Van... Tarihin, kültürün ve eşsiz göl manzarasının şehri. Ama bir de madalyonun diğer yüzü var: Birkaç saatlik yağmurun ardından ortaya çıkan, şehrin makûs talihi haline gelmiş "Venedik manzaraları".

V A N A D İ K

Her yağmur, adeta bir altyapı iflasının duyurusu gibi. Gökyüzü cömertçe birkaç damla bahşettiğinde, Van'ın caddeleri saniyeler içinde devasa, bulanık göllere dönüşüyor. Bu göller, ne yazık ki romantik bir gondol sefası vadeden Venedik kanalları değil; aksine, tehlikelerle dolu, derinliği meçhul su birikintileri. Araçlar güçlükle ilerlerken, yayalar için durum tam bir hayatta kalma mücadelesine dönüşüyor.

Whatsapp Image 2025 10 21 At 09.38.51Çifte İşgal: Su ve Esnafın İstilası

İnsan, doğal olarak, bu sel sularından kaçıp sığınabileceği tek güvenli limana, kaldırıma yönelmek istiyor. Ne var ki, Van'ın kaldırımları yayalara ait olma vasfını uzun zaman önce yitirmiş durumda. Birincil işgalci: Esnaf. Mallarını, tezgahlarını, reklam panolarını öyle bir yaymışlar ki, kamusal alan kişisel mülke dönüşmüş. Kaldırım, artık bir yürüme yolu değil, bir ticari depo, bir vitrin uzantısı.

Burayı aşmayı başaran vatandaşı, ikinci bir işgalci karşılıyor: Araçlar. Esnafın bıraktığı boşluklara ya da köşebaşlarına park eden vurdumduymaz araç sahipleri, yayanın son sığınağını da elinden alıyor. Sonuç? Vatandaş, kaldırımda yürüme hakkı elinden alınmış bir şekilde, mecburen yine o azgın, göle dönmüş caddeye inmek zorunda kalıyor.

Yani bir Vanlı için durum şu: Ya metrelerce uzunluktaki su birikintisinin ortasında, altındaki çukurun derinliğini bilmeden yürüyeceksin; ya da kendini esnafın tezgahları ve park etmiş arabalar arasında cambaz gibi sıkıştıracaksın. Bu durum, şehrin en temel sorununun, yani yetersiz altyapının ve denetimsizliğin acı bir fotoğrafıdır.

Whatsapp Image 2025 10 21 At 11.21.22

Gözden Kaçan Sorumluluk

Bu manzarayı sadece "doğal afet" olarak görmek, kolaya kaçmaktır. Her yağmurda tekrarlanan bu rezalet, artık kronikleşmiş bir yönetim zaafiyetini işaret ediyor. Altyapı, bir şehrin can damarıdır. Van'da ise bu damar, yıllardır ihmalin ve günü kurtarma politikasının tıkanıklığıyla karşı karşıya.

Belediye yönetimleri, her yağmur sonrası suları boşaltmak için seferber olabilir, fakat asıl çözüm, suyun birikmesini engellemekte, yani çağdaş bir drenaj sistemini hayata geçirmektedir.

Whatsapp Image 2025 10 15 At 11.29.40-1

Aynı zamanda, kaldırımların esnaf ve araçlar tarafından gasp edilmesi, yaya hakkına yapılan saygısızlığın ta kendisidir. Bir şehrin gelişmişliği, o şehrin engelli, yaşlı ve çocuklu bir vatandaşının kaldırımlarda ne kadar rahat yürüyebildiğiyle ölçülür. Van, bu sınavdan ne yazık ki defalarca sınıfta kalmıştır. Kaldırımın "yayaya ait" olduğu gerçeği, artık sadece kitaplarda yazan bir ideal olmaktan çıkıp, sert ve sürekli denetimlerle hayat bulmak zorundadır.

Vanlı hemşerilerimiz, her yağmurda bir maceraya atılmak, adeta hayati tehlike yaşamak zorunda değil. Bu şehir, yüzmeye ihtiyacımız olmadan, sadece güvenle yürüyebileceğimiz yolları ve kaldırımları hak ediyor. Yetkililere sesleniyoruz: Lütfen bu çifte işgale bir son verin. Vatandaşların hakkı olan kaldırımları geri verin ve altyapı sorununu kökten çözün ki, Van sokaklarında yürümek bir "boğulma" tehdidi olmaktan çıksın. Aksi takdirde, her yağmur sonrası bu kentte yüzen değil, yürümesi engellenen ve "boğulan" yayaların feryadı yükselmeye devam edecektir.