahatlatacaktır. Ancak asıl sorun merkez trafiğidir. Değerli yetkililerimiz, “Neden İstanbul, İzmir gibi mega şehirlerle yarışmıyoruz?” diye soruyor olabilir. Fakat sorunları yarıştırmak adına tüm ihmaller yapılıyor. Yollar tamamlanmıyor, bahsedilen projeler gündeme dahi getirilmiyor.

Bu şehirde artık yaşanılmıyor, yürünemiyor, hasta olunamıyor, iş bulunamıyor, kimse kirada kalamıyor ve bir yerden bir yere gidilemiyor.

Tek bir cümle kaldı: “Toparlanın, Van’ı Terk Ediyoruz.”