Ne umuyoruz yaşadığımız çağdan?
Sürekli bir yerlere koşuyoruz. Sonunu düşünmediğimiz yollardan korkusuzca geçerken, kendimizi zamanın en iyisini yaşadığımıza inandırıp, en kötüsüne meylediyoruz. Sadece yollar mıydı düşünmediğimiz? Zamanın hem en iyisini hem de en kötüsünü yaşıyoruz. Her bilgiye kolay ulaşabilmek zamanın en iyisini yaşatırken, bu bilgiye zarar verici eylemler üzerine de kolaylıkla ulaşabildiğimiz nokta da anlıyoruz zamanın kötü yüzünüde yaşattığını. Herkesle görüşüyoruz lakin kimseyi anlamıyoruz. Dostlarımızın nasıl olduğuna Sosyal medya üzerinden karar veriyoruz. Onların paylaşımlarında dünyanın cennetini görürken, bu defa da neden oralara gidemediğimiz için psikolojik destek almaya ayırıyoruz zamanımızı. Biz bunları düşünürken bu dünyanın esas sorunlarını unutuyoruz. Sonrada düşünmeden gezen, sormadan kabullenen, tatmadan yapmaya çalışan, başaran, ama ne için başardığını bilmeyen canlılar halini alıyoruz.
Dünya sadece fotoğraflarda gülümsüyor bize. Gerçekler hiç tahmin edemediğimiz kadar yorgun aslında. Hiçbir şeyi hazmetmiyor, sadece tüketiyoruz. Sağlıklı değil, verimli olmamız gerekiyor bu çağda. Mütemadiyen Çalışmamız gerekiyor. zaman yaşamamıza yetmiyor. Her şey çabucak oluveriyor, ama hiçbir şey hissedemiyoruz. Önce sağlığımızı feda edip, sonrada ambalajlar içinde onları para karşılığında takviye edici gıdalarla alıyoruz. Hepimiz bir yerlere koşuyoruz, ama hiçbir yere varamıyoruz. Emek, görünmez bir hayalet olarak öylece bize bakıyor. Hayallerimizi gerçekleştirmek için her yola başvuruyor, ama pozisyon alamıyoruz. Suçun tanımı her gün değişiyor. Neyin sakıncalı olup olmadığını artık bilmiyoruz. Öylece bakıyoruz yaşama lakin göremiyoruz. Biz ne umuyorduk bu çağdan? Onu bile unutuyoruz.