Her çiçek her toprakta açmaz…

Vanspor, Trendyol 1. Lig’de son dört maçında sahada tam 11 puan bıraktı. Dört maçta yalnızca bir beraberlik alırken, üç karşılaşmadan mağlubiyetle ayrıldı. İç sahada düşmesine neredeyse kesin gözüyle bakılan Hatayspor ve Adana Demirspor gibi rakipleri mağlup edip, küme düşme hattındaki Manisa FK karşısında alınan mağlubiyetin kabul edilebilir bir tarafı yok.

Hakem hatalarını ön plana çıkarmaya çalışan bir zihniyet, yalnızca suçu kendi üzerinden başka yerlere taşıma çabasından ibarettir.

“Beraberlik golüne kadar sahada üstündük” cümlesi, Vanspor Teknik Direktörü Hakan Kutlu’ya ait. Hakan Hoca, açıklamasının devamında son haftalarda hakem yönetimlerinden yakındı ve Manisa maçı için “Hakem bizi ezdi” ifadelerini kullandı. Vanspor lehine verilmesi gereken ikinci sarı kart pozisyonu tartışmaya açıktır; ancak penaltılar ve kırmızı kart pozisyonları tartışmaya kapalıdır.

Sfsfsfs

İlk penaltı pozisyonunda Manisalı futbolcu topa hamle yaparken baldırına net bir diz teması oldu. Artık 2. ya da 3. Lig’de değiliz. Lucas gibi bir savunmacının böylesine kontrolsüz ve hunharca uzaklaştırma çabaları kabul edilebilir değildir.

Hththts

İkinci penaltı pozisyonunda ilk açıdan Lucas’ın rakibin önüne kaydığı izlenimi oluşsa da kale arkası görüntülerinde tabanla rakip oyuncunun kaval kemiğine temas ettiği net biçimde görülmektedir. Bu pozisyon, açık bir penaltıdır ve itiraza açık bir yanı yoktur.

Hakemin art niyetli olduğunu varsaysak bile; hedefini şampiyonluk, olmazsa Play-Off olarak açıklayan bir takımın hakemi de yenmesi gerekir. Altını çizerek söylüyorum: Kimse kimsenin niyetini bilemez. Ancak hakemin göz göre göre maçı alıp bir tarafa verdiği söylemi gerçekten gerçekçi değildir. Sürekli suçu başkalarına atmaktan vazgeçilmelidir.

Amedspor maçında atılan üç golün üçüncüsü hariç, Vanspor’un kanat organizasyonuyla ürettiği temiz bir gol var mı? Beklerin kanat, kanatların bek gibi oynadığı, sağda solda 12 kilometre koştuğu bir oyunda bu çocukların orta açacak mecali kalıyor mu? Buna kim inanır?

Sivasspor Teknik Direktörü bile Vanspor için “Oyun planı yok, doldur–boşalt oynuyor, geçiş kovalıyor ve rakibi üzerine çekip boşluk aramaktan başka bir şey yapmıyor” yorumları yapılmıştı. Bu tespitlere katılıyoruz. Sezon başından bu yana futbolun değişmez kuralı takımın işini bir şekilde götürdü: “Atanın ve tutanın iyi olacak.” İvan Cedric ve Çağlar Şahin Akbaba’nın bireysel çabaları belki de birçok maçı kurtardı.

Hakan Kutlu, bir dönem “Taraftara rağmen istifa edeceğim” dedi. Futbolcular Serikspor maçı sonrası çiçekle özür diledi: “Bu maç bizim hatamız” diye… O maç sizin hatanız, bu maç bireysel hata, şu maç hoca hatası… Burası Van Asliye Hukuk Mahkemesi değil. Burası Vanspor Futbol Kulübü. “Hata kimin?” sorusu yerine asıl sorulması gereken şu: “İnancınızı kayıp mı ettiniz?”

Hakan Kutlu’yu seversiniz ya da sevmezsiniz… Ancak gelinen noktada Vanspor’un bocaladığı bu dönemi iyi yönetemedi. Kontrolü eline alamadı ve oyuncu grubunu inandıramadı. Maçtan sonra çıkıp “Emir’i de sayarsak sahadaki 7 futbolcu alt lig oyuncusu” derseniz, kusura bakmayın; kimse çıkıp sizin için ter dökmeye inanmaz.

Uzun lafın kısası:
Hakan Kutlu’nun Vanspor hikâyesi, sonunda mutlu biten bir yaz dizisi gibi olmadı. Gerçek hayat hikâyeleri gibi ağır ve sancılı bitiyor. Kalırsa zarar, giderse zarar. (Maddi)

Her çiçek, her toprakta açmıyormuş hocam…

Hakan Kutlu-8