Sahi, neydi umut?

Nereden alırdı bu munis tavırlarını?

Her çareye baston oluşundan mıdır kutsallığı? Bilinmez…

Hayat karmaşasında bitap düşen duygularıma bir tebessümdü belki de.

Mısralarımın kayıp giden bir yetim vahasıydı çöllerde.

Ne hicranlara sığına biliyorum,

Nede ukdeler sıkıyor boğazımı umut edince

Sonra kıvrılıp kalıyor kalbimin en tenha yerinde.

Sararıp giden güz rüzgârlarında, savruluşumu izlerdim çoğu zaman.

Ve boşlukta kırık bir daldı yüreğim kederiyle sallanan

Bazen bir nefes, bazen bir şiir, bazen menfi bir özlemdi umudun Rayihası.

Bazen de uçsuz bucaksız bir bekleyişti ömürce

Kanadını çırpmaya hazırlanırdı her nefes verişimde gizlice.

Seher vaktinde umutsuzluklarıma doğmasını beklediğim bir güneşti bu yolculuğun sonu.

Ve yaralarıma sardığım, bir peygamber çiçeği kokusu….